12 Santimetrelik Myomdan Ameliyatla Kurtuldu
Yasadigi bir takim sikayetler üzerine Denizli Devlet Hastanesi Kadin Hastaliklari ve Dogum Poliklinigi’ne basvuran ve yapilan tetkikler sonucu rahimde 12 santimetrelik myomu oldugu belirlenen 38 yasindaki Sema Karadeniz, yapilan basarili ameliyat sonrasi sagligina kavustu.

38 yasindaki iki çocuk annesi Sema Karadeniz, kasik agrisi, anormal ve uzun kanama süresi, halsizlik, idrar yaparken zorlanma, kabizlik sikayetleri ile Denizli Devlet Hastanesi Kadin Hastaliklari ve Dogum Poliklinigi’ne basvurdu. Burada yapilan muayene ve tetkikler sonrasinda rahminde 12 santimetrelik myom teshis edilen Karadeniz’in ameliyat olmasina karar verildi ve Kadin Hastaliklari ve Dogum Uzmani Op. Dr Erdal Bilen tarafindan gerçeklestirilen basarili myoma uteri nedenli rahim ameliyati ile hasta sagligina kavusturuldu.
Hasta Karadeniz’in ablasinin da 3 ay önce myoma uteri nedenli rahim ameliyati oldugunu belirten Kadin Hastaliklari ve Dogum Uzmani Op. Dr Erdal Bilen, üreme çagindaki kadinlarin yüzde 20-25’inde görülebilen bu hastalik ile ilgili bilgi verdi. Bilen, “Myoma uteri, uterusun (rahim) en sik rastlanan selim (iyi huylu) tümörüdür. 40 yas üstündeki kadinlarda belirti vermeyen myomlar yüzde 45-50 oraninda görülür. Myomlar siklikla fizik muayenede saptanir, fakat ultrasonografinin yaygin olarak kullanilmaya baslanmasindan sonra belirti vermeyen küçük myom nodülllerinin kolaylikla saptanmasi myomlarin eskiden sanildigindan daha siklikta ve çok genç yaslarda bile görüldügünü ortaya koymustur. Miyomlarin patogenezi tam olarak bilinmemekle birlikte genellikle uterusun düz kas hücresinden, myometrium içerisindeki damarlarin düz kas hücrelerinden ve embriyolojik artiklardan da köken alabilir. Üreme çaginda görülmesi, en sik 40-45 yaslari arasinda rastlanmasi, menopozdan sonra gerilemesi hatta kaybolmasi, gebelikte büyüme egilimi olmasi, GnRH agonistleri kullanildiginda küçülmesi, myomun içinde estrojen resptörlerine hemen çevresindeki myometriumdan daha yogun olarak rastlanmasi patogenezinde estrojenin bir rolü oldugunu göstermektedir. Miyomlar çaplari 2-3 milimetreden 25-30 santimetreye kadar olacak sekilde degisik büyüklükte olabilirler. Tek bir tümör halinde olabildigi gibi çok sayida da olabilirler. Kapsülleri yoktur ancak çevre myometriumuna yaptigi baski sonucu yalanci bir kapsül olustururlar. Dejenere olmadiklari zaman sert, dis yüzeyi düzgün, kesit yüzeyi beyaz gri renktedir” diye konustu.
Myomlarda tedavinin myomun büyüklügüne, belirtilerine ve komplikasyonlarina bagli olarak planlandigini ifade eden Bilen, söyle konustu:
“Genel olarak belirti vermeyen olgularda myom büyüklügü 10 santimetreden küçükse tedavi gerektirmez. Bazen belirti veren daha küçük myomlarda bile tedavi gerektirir.Tedavi edilmeyen olgularda 6 ayda bir izlenerek myomda muhtemel büyüme arastirilmalidir. Tibbi tedavide nonsteroid anti-enflamatuar ilaçlar, progesteronlar, GnRH analoglar kullaniliyor. Myomlarin asil tedavisi cerrahidir. Kontrol altina alinamayan kanama, agri, basi belirtileri varsa, myomlar büyükse, menopoz sonrasi büyümeye devam ediyorsa, kisirliga sebep olarak görülüyorsa, ayirici tanida adneksiyel bir kitle kesin olarak ayirt edilemiyorsa, sapli bir submüköz myom torsiyone olursa, submüköz myom vajene dogarsa, hizli büyürse cerrahi tedavi gerekebilir”
