Eskisehir Barajlarindaki Doluluk Orani Kapasitenin Altinda Kaldi
Aralik ayinda su seviyesi, kente içme suyu saglayan Porsuk Baraji'nda yüzde 34,8, tarimsal sulamada kullanilan Çatören Baraji'nda yüzde 6,6, Kunduzlar Baraji'nda yüzde 15,2, Asagi Kuzfindik Baraji'nda ise 2,3 olarak ölçüldü ESTÜ Ekoloji Ana Bilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Türe: 'Yagis oranlarinin bölgelere göre degismekle birlikte azaldigini görüyoruz. Yagislarin ritminin de bozulmasi nedeniyle suyu yönetme konusunda aliskanliklarimizi degistirmek zorundayiz'
DENIZ AÇIK/EMRAH YASAR - Eskisehir'e içme suyu ve tarimsal sulama imkani saglayan barajlarda doluluk oranlari, kapasitelerin çok altinda seyrediyor.
DSI'den alinan verilere göre Eskisehir'e içme suyu saglayan Porsuk Baraji'nda su seviyesi aralik ayi itibariyle yüzde 34,8 oldu. Tarimsal sulamada kullanilan barajlardan Çatören'de yüzde 6,6, Kunduzlar Baraji'nda yüzde 15,2, Asagi Kuzfindik Baraji'nda ise yüzde 2,3 doluluk ölçüldü.
Eskisehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Ana Bilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Türe, AA muhabirine, yogun sera gazi salinimi nedeniyle ortaya çikan küresel isinmanin iklim degisikligine sebep oldugunu söyledi. Iklim degisikliginin kendisini en fazla kuraklik ya da asiri yagis olarak gösterdigini anlatan Türe, söyle konustu:
"Su anda yasadigimiz olay, iklimin ritminin bozulmasidir. En düsük sicakliklar bile geçmise göre daha sicak. Mevsim normalleri üzerinde yasanan sicakliklar daha fazla artti. Yagis oranlarinin bölgelere göre degismekle birlikte azaldigini görüyoruz. Yagislarin ritminin de bozulmasi nedeniyle suyu yönetme konusunda aliskanliklarimizi degistirmek zorundayiz."
Büyük kentlerdeki tüketimin artmasinin yani sira tarimda tasarruflu sulama tekniklerinin kullanilmamasinin da sorunu derinlestirdigini aktaran Türe, barajlardaki dolulugun yaninda yer altindaki suyu seviyelerinin de geriledigine isaret etti.
- "Su ayak izine dikkat etmemiz gerekiyor"
Prof. Dr. Türe, daha fazla tüketime ragmen ayni hizda yerine su konulamamasi nedeniyle ekolojik su açiginin meydana geldiginin altini çizerek, "Insanlarin, illerin ve ülkelerin bir bölgede tükettigi tatli su miktarini ifade eden 'su ayak izine' dikkat etmemiz gerekiyor. Suyu ekosistemin bir parçasi olarak görmek gerekiyor." ifadesini kullandi.
Su potansiyelinin dogru ölçülmesinin önemine deginen Türe, sunlari kaydetti:
"Karbon ayak izi küçülmedigi müddetçe daha az suya sahip olacagiz ya da gereginden fazla suyla karsi karsiya kalip sel ve taskinlar seklindeki felaketleri yasayacagiz. Çocuklarimizdan yaslilarimiza kadar herkesin su tüketimi bilinci, suyun degeri ve gelecegi konusunda yeterli derecede bilgi sahibi olmasi gerekiyor. Kurakligin yani sira insanlarin kurutacak sekilde su kullanimindan vazgeçmesi gerekiyor."
Tarimsal faaliyetlerde ürün ve sulama teknolojileri seçiminin en dogru sekilde yapmasi gerektigini vurgulayan Türe, her platformda suyun olabildigince ekonomik kullanilmasinin önemine dikkati çekti.
Kaynak: AA
DSI'den alinan verilere göre Eskisehir'e içme suyu saglayan Porsuk Baraji'nda su seviyesi aralik ayi itibariyle yüzde 34,8 oldu. Tarimsal sulamada kullanilan barajlardan Çatören'de yüzde 6,6, Kunduzlar Baraji'nda yüzde 15,2, Asagi Kuzfindik Baraji'nda ise yüzde 2,3 doluluk ölçüldü.
Eskisehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Ana Bilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Türe, AA muhabirine, yogun sera gazi salinimi nedeniyle ortaya çikan küresel isinmanin iklim degisikligine sebep oldugunu söyledi. Iklim degisikliginin kendisini en fazla kuraklik ya da asiri yagis olarak gösterdigini anlatan Türe, söyle konustu:
"Su anda yasadigimiz olay, iklimin ritminin bozulmasidir. En düsük sicakliklar bile geçmise göre daha sicak. Mevsim normalleri üzerinde yasanan sicakliklar daha fazla artti. Yagis oranlarinin bölgelere göre degismekle birlikte azaldigini görüyoruz. Yagislarin ritminin de bozulmasi nedeniyle suyu yönetme konusunda aliskanliklarimizi degistirmek zorundayiz."
Büyük kentlerdeki tüketimin artmasinin yani sira tarimda tasarruflu sulama tekniklerinin kullanilmamasinin da sorunu derinlestirdigini aktaran Türe, barajlardaki dolulugun yaninda yer altindaki suyu seviyelerinin de geriledigine isaret etti.
- "Su ayak izine dikkat etmemiz gerekiyor"
Prof. Dr. Türe, daha fazla tüketime ragmen ayni hizda yerine su konulamamasi nedeniyle ekolojik su açiginin meydana geldiginin altini çizerek, "Insanlarin, illerin ve ülkelerin bir bölgede tükettigi tatli su miktarini ifade eden 'su ayak izine' dikkat etmemiz gerekiyor. Suyu ekosistemin bir parçasi olarak görmek gerekiyor." ifadesini kullandi.
Su potansiyelinin dogru ölçülmesinin önemine deginen Türe, sunlari kaydetti:
"Karbon ayak izi küçülmedigi müddetçe daha az suya sahip olacagiz ya da gereginden fazla suyla karsi karsiya kalip sel ve taskinlar seklindeki felaketleri yasayacagiz. Çocuklarimizdan yaslilarimiza kadar herkesin su tüketimi bilinci, suyun degeri ve gelecegi konusunda yeterli derecede bilgi sahibi olmasi gerekiyor. Kurakligin yani sira insanlarin kurutacak sekilde su kullanimindan vazgeçmesi gerekiyor."
Tarimsal faaliyetlerde ürün ve sulama teknolojileri seçiminin en dogru sekilde yapmasi gerektigini vurgulayan Türe, her platformda suyun olabildigince ekonomik kullanilmasinin önemine dikkati çekti.
