Miyom Oluşumuna Yol Açan 10 Faktör
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yunus Çavuş, miyomların dokusundan köken alan iyi huylu tümör olarak adlandırıldığını belirterek, tedavi edilmediği takdirde zamanla büyüyerek idrar kesesi ile kalın bağırsağa baskıya, gebelikte düşüklere ve ani kanamalara neden olabileceğini vurguladı.

“Miyomlar herhangi bir belirti vermez”
Miyomların genellikle herhangi bir belirti vermediğini anlatan Çavuş, “Muayene sırasında tesadüfen tespit edilir. Ancak çoğu zaman büyüme ile orantılı yani hastalığın ilerlediği durumlarda, aşırı miktarda adet kanamaları, sık idrara çıkma, karında büyüme ve şişlik, adet dönemlerinde kuyruk sokumunda ağrı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle 35 yaş sonrası her yıl düzenli jinekolojik muayene yaptırılması çok önemlidir. Miyomların kalıcı ve kesin tedavisi ameliyattır. Tedavide kullanılan bazı ilaçlar yumurta üretimini baskılayıp geçici bir süre menopoz etkisi yaratarak miyomların küçülmesini sağlayabilir. Bu uygulama genellikle cerrahi öncesi miyomların küçülmesini sağlamak ve kanamayı azaltmak için kullanılır. Miyomun büyüklüğü, sayısı, bulunduğu yer, hastanın yaşı ve gebelik planlaması ameliyatın şeklini belirler” diye konuştu.
“Kapalı ameliyatlar yapılabiliyor”
Miyomektominin, miyomun rahim duvarından çıkarılması işlemi olduğunu aktaran Çavuş, şunları söyledi:
“Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda, rahmin korunmasını sağlayan bir yaklaşımdır. Halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopik ya da açık cerrahi ile yapılabilir. Miyom ameliyatları günümüzde artık kapalı olarak yapılabilmektedir. Hastanın karın bölgesine özel aletler ile girilerek açılan birkaç delikten yapılan ameliyatlar, açık cerrahiye göre hastaya ayrıcalıklar sağlar. Laparoskopik miyomektomi, hastanede yatış süresini kısalır, kanama, enfeksiyon ve fıtık riskini azaltır. Ortaya çıkacak karın içi yapışıklık riskini en aza indirir. Kısa sürede iyileşme sağlar ve daha az ağrıya neden olur.”
