Türkiye'de 2020 Yilinda 179 Bin 777 Dekar Alanda 546 Bin 525 Ton Çilek Üretildi
Antalya Ticaret Borsasi(ATB), Antalya Tarim Konseyi (ATAK) ve Antalya Tarim ve Orman Müdürlügü isbirliginde düzenlenen ve 4 gün süren Çilek E-Çalistayi’nin sonuç raporu açiklandi. Raporda, Türkiye’de üretilen çilek miktari konusulurken, verimin artmasi ve istihdam üzerinde de duruldu. Açiklanan raporda, Türkiye’de 2020 yilinda 179 bin 777 dekar alanda 546 bin 525 ton çilek üretildigi kaydedildi.

“Çilek üretimimiz artiyor”
Çilegin üretim miktarinin dünyada ve Türkiye’de her geçen gün arttigi belirtilen raporda, 2019 yilinda 396 bin 401 hektar alanda 8 milyon 885 bin ton çilek üretilirken, Türkiye’de 2020 yilinda 179 bin 777 dekar alanda 546 bin 525 ton çilek üretildigi kaydedildi. Rapora göre, 2021 yilinda üretimimizin 655 bin 830 tona ulasacagi tahmin ediliyor. Raporda, Türkiye çilek üretim miktarinda dünyada 4’üncü sirada, üretim alani bakimindan 6’nci sirada, dekar basi verim bakimindan ise dünyada 18’inci sirada yer aldigina dikkat çekildi. Türkiye’de yillik çilek tüketiminin 2019 itibariyle 4.7 kilogram oldugu, bu rakamin ABD’de 6.8, Almanya’da 2.8, Polonya’da 5.3 kilogram oldugu belirtildi. Raporda, çilegin besin degerlerinin yüksek olmasi, yüksek C vitamini ve kanseri önleyen ellajik asit içeriginin yüksek olmasi nedeniyle tüketiminin artirilmasi gerektigi vurgulandi. Modern islah yöntemlerinin kullanilmasiyla yeni çesitlerin elde edildigi kaydedilen raporda, binden fazla yeni çesit oldugu belirtildi.
“Verimimiz artirilabilir”
Çilek veriminin ülkede düsük oldugu vurgulanan çalistayin sonuç raporunda, ekolojik kosullara, yetistirme kosullari, çesit, kültürel islemlere göre üretimi degisen çilegin bilinçli yetistiricilik, modernize imkanlarin artirilmasi ve topraksiz tarim imkanlari ile artirilabilecegine dikkat çekildi. Raporda, “Ülkemiz çilek yetistirilen alanlarda sadece dekara 1 ton verim artisi, üretim miktarimizi yüzde 30 artiracaktir. Bu nedenle birim alan verimini artirici tedbirler ve uygulamalar üzerinde durulmalidir” denildi.
“Üretimi ve ihracati artirilabiliriz”
Rapora göre, dünya çilek üretiminde 4’üncü sirada olan Türkiye, daha kaliteli ve verimli çilek yetistirme ve ihraç etme potansiyeline sahip. Yerli çilek çesit islahina destek verilmesi gerektigi kaydedilen raporda, ülkesel gen havuzu toplama amaciyla projeler ve çalismalar desteklenmesi, islah çalismalarinda ise abiyotik stres kosullarina ve özellikle de tuzluluga ve yüksek sicakliga dayanikli çesit islahi çalismalarina agirlik verilmesi önerildi. Raporda, “Tarim ve Orman Bakanligi ile TÜBITAK kurumlarinin bu alanda özel çagrilara çikip destek saglamasi gerekmektedir” ifadesine yer verildi.
Ihracata yönelik yapilan üretim planlamalarinda öncelikle dis pazar ve dis pazarin istedigi çesit arastirmasi yapilmasi gerektigi kaydeden raporda, çilek üreticilerinin teknik yönden desteklenmesi, yilda en az iki kez de çiftçi günleri yapilarak üreticilere bölge için en uygun çesit seçimi tavsiyesi yapilmasi önerildi. Raporda, “Hastalik ve zararlilarla etkin mücadele amaciyla, tuzaklar kullanilmali, entegre ve biyolojik mücadele yapilmalidir” denildi.
“Topraksiz tarim önerisi”
Son dönemde çilekte topraksiz tarimla ilgili tekniklerin gelistirildigi kaydedilen raporda, topraksiz tarimla iklim kosullari uygun fakat toprak kosullari uygun olmayan alanlarda çilek yetistirilebilecegi belirtildi. Raporda, “Toplam çilek üretiminin yüzde 10’unun topraksiz üretim alani olarak planlamasiyla, ülkemiz üretim miktarimizin yüzde 30-40 arasinda artacagi tahmin edilmektedir. Taslik ve kayalik alanlarin topraksiz tarima geçilerek tarimsal üretime kazandirilmasi, ihracata yönelik kontrollü yetistiricilige imkan saglamasi ile topraksiz tarim, ülkemiz çilek tarimina önemli katkilar saglayacaktir” denildi.
“Çilekte issizlik yok isçisizlik var”
Çilek yetistiriciliginin istihdama katkisina da dikkat çekilen raporda, “Sektörde, issizlik yok, isçisizlik vardir. O nedenle kirsal kalkinmada çilek yetistiriciligi, hem küçük aile isletmeciligini tesvik ederken, hem kadin çiftçi örgütlenmesi, hem de kirsaldan göçü de engelleme potansiyeline sahiptir” ifadelerine yer verildi.
