Yüzyilin Afetinde Hayatlarinin Dehsetini Yasadilar
Yüzyilin afeti olarak nitelendirilen Kahramanmaras Pazarcik depreminden 2 gün önce Gaziantep’in Nurdagi ilçesine tasinan Bastürk ailesi dehseti yeni aldiklari evlerinde yasadi. Evleri baslarina yikilan Mehmet Bastürk, önce kendi göçük altindan kurtulurken hemen ardindan ise esini ve bir oglunu sag, büyük oglunu ise ölü olarak enkazdan çikardi. Enkazdan hafif siyriklarla kurtulan baba Mehmet ile yogun bakimda tedavi gören 14 yasindaki oglu dehset anlarini anlatti.

Korku, çaresizlik, mutluluk, aci ve hüzün
Deprem ve evinin yikilma aninda büyük korku yasayan ve enkazdan sonra ise esi ve çocuklarini kurtarmanin telasina düsen baba Mehmet Bastürk, enkazdaki ailesinden haber alamayinca ise büyük çaresizlik yasadi. Kendi çabalari ile ilk 2-3 saat içerisinde önce esini sag kurtaran baba, 5-6 saat içerisinde ise küçük çocugu Emirhan’i da sag salim enkazdan kurtardi. Esi ve bir ogluna sag ulasmanin sevincini yasayan baba Mehmet Bastürk, saatler geçtikçe umudu endiseye dönüstü. Birkaç saat sonra mutlulugu hüzne dönüsen baba, bitkin ve yorgun bir halde büyük oglunun cansiz bedenine ulasti. Gördügü manzara karsisinda yikilan baba, oglunun cenazesini de enkazdan çikardi. Kendisinde ve esinde hafif siyriklar bulunan baba ve esi, agir yaralanan oglu Emirhan’i ise hastaneye yetistirdi. Gaziantep Medical Point Hastanesi, yogun bakim ünitesinde tedavi altina alinan Emirhan, böbrek yetmezligi ve agir travma gibi rahatsizliklardan yasam mücadelesi verdi.
Ölmeden önce agabeyine sarilmis
Yaklasik 10 gün tedavi gören Emirhan, yeniden kendisini toparlayarak, hayata tutundu. Medical Point Hastanesi Yogun Bakim ünitesinde tedavisi süren Emirhan, dehset aninda yasadiklarini anlatti. Depreme ölen agabeyi ile ayni odada yakalandiklarini ve onlarda agabeyi Osman Enes ile birbirine sarildiklarini anlatan Emirhan, ’’Gece yatiyorduk, büyük bir sarsinti oldu. Agabeyim ile birlikte kalktik. Ben o esnada ’Benim yatak güvenli degil, senin yatagina geçelim’ dedim. Geçtik, birbirimize sariliyoruz tabi o anda. Duvarin çatlama sesini duydum, ondan sonrasini hatirlamiyorum. Bayilmisim galiba 15 dakika falan. Ben yataktan düsmüsüm, agabeyim yatak üstünde kalmis. Annem ve babam kendi odalarindaydi. Namaz kilmak için hazirlaniyormuslar. Onlar da kurtulmuslar’’ dedi.
Saglik durumu iyiye gidiyor
Emirhan’in saglik durumunun iyiye gittigini belirten Medical Point Hastanesi Yogun Bakim Uzmani Prof. Dr. Mustafa Said Aydogan, ’’Emirhan’i depremin ilk günü kendi imkanlari ile çikarmislar. Bizim depremzede hastalarimizda en büyük sikinti böbrek yetmezligi olusmasi. Göçük altinda uzun süre kalmalari nedeniyle travma yasadiklari için. Ama sükür çok ciddi bir travmasi yoktu. Bir de kolunda ezik vardi. Yakin takip, ilaç tedavisi ve diyaliz tedavisi ile böbrek yetmezligini toparlamis olduk. Kolunda da gereken islemleri cerrahlarimiz, kolu serbestlestirerek, ölü dokulari temizleyerek belli bir asamaya getirdiler. Su asamada yogun bakimdan çikmasi uygun, durumu iyi, bilinci açik. Allah bir daha böyle afetler yasatmasin, beterinden korusun. Tüm hastalarimiza da sifa versin’’ dedi.
Sabah namazi için uyandi depreme yakalandi
Deprem felaketinde büyük oglu vefat eden, kendisini, esini ve küçük oglunu enkazdan kurtaran acili baba, kendisinin sabah namazini kilmak için uyandigi belirterek, ’’Gaziantep merkezde yasiyordu. Nurdagi’na yeni tasindik. Deprem aninda ayaktaydim. 7 katli bina üzerimize kepti(yikildi) Allah bizi kurtardi’’ dedi.
Isik gördü, enkazdan çikti
Nurdagi’na vefat eden oglunun israrli istegi üzerine tasindiklarini anlatan acili baba, enkazin arasinda gördügü isik yardimiyla kendi basina disari çiktigini kaydetti.
Yasadiklari anlatan Mehmet Bastürk, ’’23 yasinda bekar oglum da vardi. Deprem de o da gitti. Biz kendi imkanlarimiz ile kurtulduk, enkazdan. Ben kurtuldum. Esimi kurtardim, sonra da oglumu kurtardi. Deprem aninda bir ileri bir geri gitti. Ben o sirada bir isik gördüm. Disari çiktik. Saat 04:30 o esnada kimi çagiralim. Soguktu, üsüyordum. Ayaklarim yalin halde çiktim. Esofman ile çiktim. Allah herkese yardim etsin. Esimi 2-3 saat sonra kurtardim, oglumu 5-6 saat sonra kurtardim. Öbür oglumun da 8-10 saat sonra cesedini çikarttik. Alnimiza yazilmis, demekki kaderimiz bu. Bizi oraya rahmetli olan oglum çekti. Sürekli ’baba gidelim, Nurdagi’na gidelim’ dedi.
’Hele oglum, 1-2 gün daha bekleseyelim’ dedik ama israrci olunca gittik. Bizim Gaziantep’te evimiz vardi, sirketimiz vardi. Isimiz bitince memleketimize gittik’’ dedi.
Depremden 3 gün önce Nurdagi’na tasinmislar
Yaklasik 20 yil Gaziantep sehir merkezinda yasadiklarini anlatan baba depremden 3 gün önce Nurdagi’na tasindiklarini kaydederek, ’Yaklasik 20 senedir Antep’te oturuyoruz. Yeni tasinmistik. Iki gün yattik yeni evimizde. Evimi düzemedik. Benim evim gitti, büyük oglumun evi gitti. Herseyimiz enkaz altinda kaldi.’’
’Yikilan binada deniz kumu çikti’’ iddiasi
Depremde yikilan evlerinin yanindaki bir binanin yikilmadigi kaydeden Mehmet Bastürk, evin insaatinda deniz kumu kullandigini ileri sürerek, ’Bizim önümdeki bina yikilmadi, bizim bina kepti, komple yerle bir oldu. Ben binanin analizini yaptirdim, deniz kumu çikti. Arkadasim vardi, numuneyi gösterdim. Deniz kumundan bina yapmislar. Bina kolonlari agirligi tasiyamayacak kadar küçük diye konustu.
Satmak için, ticaret için yaptiklari bina nedeniyle biz canimizdan olduk. Sifir bina almistik, 7 katli bina, çöker mi? Yeni tasindim her seyi binaya bagladim. Canim gitti, malim gitti. 40 yillik emegim gitti’’ diye konustu.
