Alaca Açiklamasi 'Olmazsa Olmazimiz, Üretim'
Alaca Group Yönetim Kurulu Baskani Hakan Alaca, üretime daha fazla agirlik verilmesi gerektigini söyleyerek, ürün üretimi gerçeklestirilirken bölgenin sagladigi firsatlarin ve dezavantajlarin verimli bir Ar-Ge çalismasi ile masaya yatirildiktan sonra üretimin gerçeklesmesi gerektigine dikkat çekti.

"Üretim temsil gücüdür"
Iyi bir üretim tesisinin istihdam ve ülke prestiji açisindan olumlu gelismeler yasattigini belirten Alaca, “Öte yandan baktigimiz zaman elbette ki temel amaç ekonomi. Ekonomiyi ayakta tutmak ve daha iyi sartlara sahip olabilmek. Üretimi siz yaptiginiz zaman insanlarin taleplerine cevap veren kisi siz oluyorsunuz ve arti bir deger kazanip kar elde ediyorsunuz. Bunu yerelde yaptiginiz zaman kendi yerel ekonominize katkida bulunuyorsunuz. Ekstra bir istihdam saglamis oluyorsunuz ve bölgedeki insanlarin refahina fayda saglamis oluyorsunuz. Yerelde kalmayip ihracat bazli is hacmine sahipseniz bu defa kendi ülkenizin kapitaline fayda saglayip ülke ekonomisine katkida bulunarak ülkenin temsilcilerinden biri oluyorsunuz. Özellikle yurt disinda temsiliyet çok önemli bir deger haline geldi. Bunun olabilmesi için ürünlerin oldukça kaliteli ve digerlerinden ayrismis bir yapida olmasi gerekiyor. Bu ayrismayi saglayabilmek için de ürünün hammadde girisinden paketleme noktasina kadar titizlikle üretilmesi gerekiyor. Bu da yine tekrar o toplumsal uzmanlasmayi sagliyor” diye konustu.
"Dijital ve ileri teknoloji üretimi dünya düzeninde önemli hale geldi"
Dijital üretim ve ileri teknoloji üretiminin yeni dünya düzeni ile birlikte oldukça degerli hale geldigini kaydeden Alaca, ürün üretiminin sadece elle tutulur olmadigini, yazilim üreterek de ciddi bir is potansiyeli olusturulabilecegini söyledi.
Üretim açisindan Türkiye’nin de hammaddeyi degerli hale getirecek üretim bazinda ilerlemesi gerektigini dile getiren Alaca, “Türkiye’yi üretim noktasinda degerlendirecek olursak genelde bazi sektörler hariç, ya yari islenmis ürünleri alip isleyip tamamliyoruz ya da yari islenmis olarak satiyoruz. Bunu yari islenmis olarak degil de iki sekilde degerlendirebiliriz. Ürünü tamamen kendi kaynaklarindan alip bir hammadde olarak satmak var, bir de bu ürünlere göre tesisler kurup, Ar-Ge çalismalari ile ürünü daha degerli hale getirip islenmis olarak satmak var. Iki seçenek de yari islenmis ürünü satmaktan daha karli olsa da ikinci seçenek en çok kar ve prestij getirisi olan yol diyebiliriz. Üretimin bir diger alani ise dijitallesme. Üretim denildigi zaman çogumuzun aklina elle tutulur bir ürün üretmek gelse de degisen dünyada artik dijitallesme de en büyük üretim hatlarindan birisi oldu. Bir mühendis bir anda en büyük üreticilerden birisi haline gelebiliyor. Yazilimla üretilen bir aplikasyon belirli bir süre sonra milyarlarca dolar degere ulasarak 100 yillik bir fabrikanin üretim degerinden çok daha fazla bir degere sahip olabiliyor. Bu da ileri teknoloji ürün üretiminin ne kadar degerli ve verimli oldugunu gözler önüne seriyor. Durum böyle olunca yine ilk söyledigimiz üretim kapasitemiz ve cografi degerlerin bize sagladigi imkanlar çerçevesinde gerek yalin üretim, gerek ileri teknoloji üretimi, gerekse de hammaddeleri degerli hale getirerek üretim yapmaya odaklanmaliyiz" seklinde konustu.
