Hayalinizdeki Burun 'Altın Oran'da'' Gizli
Fasiyal Cerrah Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, burun estetiği operasyonlarında altın oranın önemine dikkat çekti.

Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, burun estetiği operasyonlarında altın oranın önemi konusunda ise şunları söyledi; “Antik Mısır döneminde keops piramidinde ve çok sonraları Leonardo da Vinci’nin İlahi Oran adlı çalışmada sunduğu resimlerde ve daha onlarcası sayılacak nesne ve çalışmalarda kullanıldığı bilinen altın oran, Fibonacci Sayılar olarak da bilir.
Altın oran, Matematikte 3,14 sayısına karşılık gelen ve bir dairenin çevresinin çapına bölümü ile elde edilen pi () sayısı gibi, 1,618’e eşit olan sabit sayıya verilen addır ve Fi () simgesiyle gösterilir.
Altın oran formülü, doğadaki tüm varlıklar üzerinde görüldüğü için, 1,618 sayısına ulaşmak zor değildir. Ancak bu formül sistemini iyi kavramak ve nesneler üzerinde ona göre bir ölçüm yapmak gereklidir.
Yüzde altın orana dayanılarak geliştirilen teknikler, bugün yüz estetiğinde kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi Baundun geliştirdiği Sirküler sector analizdir. Bu çözümlemede trchiondan ve tragusu birleştiren hat ile yüzün önünde yarım çember çizilir. Bu yarım daire burun ucu ile çene’den geçer. Bunun gibi kulakta tragus; trichion, nasion ve menton birleşince aralarında açı oluşmakta, bu açılar birbirlerine oranlandığında altın oranı vermektedir.”
Burunun, gözler, alın ve dudak ile arasındaki mesafenin altın oran formüllerine göre ayarlanması gerektiğini anlatan Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, “Burun kanatlarının genişliği, iki gözün iç kenarından geçen düşey çizgilerden dışarı taşmamalıdır. Burun , önden bakıldığında yaklaşık olarak kulak ile aynı paralel eksende ve uzunlukları birbirlerine yakın olmalıdır. Burun ucu açısı burun kalkıklığı açısı asla tek bir açı olmamalıdır. Burun deliklerinin bitimine yakın ikinci bir açı yapılmalıdır. Bu sayede deliklerin karşıdan bakıldığında belirgin olarak görülmesi engellenmiş olur, hem de yüze daha yumuşak bayanlarda bir ifade verir. Burun estetiği operasyonlarında altın oran prensibine ne kadar uyarsak doğal görünümü yakalamak bizler için o kadar kolaylaşır. Ameliyat sonrası dönemde de hasta memnuniyeti kazanmış oluruz. Hepimizin bildiği gibi burun yüzdeki merkezi konumu ile ilk bakışta göze çarpan önemli bir noktadadır. Bir taraftan komşu estetik üniteleri etkilerken, diğer taraftan karşımızdaki kişinin inceleyen bakışlarını yakalamamıza sebep olur. Bu önemli konumu nedeniyle bazen küçük bir sorunu dahi algısı hassas , estetik kaygısı yüksek kişiler ya da genç yaş grubu tarafından özellikle bulunduğumuz “selfie çağında” önemli bir psikolojik sorun haline gelir. Burnuyla ilgili bu kaygılara sahip kişileri fotoğraflardan, kalabalık arkadaş gruplarının arasında bulunmaktan, yan profilden poz vermekten, toplum içinde yan yana oturmaktan kaçarken bulabiliriz. Makyaj veya benzeri yaklaşımlarla burundaki estetik kaygılar saklanmaya çalışılsa da tam olarak ortadan kaldırması mümkün değildir. Bu sebepten dolayı burun estetiği operasyonları fazlasıyla titizlik ve deneyim gerektirir. Operasyonlarda yüzdeki tüm yapılar ile uyum sağlanmalı hasta talep etmediği sürece fazla kalkıklık, fazla kavis gibi aşırı iddialı hatlardan kaçınılmalıdır. Yüz hatlarıyla uyum sağlayan bir burun hastaya vücutta, özellikle yüzde yapılabilecek tüm girişimlerden daha fazla güzellik ve özgüven katacaktır. Bu uyumu sağlamanın en güvenli yolu, estetik burun ameliyatlarında, altın oranı yakalayabilmekle mümkündür.”
