370 Yıllık Kızılcık Ağacı Yıllara Meydan Okuyor

Birçok meyve çeşidi bakımından gen kaynaklarını koruma merkezi konumunda olan Malatya’da bulunan 370 yıllık kızılcık ağacı görenleri kendine hayran bırakıyor. Ağacın yetişmesi için yıllardır bin bir emek veren bahçe sahibi Yusuf Kendirli, bu tarihi kızılcık ağacının koruma altına alınmasını istiyor.

370 Yıllık Kızılcık Ağacı Yıllara Meydan Okuyor
Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Barguzu Mahallesi’nde Yusuf Kendirli isimli vatandaşa ait bahçede bulunan kızılcık ağacının gövdesine, yemyeşil dallarının arasından ulaşılıyor ve bu ağaç onlarca kişiyi gölgesinde dinlendirebiliyor. Koca bir çınar gibi duran kızılcık ağacı her yıl mevsiminde meyve de veriyor.

Ağacın koruma altına alınması isteniyor

Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit, Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü çalışanları, kızılcık ağacını daha yakından görmek ve incelemek için bahçeyi ziyaret etti. 370 yıllık kızılcık ağacını gözü gibi sakınan ve bin bir emek vererek bugüne gelmesini sağlayan bahçe sahibi Yusuf Kendirli, kızılcık ağacının koruma altına alınmasını talep ederek, “Dedelerimiz çocukken bu ağaç aynıymış, aynı büyüklükte bir ağaçmış. Bu ağacın yaşının 300’ün üzerinde olduğunu söylediler. Bu ağacı korumaya çalışıyorum, elimden geldiğince yaşatmaya çalışıyorum. Bunun içinde yetkililere sesleniyorum onlar da destek olsunlar el birliğiyle yaşatalım” şeklinde konuştu.



“Kızılcığın Kayısı Araştırma Enstitüsünde koleksiyon parseli de var”

Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit ise bölgede eskiden beri kızılcık yetiştirildiğini ifade ederek, Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsünde kızılcığın koleksiyon parselinin olduğunu söyledi.

Bölgede genetik kaynaklarının muhafazası ve değerlendirilmesi ile ilgili projelerin sürdürüldüğünü dile getiren Macit, “Kızılcığın Kayısı Araştırma Enstitüsünde koleksiyon parseli de var. Türkiye’de ne kadar farklı genetik varsa taşınıp burada muhafaza ediliyor. Malatya’nın meyvecilik açısından geçmişte genetik kaynaklarının oluşması önemli. Bununda bir Anıt ağaç olduğu görülüyor. 1933 yılında Ülkümen Hoca’nın Koyunoğlu’ndan başlayıp Bostanbaşı’na kadar bu bölgeyi tarayıp hangi meyvelerin olduğu konusunda çalışması da var. 1937 yılında da kitaplaştırılmış. Bu tür ağaçlar hem genetik kaynakları açısından hem de Anıt ağaç açısından korunması lazım” ifadelerine yer verdi.

“Bu tür gen merkezlerini çeşitlendirmemiz adına hassas davranmamız gerekiyor”

Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek ise Malatya’da birçok ağaç çeşidinin bulunduğunu ve bu ağaçların tespit edilerek tescillenmesi gerektiğini vurguladı. TEMA Vakfı yetkililerinin de asırlık ağacı ziyarete geldiğini aktaran Çiçek, “Burada iki tane şey üzerinde durmaya çalışıyoruz. Bir tanesi Malatya kadim meyve çeşitliliği veya bitki çeşitliliği açısından baktığında kızılcığın bu bölgede ne kadar eski bir meyve türü olduğu ortaya koyuyor. Ekonomik değeri fazla olmadığı için bugüne kadar çok ciddiye alınmamış, kıyıda köşede kalmış. Bu tür gen merkezlerini ve gen kaynaklarını korumamız çeşitlendirmemiz adına hassas davranmamız gerekiyor. Özellikle son yıllarda şehirleşme adına yoğun kentleşme ve hızlı imara açılma ile birlikte bu ve benzeri genetik çeşitliliği yok etmiş durumdayız. Bu konuda çok hassas olunması gerektiğini biz geçmişte de söyledik bundan sonra da söylüyoruz. Bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış veya tespit edilmemiş, önemini ifade edemediğimiz birçok çeşit, Anıt ağaçlar mevcut bunları korunması gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak: İHA