Akademisyenligi Birakip Girisimci Oldu
Izmir’de yasayan Idil Kaçar, yardimci doçentligi birakip hem sanat galerisi hem de kafe olarak hizmet veren üçüncü magazasini açti. Isletme ve pazarlama alanlarinda akademik kariyer yapan, ardindan teorik bilgisini pratige döken Kaçar, isletmelerinde çogunlugu kendi ögrencisi olmak üzere 18 ögrenciyi istihdam ediyor.

“Bana ‘Idil çilginlik yapiyorsun’ dediler”
Akademisyenlikten girisimcilige uzanan yolculugunu anlatan Kaçar, “Dokuz Eylül Üniversitesi Isletme Bölümünden 2004 yilinda mezun oldum. Ardindan mastera basladim. Daha sonra Celal Bayar Üniversitesinde bir programa kabul aldim ve doktora ile birlikte asistanlik sürecim basladi.
15 yil iktisadi ve idari bilimler fakültesinde akademisyenlik yaptim. Yardimci doçentlik kadromu aldim, 3 yil derslere girdim. Doçentligime az bir zaman kala ayrilik karari aldim. Akademik alanda tikandigimi, kendimi mutlu hissetmedigimi fark ettim. Ben girisimci ruhu olan bir insanim. O nedenle girisimci olmaya karar verdim. Çevrem ve ailem, iyi bir mevkide oldugum için düsünmem gerektigini söyledi.
Çevremdeki bazi insanlar bana ‘Idil çilginlik yapiyorsun’ dedi.
Pisman olacagimi, basarisiz olacagimi düsünenler oldu ama baktilar ki mutluyum ve bu alanda da üretmeye basladim, hiçbir sikinti kalmadi. Su an hepsi benim adima mutlu ve benimle gurur duyuyor. Ben master ve doktorami pazarlama alanimda yapmistim. O alanda da teorik dersler veriyordum. Bunu burada pratige döküyorum. Çalisanlarimin birçogu da ögrenci. Onlari bir yandan egitiyorum, bir yandan da ögrencilerimin hayatlarina katki sagliyorum. Bu benim için tatmin edici” dedi.
Pandemide çizdigi resimler, sanat galerisini süslüyor
Magazalari hakkinda bilgi veren Kaçar, “Biz bu mekanlari tasarlarken, gençlere katki saglayacak bir yer olsun istedik. Markamizin kurulus amaci da sanata ve sanatsal faaliyetlere destek vermekti. Magazalarimiz hem kafe hem de sanat galerisi sekilde hizmet veriyor. Pandemi dolayisiyla fazla etkinlik yapamasak da pandemi sonrasi burada her dalda sanatsal faaliyetler yapmayi düsünüyoruz. Ben ayni zamanda amatör olarak resimle de ilgileniyordum ancak akademik hayatta zaman ve motivasyon bulamadigim oluyordu. Fakat isimle de bütünlesince sanatin üzerine daha fazla egilmeye basladim. Su anda duvarlarda pandemi döneminde çizdigim resimlerimi sergiliyorum. Ayrica yine duvarlarimizda diger sanatçilarimizin tablolari da sanat galerimizde sergileniyor. Magazalarimizda resimlerin yani sira heykel sanatini icra eden sanatçilarin eserlerine de yer veriyoruz. Alt katimizda kütüphane bölümümüz var. Yani burada ilerleyen süreçle beraber resim, heykel, edebiyat, sinema gibi pek çok alanda çalismalar düzenlenecek” diye konustu.
Is hayatinda da ögrencilerini birakmadi
Is hayatinda da ögrencilerini birakmayan Idil Kaçar, “Ögrencilerimin bazilari burada çalisiyor, bazilari da ziyaretlerime geliyor. Diger çalisan arkadaslarimiz da ya farkli bölümlerden ögrenciler ya da yeni mezun olmus arkadaslardan olusuyor. Ögrenciler, okulda idealize ettikleri bir kisinin böyle bir pratige sahip olmasini memnuniyetle karsiliyor. Çünkü okulda ögrettigim derslerin burada somut halde oldugunu fark ediyorlar. Girisimciligin en önemli seyi uygulanabilir bir fikir olusturmak ve bunu finanse edebilmektir. Kadinlar cesur olmali, risk almayi sevmeli ama tabii ki ayaklari yere basan bir planlama içinde olmalari gerekiyor. Hayalcilikle girisimciligi birbirine karistirmamak lazim. Ben isin teorisine hakim oldugu için pratikte gidecegim adimlari net görebildim ama is hayatinda ögrendigim çok sey de oldu” dedi.
“Burasi okul gibi oldu”
Üniversite ögrencisi Cüneyt Yilmaz, “Ben hem okuyup hem de çalismak istiyordum. Çok sayida isyeri gezdim ama her yer burasi kadar ögrencilere destek vermiyor. Ise basladiktan sonra Idil Hanim’in hoca oldugunu ögrendim. Bu da kendimi daha fazla rahat hissetmeme neden oldu. Herkes ögrenci oldugu için burasi okul gibi oldu. Diger çalisanlarla yas gruplarimiz da benzer” derken, bir baska üniversite ögrencisi Pelin Yuka ise, “Idil Hanim’in akademisyen olmasi benim açimdan avantaj. Burada onun kendi ögrencileri de çalisiyor, baska okullardan gelen ögrenciler de çalisiyor. Okurken aileme destek olmak için çalisiyorum. Hem çalisip hem okumak zorundayim. Idil Hoca’nin akademisyen olmasi bana kendimi daha rahat hissettiriyor” ifadelerini kullandi.
