Diş mine tabakası çeşitli sertlik ölçüm derecelerinde sınıflandırmaya dahil edilmiş ve dünya üzerinde bulunan birçok maddeden daha sert olduğunu ifade eden
Diş Hekimi Özbaylar: “Günlük yaşantımızda yüz üstü düşmelerde özellikle ön dişler, sert kabuklu bir kuruyemişi kırmaya çalışırken de arka dişlerimiz kırılabiliyoruz. Ya da bir gazoz kapağını dişimizle açmaya çalıştığımızda dişimiz kırılabilir. Çürük varlığında direnci iyice azalmış olan bir diş en ufak bir travma ile kırılabilir. Ekmek yerken dişim kırıldı diyen çok kişiden duymuşuzdur. İçilen soğuk suyun hemen ardından içilen sıcak bir çay, diş yüzeyinde çatlamalara sebep olabiliyor. Büyük kırıklarda ise kalan diş dokusunun ileri tedavileri gerekebilir. Diş kökü, aldığı travmaya bağlı olarak
çene kemiği içinde yerinden oynamış olabilir, canlılığını kaybedebilir. Bu durumda önce
kanal tedavisi ve dişin
çene kemiği içinde sabitlenmesi ile ilgili tedaviler yapılmalıdır. Arka bölgedeki diş kırıklarında standart bir kompozit ya da porselen dolgulardan faydalanabileceğimiz gibi çeşitli fiber post (vida vb.) gibi malzemelerden destek alınarak porselen kuron (kaplama) ile tedavi tamamlanabilir. Kök yüzeyine inen ve kemik içerisinde oluşan bir çatlak hattı gözden kaçabilir veya
röntgen yardımıyla tespit edilse bile tedavisi mümkün olmayabilir. Diş kırıklarından sonra, kısa zaman içinde diş doktorunuza başvurduğunuz takdirde sağlığınız açısından en doğru tedavi yapılmış olacaktır.
Doğru tedavi yapıldığı takdirde, beklenen
estetik de sağlanacaktır. Çürükler, dişeti hastalıkları ve travmalar (çarpma, darbe) başlıca diş
çekim nedenleridir. Çekim sonrası, ağızda oluşan boşluklar nedeniyle, bir süre sonra çiğneme zorlukları ve yandaki dişlerin devrilmesi gibi istenilmeyen durumlar ortaya çıkar. Bu
çekim boşlukları
implant (diş ekimi) veya protezlerle tamamlanmalıdır. İmplant ve protezlerin sağlıklı olarak yapılabilmesi için öncelikli koşul ise yeterli kemik hacminin varlığıdır.” diye konuştu.