Almanya'dan Skandal Yasa Hazirligi
Almanya’da çocuklarin aileleriyle beraber belediyeye basvurarak kimlik üzerinde cinsiyet degistirebilmesine izin veren yasaya tepki gösterildi. Pedagog ve Aile Danismani Sümeyye Lambrecht, “Çocuklarin sadece bir beyanname ile belediyede cinsiyet kayitlarini bu kadar kolay degistirebilmeleri psikolojik açidan telafisi mümkün olmayan travmalara sebep olacaktir” dedi.

Telafisi mümkün olmayan travmalara sebep olacagini dile getiren Sümeyye Lambrecht, “Henüz 14 yasinda bir çocugun dövme yaptirmasi dahi sakincali görüldügü, alkol almasi, gece kulübüne dahi gitmesi sakincali görülen, basörtüsü giyme özgürlügü bile Almanya’da tartisildigi, psikolojik ve fiziksel gelisimini tamamlamamis, nörolojik açidan bakildiginda anda yasayan ve gelecege dönük karar alma öngörüleri dahi kisitli olan çocuklarin sadece bir beyanname ile belediyede cinsiyet kayitlarini bu kadar kolay degistirebilmeleri psikolojik açidan telafisi mümkün olmayan travmalara sebep olacaktir”
Lambrecht, “Arastirmalara bakildiginda Amerikan Dr. Lisa Littmann 2018’de yazilmis IEF Raporunda transeksüel oldugunu söyleyen ergenlerin yüzde 65’sinin daha evvel depresyon, nörolojik gelisim bozukluklari ve otizm gibi psikolojik bozukluk teshisi kondugunu gözler önüne seriyor. Yine Çocuk ve Ergen Psikoterapisti Alexander Korte trans destekleyici tutumun ve ergenligi engelleyici ilaçlarin etik olarak büyük bir problem teskil ettigi " Transeksüel çocuk diye bir sey olmadigi, kisiligin zamanla gelistigini, cinsel kimligin zamanla gelistigini ve o yüzden de transeksüelitenin küçük yasta degerlendirilmeyecigini kesin biçimde ifade ediyor. Hatta ergenlik sürecinin dis müdahalelerle durdurularak çocuklarin gelisimleri üzerinde uzun vadede ne tür zararlar verecegine dair yeterince arastirma ve bilgi mevcut degilken, çocuklarin psikolojik ve bedensel gelisimlerinin bunun sonucunda ciddi ve geri dönüsü mümkün olmayan hasarlar ihtimali söz konusuyken, Alman hükümetinin hangi arastirmalar, tibbi, psikolojik, nörolojik açidan genis bir arastirma neticesinde hangi sonuçlara ulasarak böyle bir yasayi gündeme getirdigini gerçekten hayretle izliyorum” sekline konustu.
“Psikolojik olarak çocugun dogru yetismesi bizlerin annelerin babalarin elinde”
Son yillarda sosyal medya ve lobi çalismalari neticesinde hizla artan bir bunalima sahit oluyorum diyen Lambrecht, “Daha evvel kimlik degistirme sartlari yetiskin bir bireyin operasyon geçirmesi veya dönüsümü sonrasinda mahkeme yoluyla ve 2 uzman görüsüyle mümkün olabilirken bugün tartisilan yasada sadece beyan ile ve 14 yasinda daha ergenligi bile tartisilir durumda olan çocuklarin yasina indirgenmeye çalisilmasi gerçekten dehsete düsürücüdür. Eger 14 yasindaki çocugunun beyanina ailesi itiraz ederse çocugun haklarina müdahale olarak algilanip kisilik haklarini korumak için aile mahkemeleri yoluyla bu hak çocuga verilebilecek.14 yasindan küçük çocuklarda ise aile onayiyla bu degisim mümkün hale gelecek. Pedagog olarak 10 yildir sürdürdügüm meslegimde bugüne dek yüzeysel olarak karsilastigim cinsel kimlik problemlerinin son yillarda sosyal medya ve lobi çalismalari neticesinde hizla artan bir bunalima sahit oluyorum. Fakat vakalara bakildiginda çocugun çogunlukla psikolojik bir sebeple yönelimin degistigi fakat bunun asilamaz olmadigini görmekte tecrübe etmekteyim. Tabi ki bu noktada en büyük sorumluluk ebeveynlere anne ve babalara düsüyor. Psikolojik olarak çocugun dogru yetismesi bizlerin annelerin babalarin elinde. Umarim Almanya da bazi ülkeler gibi bu konuda geri adim atma iradesini gösterebilir diye temenni ediyorum” ifadelerini kullandi.
