Güvenilir Ürün Zirvesi'nde 350 Farkli Ürün Yaristi

Güvenilir Ürün Platformu tarafindan düzenlenen Güvenilir Ürün Zirvesi’nde düzenleyen yarismaya, ürün güvenligi konusunda basarili çalismalari ile tüketici sagligina katki saglayan, inovatif bakis açisi ile sürdürülebilirlige destek veren, kit kaynaklarin kullanimi konusunda kendini sorumlu hissederek aksiyon alan ürün/firma ya da kuruluslar katilim sagladi.

Güvenilir Ürün Zirvesi'nde 350 Farkli Ürün Yaristi
Güvenilir Ürün Zirvesi çerçevesinde düzenlenen yarismada, 350 farkli ürün 33 farkli kategoride yarismaci olarak yer aldi. Alaninda uzman 75 jüri üyesinin uzun süreli degerlendirmeleri sonucunda kapali oylama yapildi, ayni Zirve’de düzenlenen Feed the Future Ödül Töreni ile birlikte gelecege yönelik ve tüketici sagligina katki saglayan ürünlerin ödülleri sahiplerini buldu. Yarismada BEE’O’nun Bogaz Spreyi, Kirisiklik Karsiti Anti-aging Göz Çevresi Serumu ve Propolis Ari Ekmegi Emme Tablet, 3 farkli kategoride ödül almaya hak kazandi.

3 ayri ödüle layik görülen kadin girisimci Dr. Asli Elif Tanugur Samanci, “Bizim için harika bir motivasyon kaynagi olan bu ödüller, ari gibi çalismaya devam etmeyi ögütlüyor! Emegi geçen herkese ve bizleri bu ödüllere layik gören degerli jüri üyelerimize sonsuz tesekkürler. Unutmayin, ari varsa hayat var” dedi.

Dr. Asli Elif Tanugur Samanci, Güvenilir Ürün Zirvesi’ndeki Panelde konusmaci olarak da yer aldi. Yurtiçi ve yurtdisindan konusmacilarin yer aldigi zirvede güvenilirlik ve sürdürülebilirlik kavramlarinin ele alindigi paneller ve sunumlar yapildi. Zirve çerçevesinde, gün boyunca alaninda uzman katilimcilarin yer aldigi paneller ile tarim ve gidanin gelecegi tartisildi, workshoplar yapildi. Gida israfini önlemeye yönelik reçete denemelerini zirve workshoplarinda tüm dünyaya canli olarak anlatti.

Dr. Asli Elif Tanugur Samanci, “Farkindalik: Sürdürülebilir Dünya Için Ilk Adim” konulu panelde konusmaci olarak yer aldi. Bu panel çerçevesinde, tarimda sürdürülebilirligin ve güvenilirligin dünya için ne kadar degerli bir konumda olduguna dikkat çeken Samanci; “Artan nüfus, mevcut dogal kaynaklarin etkin kullanilamamasi, degisen yasam sekilleri, küresel iklim degisikligi, tarimsal üretimin azalmasi gibi pek çok etken tüm dünyada kitlik sorunu endisesinin giderek artmasina neden olmustur. Küresel isinmanin iklim üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle tarimsal ürünlerin olgunlasma sürelerinin degisecegi ve verimin düsebilecegi, bazi tarim alanlarinin kuraklasirken, bazi tarim alanlarinin ise sel sulari altinda kalarak kullanilamaz hale gelebilecegi öngörülmektedir. Tarimsal alanda kullanilan suyun ve gida isleme atiklarinin azaltilmasi, gida güvenliginin saglanmasi, depolamada raf ömrünün uzatilmasi, yeni gida isleme tekniklerinin gelistirilmesi ve kullanilmasi, fonksiyonel gidalarin üretilmesi, gidanin temel besin içerigini dengeleyici katkilamalarin yapilmasi ve besin biyoyararliliginin yükseltilmesi gibi konularda arastirmalarin yapilmasi ve sonuçlarinin yayginlastirilmasi da kitlik sorunu ile mücadelede önemli basamaklari içerir “ diye konustu.

Samanci, sözlerini söyle noktaladi: “Yaklasik 100 milyon yildir ekosisteme katkida bulunan bal arilari tozlasma ile bitki çesitliligi, tarimsal üretim ve ari ürünlerinin ortaya çikmasina katkida bulunuyorlar. Arilar, meyve ve tohum üretimini saglayan tozlasma olayinda büyük pay sahibi canlilardir. Dünya tarimsal üretiminin üçte biri bal arilarinin tozlasma islemini gerçeklestirmesiyle olur. FAO verilerine göre dünya nüfusunun %90’nin beslendigi 100 ürün arilar tarafindan tozlastirilmaktadir. Bazi çiçekli bitkilerin tozlasmasi da sadece bu bitkilere özellesmis arilar tarafindan yapilmaktadir. Son yillarda ari kolonilerinin kitlesel ölümü ile sonuçlanan koloni çöküs sendromu gündemdedir. Ari ölümlerinin sebepleri arasinda tarimsal alanlardaki zararlilarin yok edilmesi için pestisit adi verilen kimyasallarin kullanimi ilk siralarda yer alir. Bu sebeple, aricilik faaliyetlerinin temiz su kaynaklarinin bulundugu yerlerde, çevresinde atik ve fabrikalarin olmadigi, yoldan uzak ve pestisit kullanilmayan alanlarda, egitimli aricilar tarafindan gerçeklestiriliyor olmasi, ari varliginin ve aricilik faaliyetlerinin güvenilirligi ve sürdürülebilirligi açisindan elzemdir. Çünkü, ari varsa tarim var.”
Kaynak: İHA