Vanlı Selami Çınarcı'nın 'Üç Beyaz Zirve' Romanı Çıktı
Van’da yaşayan Selami Çınarcı’nın ilk romanı olan ‘Üç Beyaz Zirve’ kitabı çıktı.

Romanda yer yer felsefi diyaloglara da yer verdiğini dile getiren Selami Çınarcı, aynı şekilde romanda doğaya açılan doğaseverlerin çevreye karşı gösterdikleri duyarsızlıkları da yazdığını belirtti.
Özellikle teknik anlamda dağcılığın gelişmesiyle birlikte dağlarda büyük bir kirliliğin baş gösterdiğini ve bu kirliliğin ülkemizin en yüksek zirvelerine kadar ulaştığını da sözlerine ekleyen Selami Çınarcı, romanın konusunu şu şekilde özetledi:
“1976 Çaldıran depreminde ailesini kaybeden Ardil adında bir genç, amcası tarafından civar köylere çoban olarak verilir. Çobanlık yaptığı günlerde büyük eziyet ve haksızlıklara maruz kalan Ardil, bir gece ilçeden kaçarak Van iline gider. Günlerce el ayak işlerinde çalışarak ayakta kalmaya çalışırken, eline bir gün sahte bir define haritası geçer. Böylece haritaya dayanarak Van’da Urartu medeniyetine ait kalede hazine arayan Ardil, o gece kale bekçisi Mehmet Kuşman’la tanışır. İşte bu tanışma Ardil’in hayatında yeni bir milat açar. Mehmet Kuşman’ın yanında Urartu dilini öğrenen Ardil, hayatını idame etmek için özel taşların (bazalt ve andezit) üzerine Urartuca metinler yazarak turistlere kolye, levha gibi hediyelik süs eşyası olarak satmaya başlar. Sonraki günlerde sürekli gördüğü bir düş üzerine Süphan, Ağrı ve Cilo dağlarının bulunduğu üçgende bir yolculuğuna çıkan Ardil, bu yolculuk esnasında yeniden kendisiyle yüzleşir. Yolculuğu uzadıkça bunun giderek içsel bir serüvene dönüştüğü fark eden Ardil, yolculuğunun sonunda asıl yolculukların ayaklarımızla kat ettiğimiz mesafeler olmadığını, tam aksine asıl yolculukların kendi içimizde aşmamız gereken mesafeler olduğunu sonucuna varır.”
