Içisleri Bakani Süleyman Soylu, Van'da Konustu Açiklamasi

'Türkiye'nin son 3 yilda kaçak göçmen olarak sinirda engelledigi sayi 1 milyon 250 bindir. Biz bu tedbirleri almamis olsaydik, 1 milyon 250 bin kaçak göçmen Türkiye'ye gelmis olacakti' 'Su ana kadar Afganistan'dan sinirlarimizin ötesine yogun bir göç dalgasi, yani var olanin disinda bir göç dalgasi belirmemistir. Bu konuda takiplerimiz devam etmektedir. Buna karsi alacagimiz tedbirler vardir. Kaçak göçle mücadelemiz olaganüstü sekilde sürmektedir' 'Etrafimizdaki sinirda kendi yerlerinden edilmis yaklasik 8 milyon insan yasiyor. Türkiye uzun yillardan beri bu göçü ciddi bir sekilde tutabilen kabiliyete sahip' '(Sinirdaki güvenlik duvari) IgdirIran siniriyla AgriIran siniri ve VanIran sinirinin 241 kilometresinin 175 kilometresi su an sona erdi, yapildi'

Içisleri Bakani Süleyman Soylu, Türkiye'nin son 3 yilda 1 milyon 250 bin kaçak göçmeni sinirda engelledigini belirterek, "Biz bu tedbirleri almamis olsaydik, 1 milyon 250 bin kaçak göçmen Türkiye'ye gelmis olacakti." dedi.

Bakan Soylu, beraberinde Jandarma Genel Komutan Yardimcisi Orgeneral Ali Çardakçi, Iller Idaresi Genel Müdürü Hüseyin Kürsat Kirbiyik ile Hakkari programinin ardindan, 31 Temmuz'da Van'da etkili olan selden zarar gören Baskale ilçesine bagli Esenamaç Mahallesi'ne geldi.

Burada selden etkilenen vatandaslarla görüsen, sorun ve taleplerini dinleyen Soylu, Vali ve Büyüksehir Belediye Baskan Vekili Mehmet Emin Bilmez ile Baskale Kaymakami ve Belediye Baskan Vekili Asim Solak'tan yürütülen çalismalar hakkinda bilgi aldi.

Sel sularina kapildiktan sonra baygin halde kurtarilan Kader Yurtseven'in ailesiyle bir araya gelen Soylu, "geçmis olsun" dileklerini iletti.

- "Kayip yasanmadi, en büyük teselli kaynagimiz odur"

Soylu, incelemelerinin ardindan yaptigi açiklamada, 31 Temmuz-1 Agustos'ta meydana gelen sel afetinden sonra tüm kurumlarin, vatandasin sel afetinin etkilerinden bir an evvel kurtarilmasi için el birligiyle gayret gösterdigini anlatti.

Baskale'de sel afeti yasanirken ülkenin baska bölgelerinde yanginla mücadele edildigini hatirlatan Soylu, "Çevre ve Sehircilik Bakanimiz ve ben bir aradaydik. Vali beyle konustuktan sonra ikimiz de bakan yardimcimizi buraya yönlendirdik. Milletvekillerimiz, il baskanimiz burada büyük gayret gösterdi. Devlet, vatandasin ihtiyaç duydugu zamanda lazim. Tüm yardimlariyla sizinle birlikte olan, sizi tanimayan ama zorlugunuzu hisseden, buraya yardim eden herkese çok tesekkür ediyoruz." diye konustu.

Ekiplerin burada ilk müdahaleyi gerçeklestirdigini, bir an önce hayatin akisini saglamak için gayret sagladiklarini kaydeden Soylu, "Çadirlar, simdi konteynerler, her biri olustu, olusuyor. Yine ayni zamanda yollar düzeltildi. Gida yardimlarindan diger yardimlara kadar bütün ihtiyaçlarin hepsi saglanmaya çalisildi ve bunlar da devam edecek." ifadelerini kullandi.

Soylu, Esenamaç'ta sel sonrasi yapilan çalismalara deginerek sunlari söyledi:

"Burada yikilmis 38'e yakin ve yeniden yapilmasi gereken evler var. Bunlarla ilgili hasar tespitleri yapildi, bunlar gerçeklestirilecek. Diger birtakim hasarlar var, onlar da saglanacak. Yani buradaki sistemimiz eski halinden daha güzel bir hale dönene kadar, devlet buradan, hükümetimiz buradan, sayin Cumhurbaskanimizin talimatlariyla buradan elini çekmeyecek. Biz sizin emrinize amadeyiz. Bir aya askin süredir Kastamonu, Bartin ve Sinop'taydik. Orada da büyük sel afetleri meydana geldi. Allah milletimizin hiçbir ferdini böyle bir sinavla karsi karsiya birakmasin, duamiz odur. O kadar büyük afetler oluyor ki bazen insan çaresiz kaliyor. Ama burada muhtarimiz, sizler, selden önce gerekli tüm tedbirleri aldiniz ve burada herhangi bir kayip yasanmadi. Bizim en büyük teselli kaynagimiz odur. Digerinin hepsini yapabilme kabiliyetine sahibiz. Insallah el birligiyle bunu gerçeklestirecegiz."

Devlet Su Isleri (DSI) Genel Müdürlügünün etkili bir çalisma yürüttügünü, bunlardan birinin de dere islahi oldugunu ifade eden Bakan Soylu, "Hükümetimizin, sayin Cumhurbaskanimizin ortaya koydugu düstur odur. Yani bir yilin sonunda evleriydi, barklariydi. DSI insallah dereyi de gerçeklestiriyor, ihalesine basliyor. Bu da önemli bir adimdir. Insallah bundan sonra böyle bir taskinla karsilasmamak için buradaki dere islahini da gerçeklestirecekler." seklinde konustu

Soylu, Saglik Bakani Fahrettin Koca ile bir görüsme yaptigini, mezralariyla yaklasik 2 bin 500 nüfusu bulunan mahalleye Saglik Bakanliginin saglik evi veya saglik ocagi yapmasinin söz konusu olacagini bildirdi.

- Sinirdaki güvenlik duvari

Içisleri Bakani Soylu, gazetecilerin, sinirda devam eden güvenlik duvarinin son durumuna iliskin sorusu üzerine sunlari kaydetti:

"Bugün, Sirnak'ta hem Dicle'nin hem de Habur ve Hezil çayinin birlestigi noktadaydim. Sirnak-Suriye sinirinda bir çalisma vardi. Simdi Sirnak-Irak sinirinda ilk etapta 34,5 kilometrelik bir sedde, ayni zamanda da bir duvar çalismasi var. DSI hazirligini yapti. Içisleri Bakanligi Iller Idaresi Genel Müdürlügü üzerinden çikacak, Çevre ve Sehircilik Bakanligi da burada TOKI'nin yaptigi duvarlar gibi gerçeklestirecek.

Oradan Hakkari'ye geçtik. Hakkari'de su anda yine yaklasik 43 kilometrelik bir duvarimiz söz konusu. Bu da Esendere'den baslayan Hakkari-Iran siniri. Su ana kadar 15,5 kilometresi bitti, 4,5-5 kilometre daha, 20 kilometreyi tamamlayacak bir sinir duvarini bu yil sonu itibariyla gerçeklestirecegiz. Insallah önümüzdeki yil da oradaki hattin kritik olan bölümünü bitirip, diger hatta dogru geçecegiz. Yine özellikle toplam büyüklügü 120 kilometre civarinda olan yerde bir takim yerler var, yapilamaz. Oraya da farkli tedbirler alacagiz. Yani 3 bin metrelerden bahsediyorum. Diger yerlerde devam edecegiz.

Bizim bir Igdir-Iran sinirimiz vardi, bir Agri-Iran sinirimiz vardi. Igdir-Iran siniriyla Agri-Iran siniri ve Van-Iran sinirinin 241 kilometresinin 175 kilometresi su an sona erdi, yapildi."

Van'da 2-3 etabin bulundugunu, bu etaplardan birisinde yogun mayin temizliginin oldugunu dile getiren Bakan Soylu, söyle devam etti:

"Bu etaplarimizin birisinde yogun bir mayin temizligi var. Hemen hemen bitti sayilabilir. Biten kismin montesine bugün baslandi. Van-Iran siniriyla ilgili baska bir bilgi verecegim. Geri kalan 231 kilometreyle ilgili de yaklasik 1 milyar liralik kesif bedeli var. Maliye Bakanligimizla konusuldu, sayin Cumhurbaskanimiz talimatini verdi ve Van-Iran sinirinin, su an ihale edilen ve yapim asamasinda olan 64 kilometrenin disindaki 230 kilometrelik bölümü de yaklasik kesif bedeli 1 milyar lira olan sinir duvarlari da ihaleye hazir hale getirilmesi için bütün çalismalari yapiliyor. Yani Van sinirinin tamami, ayni zamanda buna Hakkari-Iran siniri da dersek, Iran sinirinin tamami Hakkari, Van, Agri ve Igdir dahil olmak üzere güvenlik duvarlariyla beraber bitecektir. Bu yil itibariyla Van açisindan söyleyebilirim; bu 220 kilometreyi bitirmeye çalisacagiz. Çünkü geçen yil zorlu kis sartlarinda çalistik, bu yil da çalisacagiz."

- "Hudutta gerekli tedbirler alinmis vaziyette"

"Bu arada sinirin güvenligi açisindan da Türk Silahli Kuvvetleri (TSK), hudutta gerekli tedbirleri almis vaziyette. Biz bugün bu tedbirleri aliyor degiliz, yaklasik 3 yildir gerek kaçak göç, gerek uyusturucu ticareti, gerekse terörle mücadele sebebiyle burada tüm tedbirlerimizi aliyoruz." diyen Bakan Soylu, sözlerini söyle sürdürdü:

"TSK huduttaki koruma tedbirlerini aliyor, biz özellikle Içisleri Bakanligi olarak Iran sinirindaki tüm duvarlari gerek fiziki güvenlik sistemlerini, gerekse de sadece 108 milyon avro bu da 1 milyar liranin üzerinde 341 elektro optik kuleler, ayni zamanda termal kameralar, ayni zamanda iletisim kuleleri olmak üzere bütün sinir boyuna örüldü. O projenin de yüzde 90'i sona erdi. Ayni zamanda yine hem jandarma hem de polisimiz, ön hudut duvarinda TSK, arkasinda jandarmamiz, arkasinda polisimiz hatlar çizerek, hatlarin tamaminda özellikle kaçak göçmen ve terörle mücadele konusunda ciddi bir tedbir aldilar."

Kaçak göçmenle mücadele konusunda yogun çalisma yürütüldügüne dikkati çeken Bakan Soylu, "Türkiye'nin son 3 yilda kaçak göçmen olarak sinirda engelledigi sayi 1 milyon 250 bindir. Biz bu tedbirleri almamis olsaydik, 1 milyon 250 bin kaçak göçmen Türkiye'ye gelmis olacakti. Peki bu ne sagliyor? Bu, daha fazla gelecek olanlarin da caydiriciligini sagliyor. Elektro optik kulelerin disinda, sinir duvarlarinda termal kameralar, fiber optik kablolar ve hareket algilayici kameralar, bunlarin ayni zamanda karakollara es zamanli yansitilmasi olarak teknolojik bir sistem de kuruldu." degerlendirmesinde bulundu.

Soylu, Van Gölü'nün korunmasinin daha önce jandarmada oldugunu belirterek, "Özellikle denizlerde, Ege ve Akdeniz'de göçmenle mücadelede çok önemli tecrübeleri olan Sahil Güvenlik Komutanligimizi, Van Gölü'nden de sorumlu hale getirdik." dedi.

- "Kaçak göçmenlerin güzergahlarinda alarm halindeyiz"

Bunlarin çok uzun zamandan beri hem terörle mücadelede hem de özellikle kaçakçilik, uyusturucu ve kaçak göçmen mücadelesinde alinan tedbirler oldugunu vurgulayan Soylu, söyle devam etti:

"Peki bunun sonunda Türkiye'de ne oldu? Bunu açik bir sekilde ifade edeyim. Eger biz bu tedbirleri almasaydik, su anda sinirimizin hemen öteki tarafinda 2 milyon kaçak Afgan göçmen var. Bu, bugün degil. Yaklasik 5 yildir, sinirimizin hemen öte tarafinda duruyor bunlar. Biz tedbirlerimizi siki aldigimiz için Türkiye bu konuda çok siki bir tedbirle beraber davrandigi için sadece öyle degil ayni zamanda doguda tüm illerde çok uzun zamandir alarm halindeyiz. Kaçak göçmenlerin güzergahlarinda alarm halindeyiz. Bir taraftan Trakya, Edirne hattinda, ayni zamanda Ege hattinda, kismen Akdeniz hattinda alarm halindeyiz. Bütün buralarda yakalamalarimizi gerçeklestiriyoruz."

Türkiye'nin bu göç mücadelesini ortaya koydugu için etrafindaki cografyada göç baskisini engelleyebildigini aktaran Içisleri Bakani Soylu, sunlari kaydetti:

"Yine bir rakam daha vereyim buradan. Idlib'te 3,8 milyon insan yasiyor. Sinirimizin hemen karsi tarafinda. Afrin'de 600 bin insan yasiyor. Firat Kalkani bölgesinde yaklasik 1,2 milyon insan yasiyor. Resulayn ve Tel Abyad, yani Baris Pinari bölgesinde de 350 bin insan yasiyor. Etrafimizdaki sinirda kendi yerlerinden edilmis yaklasik 8 milyon insan yasiyor. Türkiye uzun yillardan beri bu göçü ciddi bir sekilde tutabilen kabiliyete sahip. Bunu nasil sagliyor?

Simdi buradaki arkadaslarim hatirlayacaklardir. Bizi küçümsediler ve bize kizdilar Türkiye'deki bazilari. Dediler ki Idlib'te niye ev yapiyorsunuz? Sizin derdiniz ne? Sizin ne isiniz var Çobanbey'de, Azez'de, El Bab'ta, Resulayn'da, Tel Abyad'da, Afrin'de. Biz oralari güvenli bölge olarak o insanlarin yasayabilecegi ve buradan da 461 bin insanin geri dönebilecegi bir noktaya tasidik. Idlib'te sayin Cumhurbaskanimizin talimatiyla yaklasik 50 bin briket evi yaptik. 42 bini tamamlandi. Digeri de tamamlaniyor. Buraya 300 bin insan su anda yerlesti. Yüz bine çikaracagiz ve 300 bin insan daha yerlesecek. Yani oradaki insanlarin da bir vesileyle orada yasamasini temin eden bir göç dalgasini engelleyebilecek tedbirleri de güvenli bölge olusturup aldik."

- "Kaçak göçte mücadelemiz olaganüstü sekilde sürmektedir"

"Türkiye gerek dogu sinirlarinda, gerek güney sinirlarinda, özellikle Suriye'de terörden arindirilmis ve güvenli hale getirilmis bölgelerde uzun erimli bir politikayi ortaya koymus ve ne kadar dogru yaptigi da sonuçlari itibariyla belli olmaktadir." ifadesini kullanan Bakan Soylu, konusmasini söyle tamamladi:

"Su ana kadar Afganistan'dan sinirlarimizin ötesine yogun bir göç dalgasi, yani var olanin disinda bir göç dalgasi belirmemistir. Bu konuda takiplerimiz devam etmektedir. Buna karsi alacagimiz tedbirler vardir. Kaçak göçte mücadelemiz olaganüstü sekilde sürmektedir. 2016'dan bugüne kadar yaklasik Afganistan'dan Türkiye'ye kaçak olarak gelenlerin ortalama yüzde 30-35’i kendi ülkelerine geri gönderilmistir. Son yillarda bu rakam yüzde 45-50 seviyesine çikmistir. Yani her iki Afgan'dan biri kendi ülkesine Afganistan'la yapmis oldugumuz anlasmalar çerçevesinde geri gönderilmisti. Ifade etmem gerekir ki bunlarin bir bölümü hem Ege Denizi'nden hem de Edirne sinirindan yurt disina gitmislerdir. Burada da gerek Frontex'in gerekse Ege Denizi'nin öteki tarafinda Yunanistan'in verdigi bilgiler var. Bu bilgilerde de buradan ne kadar çiktigi belli.

Türkiye'de tüm bu hesaplamalari yaptigimizda 183 bini kayitli olan, bunun 62 bini uluslararasi korumada mülteci statüsünde, geri kalan çok uzun yillardan beri de olan 120 bin ikametli göçmen, toplam 183 bin, yaklasik 100 bin ila 120 bin civarinda da bir kaçak göçmenin oldugunu tahmin ediyoruz. Bizim yaptigimiz degerlendirmeler çerçevesinde bunun böyle oldugu konusunda bir degerlendirmemiz söz konusu. Bunun da yaklasik 10 bini Geri Gönderme Merkezlerimizde."

Soylu'ya, AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas, Il Emniyet Müdürü Atanur Aydin, Il Jandarma Komutani Tuggeneral Hüseyin Bekmez ve AK Parti Il Baskani Kayhan Türkmenoglu da eslik etti.

Bakan Soylu, ziyaretinin ardindan ilçeden ayrildi.

Kaynak: AA