3. Uluslararasi Karadeniz Dil Ve Dil Egitimi Sempozyumu

Ondokuz Mayis Üniversitesinin (OMÜ) ev sahipliginde "Dünya Dili Türkçe" ana temasiyla düzenlenen geleneksel “3. Uluslararasi Karadeniz Dil ve Dil Egitimi Sempozyumu”, çevrimiçi yapilan açilis programiyla basladi.

3. Uluslararasi Karadeniz Dil Ve Dil Egitimi Sempozyumu
UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Baskani Prof. Dr. Öcal Oguz, Türk Dil Kurumu Baskan Yardimcisi Prof. Dr. Feyzi Ersoy ve Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Ögretimi ve Türkoloji Müdürü Prof. Dr. Yavuz Kartallioglu’nun davetli konusmacilar olarak yer aldigi sempozyuma; Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Cengiz Batuk, Samsun Kültür ve Turizm Müdürü Akin Ipekdal, Samsun Büyüksehir Belediyesi Kültür Daire Baskani Ömer Idris Akdin, ulusal ve uluslararasi camiadan akademisyen ve arastirmacilar ile ögrenciler katildi.

Dil ve dil egitimiyle ilgilenen herkesi bir araya getirerek, ortaya konacak özgün bilimsel çalismalarla dil seferberligine önemli katkilar sunmak hedefiyle düzenlenen sempozyumda; Samsun Kültür ve Turizm Müdürü Adnan Ipekdal, Samsun Büyüksehir Belediyesi Kültür Daire Baskani Ömer Idris Akdin ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Baskani OMÜ ögretim üyesi Doç. Dr. Ismail Yaman, Türk dilinin korunmasi, aktarilmasi ve dünya dili olmasi hususunda düsüncelerini dile getirerek sempozyumun basarili geçmesini diledi.

“Dilimizi korursak o da bizi koruyarak bekasini temin eder”

Ardindan söz alan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, sempozyumun konusu sebebiyle çok degerli oldugunu belirterek, “Dil, bir milletin kültürünü bütün degerleriyle en güzel sekilde tasiyan ve tüm unsurlarini kodlayan bir yapidir. Eger dilimizi özen göstererek korursak o da bizi korur ve böylece bekasini temin eder. Dolayisiyla Türkçe, milletimizin tüm genetik kodlarini bütün dünyaya tasiyabilecek bir özellige sahiptir” dedi.

Bir dilin baska kültürlerden ve dillerden etkilenebilecegine isaret eden Rektör Ünal söyle devam etti: “Teknolojik tarihi ve kültürel sebeplerle her dile yeni kavramlarin girmesi son derece dogal. Ancak sorun, dile giren bu yeni kavramlar degil, kendi dilende karsiligi olan kavramlar yerine baska dilin kavramlarini kullanmayi entellik araci olarak görmektir. Bu nedenle akademik metinlerde veya kamu önünde gerçeklesen kültürel etkinliklerde dilin kullanilma sekli son derece önem kazaniyor. Asil sorun dilde degil, dil üzerinden kendini farkli bir kimlikle tanimlama noktasinda ortaya çikiyor.”

“Türkçenin, bir bilim dili olarak kullanilmasini saglamak zorundayiz”

Dili tüm zenginligiyle kullanmanin, insanlari düsünmeye sevk ederek zihni diri tutacagini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Ruhun ve zihnin beslenmesi için elimizdeki en güçlü araç dildir. Kavramlar da dilin genetik kodlarini tasir. Var olan kelimeler, yeni nesil onlari ögrenemeden bilinçli olarak yok ediliyorsa dil siglastiriliyor, bir milletin tarih sahnesindeki ömrü kisaltiliyor demektir. Bir milletin tarih sahnesindeki ömrü, kullandigi dilin gücüne bagli. Dolayisiyla yapmamiz gereken, ecdadimizin bize biraktigi Türkçenin, bir bilim dili olarak dünya sahnesindeki etkisini arttirmayi saglamak, kullanimini genisleterek sayginligini arttirmaktir. Türkçenin bilim dili olarak kullanilmasini saglamak zorundayiz. Özellikle Türkçenin bir dünya dili olarak taninmasinda genç akademisyenlerimize büyük bir görev düsüyor. Buluslarin, birtakim üst metinlerin, orijinal bilimsel makalelerin Türkçe olarak yayinlanmasinin bir politika olarak benimsenmesi gerekiyor. Bu noktada biz, elimizden geleni yapmaya haziriz” ifadelerini kullandi.

Türkçe konusan cografyanin da oldukça büyük ve güçlü bir pazara sahip oldugunu kaydeden Rektör Ünal, “Baska bir dil üzerinden bilim yapmaya özendigimizde bilim insani, dili bilen insana indirgenebiliyor. Oysa dil bilimle es degildir, sadece aracidir. Dolayisiyla bu sempozyum araciligiyla baslayan dille ilgili çalismalar son derece önemli. Biz de elimizden gelen her türlü destegi vermeye haziriz. Insanligin gelecege güvenle bakmasini saglayan Türk kültürünün hâkimiyeti ve barisin, huzurun teminati Islam’in Anadolu yorumunun taninmasi, Türk dilinin bilinmesiyle mümkün” diye konustu.

Açilis konusmalarinin ardindan OMÜ Türkçe Müdürü Prof. Dr. Bekir Sisman’in yönetiminde açilis paneline geçildi. Açilis panelinde; UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Baskani Prof. Dr. Öcal Oguz “Uluslararasi Diller ve Türk Dili” konulu, Türk Dil Kurumu Baskan Yardimcisi Prof. Dr. Feyzi Ersoy “Türkçenin Dünya Dilleri Arasindaki Yeri” konulu, Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Ögretimi ve Türkoloji Müdürü Prof. Dr. Yavuz Kartallioglu da “Yunus Emre Enstitüsü ve Türkçe Ögretim Faaliyetleri” konulu sunumla katilimcilari bilgilendirdi.

“15 Aralik UNESCO’da Türk Dili Günü olarak kabul edildi”

Yaptigi sunumda Komisyonun UNESCO faaliyetleri hakkinda bilgi veren Komisyon Baskani Prof. Dr. Öcal Oguz ise “Dilimizi yasatabilmemiz Türk dili konusan ülkeler ve toplumlarla birlik olmamiza bagli. Cumhurbaskanimizin Birlesmis Milletlere yönelik söyledigi dünya 5’ten büyüktür sözü bir hak arayisiydi. Ayni durum dilde de geçerli. Uluslararasi kabul edilen dillerin arasinda Türkçenin olmasi için de bir hazirligin olmasi gerekir. Türk dili konusan ülkelerle bu hazirliga baslamaliyiz. Bu ülkelerle ortak dil konusunda mutabakata varmaliyiz. Bu dogrultuda biz de bir çalisma yürüttük ve sonucunda 15 Aralik’in UNESCO’da Türk Dili Günü olarak ilan edilmesi için anlasma sagladik. Cumhuriyetimizin 100. yili olan 2023 yilinda ‘15 Aralik Türk Dili Günü’ olarak ilan edilecek. Bu günün seçilmesinin nedeni de Orhun Kitabelerinin bu tarihte okundugunun duyurulmasidir. Türkçe kadim bir dildir” seklinde konustu.

Sempozyum, ulusal ve uluslararasi akademide uzman isimlerin yapacagi sunumlarla iki gün boyunca devam edecek.
Kaynak: İHA