Türkiye'nin Ilk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Tanitildi

Sanayi ve Teknoloji Bakani Mustafa Varank: (1) '2025'te yapay zeka alanindaki istihdamin en az 50 bine ulasmasini hedefliyoruz. Bu nedenle nitelikli insan kaynaginin yetismesi için çok önemli tedbirler belirledik' '2025'te yapay zeka teknolojilerinin milli hasilamiza katkisini yüzde 5'e çikarmayi hedefliyoruz. Ülkemizin uluslararasi yapay zeka endekslerinde ilk 20'de yer almasini amaçliyoruz. Buna yönelik hamlelerimizi yapacagiz' 'Yapay Zeka Stratejimizde belirlenen tedbirlerle desteklerimizi daha da etkinlestirecegiz ve bu alanda da yeni 'unicorn'lar çikaracagiz'

Sanayi ve Teknoloji Bakani Mustafa Varank, yapay zeka alanindaki hedefleri gerçeklestirmede nitelikli insan kaynaginin büyük önem tasidigini belirterek, "2025'te yapay zeka alanindaki istihdamin en az 50 bine ulasmasini hedefliyoruz. Bu nedenle nitelikli insan kaynaginin yetismesi için çok önemli tedbirler belirledik." dedi.

Bakan Varank, Bilisim Vadisi'nde gerçeklestirilen Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Tanitim Programi'nda yaptigi konusmada, yapay zeka teknolojilerinin uygulama alanlarinin her geçen gün arttigini söyledi.

Özellikle kendini tekrarlayan ve yogun hesaplama gerektiren sektörlerde bu teknolojilerin büyük kolayliklar sagladigini ifade eden Varank, "Yapay zeka teknolojilerinin küresel ekonomi üzerinde internet devriminden bile daha büyük bir etki olusturacagi öngörülüyor. Zaten büyük bir hizla yasanan dijitallesme süreci, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgininin etkisiyle daha da hizlandi. Bu süreçte mecburen uygulanan sosyal mesafe kisitlari, iletisim ve yapay zeka uygulamalarinin kullanimini katbekat artirdi." diye konustu.

- "Teknolojik degisimi benimsemek tek akilci yol"

Varank, yakin gelecekte yapay zekaya sahip teknolojilerin ekonomik ve sosyal hayatin vazgeçilmez bir parçasi olacagina isaret ederek, su degerlendirmede bulundu:

"2020'de dünya genelindeki yapay zeka harcamalari yaklasik 50 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Önümüzdeki 5 yilda bu teknolojilerin pazar büyüklügü en az 2 katina çikacak. Yapay zekanin 2030'a kadar küresel ekonomiye 13-16 trilyon dolar katki yapmasi ve yüzde 13 civarinda bir büyüme saglamasi bekleniyor. Tabii bu teknolojiler hayatimiza daha yaygin bir sekilde girmesiyle bazi islere ve hizmetlere duyulan ihtiyaçlar da giderek azalacak."

Bu nedenle yapay zeka ve robotik teknolojilerin yaygin bir issizlik doguracagi kaygisinin bulunduguna dikkati çeken Varank, söyle konustu:

"Bu kaygilar, dar bir bakis açisiyla yapilan degerlendirmelerin bir sonucu. Geçenlerde bir muhalefet milletvekili bana bir soru önergesi göndermis. 'Yapay zeka teknolojilerinin kullanimiyla kaç kisinin issiz kalmasini öngörüyorsunuz?' diye bir soru sormus. Bu eksik bakis açisi, kaybolan islerin yerini kreatif ve bilgi gerektiren çok daha fazla islerin alacagini göz ardi ediyor. Teknoloji ve endüstri tarihini inceledigimizde, kaybolan ve yeni ortaya çikan islerin sayisiz örneklerinin oldugunu görüyoruz. Gelecekte de bu sürecin ayni sekilde devam edecegi asikar. Bu yüzden teknolojik degisime direnmek yerine onu benimsemek, özümsemek ve yönetmek tek akilci yol. Çünkü bu yarista geride kalan ülkeler mevcut ekonomik birikimlerini de kaybetme riskiyle karsi karsiyalar. Burada bize düsen, bu dönüsümün topluma en faydali sekilde gerçeklesmesini saglamak ve kimseyi geride birakmamaktir."

- "Sayili ülkeler arasinda yerimizi aldik”

Varank, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile Türkiye'nin yapay zeka alaninda strateji yayimlayan sayili ülkeler arasinda yerini aldigini belirterek, Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nde de yikici teknolojilerin gelisimi için özel basliklar belirlediklerini animsatti.

Türkiye'yi kritik teknolojilerin pazari degil, üreticisi konumuna yükseltecek kapsamli politikalari bu anlayis çerçevesinde uyguladiklarini ifade eden Varank, Yapay Zeka Stratejisi ile de bunu daha ileri tasiyacak adimlari atacaklarini bildirdi.

Varank, stratejide iddiali ama hayata geçirilebilir hedefler belirlediklerini vurgulayarak, sunlari söyledi:

"2025'te yapay zeka teknolojilerinin milli hasilamiza katkisini yüzde 5'e çikarmayi hedefliyoruz. Ülkemizin uluslararasi yapay zeka endekslerinde ilk 20'de yer almasini amaçliyoruz. Buna yönelik hamlelerimizi yapacagiz. Yakin zamanda küresel inovasyon endeksi sonuçlari açiklanacak. Orada da son dönemde ciddi çalismalar yaptik, insallah ülkemizin üst siralara yükseldigini görmüs olacagiz. Bu hedefleri gerçeklestirebilmenin birinci sarti, yapay zeka teknolojilerine yön verecek nitelikli insan kaynagina sahip olmaktan geçiyor. 2025'te bu alandaki istihdamin en az 50 bine ulasmasini hedefliyoruz. Bu nedenle nitelikli insan kaynaginin yetismesi için çok önemli tedbirler belirledik. Bu konuda halihazirda birçok politika ve programi da uygulamaya devam ediyoruz. Stratejide belirledigimiz tedbirlerle bu alandaki çabamizi daha da hizlandiracagiz."

- "Tüm dünyanin dikkatini çekmeyi basardik"

Yapay zeka alanindaki hedeflere ulasmanin bir diger ön sartinin Ar-Ge ve inovasyon kültürünün yayginlastirilmasiyla girisimciligin gelistirilmesinden geçtigini ifade eden Varank, Ar-Ge konusunda altyapi ve proje bazli desteklerle özel sektörün yatirim yapmasini tesvik ettiklerini dile getirdi.

Varank, AK Parti hükümetleri döneminde Ar-Ge ve yenilikçilik ekosistemindeki gelismelere dikkati çekerek, TÜBITAK, KOSGEB ve kalkinma ajanslari araciligiyla uyguladiklari programlari anlatti.

Ülkedeki girisim ekosisteminin yakin zamanda çikardigi "unicorn"larla tüm dünyanin dikkatini çekmeyi basardigini vurgulayan Varank, "Yapay Zeka Stratejimizde belirlenen tedbirlerle desteklerimizi daha da etkinlestirecegiz ve bu alanda da yeni 'unicorn'lar çikaracagiz." dedi.

(Sürecek)
Kaynak: AA