Mutlu Evliligin Ipuçlari
Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, uzun ve mutlu bir evlilik için eslerin dikkat etmesi gereken davranislari siralayarak “Sen söylesin, böylesin’ diye suçlayici bir tavir takinmak yerine ne hissediyorsaniz onu anlatin” dedi.

“Suçlayici sözler söylemek dogru degil”
Hissedilen duygu ve düsünceleri dile getirebilmenin, eslerin baglarini kuvvetlendirmede rol oynadigini ifade eden Psikolog Çokaygil “Bunlari aktarirken evlilik içinde sayginin azalmasi, kullanilan dil ve kelimelerin içeriginin olumsuz olmasi davranislarla ilgili sinirlarin kayboldugunu gösterir. Küsmek, tepkisiz kalmak, yüksek sesle konusmak, bagirmak ve fiziksel siddet sinirlarin yeniden çizilmesi gerektiginin baslica isaretidir. "Sen söylesin, böylesin" gibi suçlayici bir ifade degil, kendi açinizdan "Bu durum benim söyle hissetmeme yol açti" seklinde bir ifade daha çok kendinizi ifade edebilmenizi saglar” diye konustu.
“Degistirmeye çalismayin”
Herkesin olumlu ve olumsuz kisilik özellikleri olduguna vurgu yapan Psikolog Çokaygil, eslerin olumsuz degil, olumlu özelliklere ve iyi yanlarina odaklanmak gerektigini; olumsuz özellikleri degistirmeye çalismak yerine, hosgörü göstermenin, dogabilecek problemleri ve kavgalarin da önlenebilecegini dile getirdi.
“Esiniz kendi arkadaslariyla da vakit geçirmeli”
Iki kisilik bir hayati paylasirken ayri bir birey olarak gerçeklestirmek istediklerinizden mahrum kaldigini hisseden eslerin “kisisel alan” sinirlarina girildigini belirten Psikolog Çokaygil, “Saglikli bir evlilikte kadin ve erkegin de kendi özel alanlarini olusturabilmesi gerekir. Her iki taraf da yalniz kalmak istedigi zamanlarda sevdigi farkli aktiviteleri gerçeklestirebilmeli ve konusup, dertlesebilecegi farkli bir arkadas çevresi ile vakit geçirebilmeli. Esinizi sevdigi aktiviteleri yapmaktan veya kendi arkadas çevresi ile görüsmekten alikoymaya çalismamalisiniz” dedi.
“Dinlemek, konusmak için beklemek degildir”
Psikolog Çokaygil, gerçekten dinlemek ile konusmak için beklemenin ayni sey olmadiginin altini çizerek sunlari söyledi: “Yalnizca kendinizi esinize hakli çikarmak için konusmak problemleri yok etmez. Saygi ile dinlenen esiniz hakli veya haksiz olma arzusu yerine problemleri halletme egiliminde olacaktir. Unutmayin esinizin gerçekten dinlendigini ve anlasilmak istendigini bilmesi aranizdaki iliskiyi kuvvetlendirecektir.”
“Tüm sorumluluklar bende’ tartismasi”
Esler arasindaki görev dagiliminin net olarak belirlenmesi saglikli bir iletisim ve sürekliligin gerçeklesebilmesi açisindan büyük önem tasidigini belirten Psikolog Çokaygil “Görev ve sorumluluklar belirlenmez ise ‘Tüm sorumluluklar benim üzerimde’ seklinde çesitli söylemler kaçinilmaz bir hale gelir ve tartismalar ortaya çikmaya baslar. Ev islerinde, gelir-gider dengelerinin saglanmasinda, eksiklerin tamamlanmasinda bir sinir ihlali varsa dengeyi yeniden düzenleyin. Bu dagilimlari zorlama seklinde degil, saygi çerçevesinde gerçeklestirmeye çalisin” diye konustu.
“Her sorunu içinize atmayin”
Yasanan problemlerin ardindan ‘’Hatasinin farkina varsin’’ seklinde düsüncelerin yalnizca iliskiye zarar vererek problemlerin çözümünü erteler ve zaman kaybina sebep oldugunu da dile getirerek ‘’Çok uzatirsam problemler iyice büyür’ endisesiyle problemleri çözmek için adim atmayan, esi ile paylasmayan kisilerin tahammül seviyeleri daha az seviyede olur. Her sorunu içinize atmaniz sonunda sizi küçük seylere bile katlanamayan birine dönüstürecektir. Yasanan problemleri yok saymak yerine yapici olarak bir çözüm yoluna gitmek esleri karsilikli olarak daha az yipratir” ifadelerini kullandi.
