Memedeki Kitle Eksi 170 Derece Nitrojenle Yok Edilecek
Tekirdag’da bir hastanin memesindeki kitle, lokal anesteziyle eksi 170 dereceyle nitrojen verilerek yok edilecek. Bu tedavi yöntemi hasta ameliyat masasina gerek duymadan ve hiçbir agri çekmeden meme kitlesine uygulanirken, sedyede tedavi edilen hasta, "Hiçbir sey hissetmiyorum. Kendimi makyaj yaptiriyor gibi hissediyorum” dedi.

Türkiye’de ilk kez bir cerrah tarafindan uyglanan bu tedavi yönteminde hasta, ameliyat masasina gerek duymadan ve hiçbir agri çekmeden tedavi ediliyor. Sedyede tedavi gören hasta kendisini tedavi eden Namik Kemal Üniversitesi Tip Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal’a, ‘Hiçbir sey hissetmiyorum. Kendimi makyaj yaptiriyor gibi hissediyorum” dedi.
Islem sonrasi hastanin hastanede yatmasina gerek kalmadan taburcu edildi.
“Bu kadar beklemiyordum”
Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal yaptigi açiklamada, “Kriyoablasyon, meme kitlelerine ülkemizde ilk defa yapildi. Kriyoblasyon daha önce karacigerde, kemikte tümürlerde uygulanan, ülkemizde de uygulanan bir yöntem. Meme kitlelerinde ülkemizde ilk defa uyguladik. Yurtdisinda hem iyi huylu meme tümürlerinde hem de meme kanserlerinde uygulanan bir yöntem. Bizde bu vakayla birlikte ülkemizde hem iyi huylu meme tümürlerinde hem de meme kanserlerinde uygulamaya baslamak istiyoruz. Islem lokal anestezi altinda hastaya herhangi bir anestezi vermiyoruz, ameliyathaneye almiyoruz. Hatta hastanede yatmasina gerek kalmiyor. Sadece bu probun geçecegi lokal bir anestezi yapiyoruz. Onun disinda bende bu kadar beklemiyordum. ‘Hastamiz sürekli hiç agrim olmadi. Hiçbir sey hissetmiyorum. Kendimi makyaj yaptiriyor gibi hissediyorum’ gibi seyler söyledi.
Hiçbir agri hissetmedi. Sadece lokal anestezi ile bunu yapiyoruz. Bu kriyoablasyon eksi 170’e kadar kitleyi donduruyor. Kitleyi içine hapsediyor. Bir hafta sonra, 3 hafta sonra aralikli kontrollerle kitleyi takip edecegiz. 2 yil içerisinde kitlenin tamamen kayboldugunu görecegiz. Kendiliginden kayboluyor. Normalde memenin iyi huylu tümürleridir” dedi.
“Kanserde de seçilmis vakalarda devam eden çalisma var.”
Prof. Dr. Gürdal açiklamasinin devaminda, “Ama bunun fibroadenom oldugunu kanitlamak zorundayiz. Öncesinde biyopsi yapiyoruz. Bunun kanser olmadigina, bunun fibroadenom oldugunu kanitliyoruz. Ondan sonra bu tedaviye geçiyoruz. Eger kanser çikarsa o zaman her hasta için bu yöntemi uygulayamayiz. Ama seçilmis vakalarda bu yöntemi de uygulamaya baslayabiliriz. Dünyada da bu yöntem uygulanmaya devam etmektedir. Kanserde de seçilmis vakalarda devam eden çalisma var. Bu önemli bir çalisma, bunun sonuçlarini aslinda tüm dünya bekliyor. Burada 63 yas üzerinde bir buçuk santimetrenin altinda tümürlere özellikle eslik eden ek hastaliklari olan hastalarda, genel anestezi almasinda sikinti olabilecek vakalarda ve tümürün biyolojik özelliklerinde daha iyi oldugu tümürlerde uygulamaya devam ediliyor. Suan tüm dünyada yapilabilir” diye konustu.
