Türkiye'nin Ilk Para Ve Pul Ressami Açiklamasi Ali Sami Boyar

Yasami boyunca çok sayida sanat eserine imza atan Boyar, suluboya, karakalem, pastel, tarama ve yagli boya tekniklerinde yaptigi eserlerle Türkiye'nin yani sira yurt disinda da aranan isimler arasinda yer aldi.

AISE HÜMEYRA BULOVALI - Istanbul'un camileri ve çesmelerini konu alan tablolari ile ün yapan, Türkiye'deki ilk pul ve paralarin üzerindeki resimleri çizen, ressam, egitmen ve müzeci Ali Sami Boyar'in vefatinin ardindan 54 yil geçti.

Kafkasya'nin Ahiska kasabasindan Istanbul'a göç eden tüccar Haci Hayrullah'in torunu, Mühendishane-i Berri-i Hümayun'un ilk mezunlarindan Haci Hüseyin Hüsnü Bey'in oglu Boyar, 15 Subat 1880'de Istanbul'da dünyaya geldi.

Boyar, çok küçük yaslarda resme büyük ilgi duydu. Kagitlari üst üste koyarak defter haline getirip annesine diktiren sanatçi, bu defterlere ilk çizimlerini yapti, ilk resim derslerini ise Kasimpasa'daki Mekteb-i Rüstiye-i Bahri'deki Binbasi Cemal Bey'den aldi.

Basarili sanatçi, 1892'de girdigi Heybeliada'daki Deniz Harp Okulu'nda, Kaymakam Sükrü Bey'den yagli ve sulu boya tekniklerini ögrendi.

Okuldan tegmen rütbesiyle deniz subayi olarak 1898'de mezun olan Boyar, 1902'de bugünkü adi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Mekteb-i Sanayi-i Nefîse-i Sahane'ye kaydoldu.

Ali Sami Boyar, üniversitede Osman Hamdi Bey, Salvatore Valeri, Ömer Dil ve Joseph Warnia Zarzecki'nin derslerine girerken bir yandan da Insaiye Resimhanesi'nde görev aldi. Güzel sanatlar akademisini 1908'de birincilikle bitiren sanatçi, Fatih'te Rehber-i Tahsil adli okulda bir yil resim ögretmenligi yapti.

- Paris'te ünlü Türk ressamlarla birlikte egitim aldi

2. Mesrutiyet'in ilanindan sonra birçok gazete ve dergide, Boyar'in çizimleri yayinlandi. "Davul", "Dalkavuk", "Musavver", "Muhit" gibi dergiler için karikatür çizen sanatçi, ilk karikatürlerinde daha çok suluboya teknigi kullanirken, daha sonra ise yalin çizgiye yöneldi.

Ressam Boyar, 1910-1914 arasi, Paris Güzel Sanatlar Akademisi'nde Ibrahim Çalli, Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Ruhi Arel, Hüseyin Avni Lifij, Nazmi Ziya Güran, Namik Ismail ve Sami Yetik ile ögrenim gördü.

Paris'te ünlü ressam Fernand Cormon'un atölyesinde de çalisan Boyar, Istanbul'daki eski eserler müzesinde sergilenmek üzere ünlü Fransiz ressamlarin eserlerinden kopyalar yapti.

Boyar, Birinci Dünya Savasi nedeniyle Istanbul'a döndükten sonra yüzbasiliktan emekliye ayrildi. Kadinlara güzel sanatlar egitimi vermek için Istanbul'da açilan Inas Sanayi-i Nefise'de egitmen ve müdür olarak görev yapti.

Sanatçi, eski eserler konusundaki uzmanligi nedeniyle, Bahriye Naziri Cemal Pasa tarafindan Besiktas'taki Deniz Müzesi Müdürlügü görevine getirildi.

Paris'te oldugu dönemde özel bir uzmanlik dali olan mum heykel ve mulaj sanatini da ögrenen usta ressam, müze içerisinde 1915'te manken ve gemi atölyesi kurdu.

- Türkiye'nin ilk kagit parasi 1 liranin üzerindeki resmiyle tarihe geçti.

Boyar, 1917'de 1. Dünya Savasi sirasinda, Harbiye Nezareti Naziri Enver Pasa'nin ricasiyla kurulan Sisli Atölyesi'nde Ibrahim Çalli, Ömer Adil, Ali Cemal Ben'im, Feyhaman Duran, Sevket Dag, Hikmet Onat ve Ismail Hakki Bey ile savas resimleri yapti.

Halide Edip Adivar'in kiz kardesi Belkis Hanim'la Boyar, 1922'de evlendi.

Ressam Boyar, 1925'te açilan yarismada birinci olarak cumhuriyetin ilk pullarinin ile ilk paralarinin üzerindeki resim, yazi ve süslemeleri yapan kisi oldu. Kagit paralarin basimi için 1925'te gönderildigi Londra'da bir yildan fazla kalan sanatçi, Türk paralarinin basimini yerinde izledi. Boyar, 5 Aralik 1927'de piyasaya çikan Türkiye'nin ilk kagit parasi 1 liranin üzerindeki resmiyle tarihe geçti.

Sanatçi, 1926'da Paris'te, 1930'da Londra'da açtigi kisisel sergilerinde sanatseverlerle bulustu.

Bugünkü adiyla Türk Islam Eserleri Müzesi olan Evkaf Müzesi'nde müdür olarak görev yapan ressam Boyar, 1935'te atandigi Ayasofya Müzesi müdürlügü görevi sirasinda Ayasofya'nin vaftiz teknesini bularak sanat camiasinda büyük yanki uyandirdi. Sanatçi, Ayasofya Müzesi'nden 1944'te emekli oldu.

- Oyma baski teknigini ilk kullanan sanatçi oldu

Emeklilikten sonra kendini tamamen sanata veren Boyar, Istanbul'un zengin abidelerinden camiler ve çesmeleri konu alan tablolariyla ününü katladi.

Usta sanatçi, Cumhuriyet, Milliyet, Aksam, Vakit, Ikdam ve Ileri adli gazete ve dergilerde sanat yazilari yazmasinin yani sira Amerikan Koleji'nde resim ögretmenligi yapti.

Türkiye'de "yedirme kazi resim gravür" ya da oyma baski (eau-forte) teknigiyle eser veren ilk sanatçilardan olan Boyar, suluboya, karakalem, pastel, tarama ve yagli boya tekniklerinde, tarihi belge niteligi tasiyan eserlere de imza atti.

Askeri Müze, Deniz Müzesi, Istanbul Resim ve Heykel Müzesi ile yurt disindaki birçok müzede tablolari yer alan, Türk ressamlari arasinda en çok eser veren isimlerden biri olan sanatçinin Londra, Paris ve ABD'de bine yakin eserinin satildigi düsünülüyor.

Usta sanatçi, Esi Belkis Boyar'in vefatindan bir yil sonra 26 Eylül 1967'de 87 yasindayken yasamini yitirdi.

"Bahriye Müzesi Katalogu" (1917) ve "Ayasofya" (1943) adli iki kitaba imza atan Boyar'in yasamini, sanat anlayisini ve eserlerini ise Dr. Bedi N.Sehsuvaroglu, "Ressam Ali Sami Boyar" (A Well Konown Turkish Painter) (1959) adli kitapta kaleme aldi.

Kaynak: AA