Çocuklarda Obezitenin Psikiyatrik Yönü
AYDIN – ADÜ Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya, obezitenin psikiyatrik yönü hakkında uyarılarda bulundu.

Ailenin yeme tutumu önemlidir.
“Evde yemek pişirme ve yeme ile çocuğa örnek olunmalıdır” diyen Demirkaya, şu uyarılarda bulundu: “Yemek konusunda aşırı kontrolcü tutum çocukta tepkiselliğe yol açabilir ve bu da çocukta dürtüsel çok yeme bozukluğuna yol açabilir. Sadece yemek konusu değil ailenin diğer alanlarda sağlıklı ve kaliteli bir bakım sunması da çocukların kilosu üzerinde etkilidir. Yapılan çalışmalarda çocukluk çağı travmasına uğramış veya ihmal edilmiş, ilgisiz kalmış, ailesi tarafından sevilmediğini hissetmiş çocuklarda obezite de dahil olmak üzere yeme bozuklukları daha sık görülmüştür. Okula veya kursa araba veya servisle gitme çocukların enerji harcamasını kısıtlamaktadır. Fastfood denilen ayaküstü atıştırma şeklinde beslenme biçimi en baştaki yanlış beslenmedir. Çocuk evde pişen tencere yemeklerine özendirilmelidir. Okul kantinlerinde abur cubur önlenmeli, medyanın çocukları olumsuz teşvik edici reklamları durdurulmalıdır. Obezitenin yol açtığı psikiyatrik rahatsızlıkların çözümü için mutlaka uzmana başvurulmalıdır. Günümüzde bilimsel yöntemlerle şişmanlık tedavisi ekip işidir. Çocuklar için çocuk uzmanları, diyetisyenler kadar bu ekip de aileler ve çocuk psikiyatrisi uzmanları da yer almaktadır. İyileşmenin sağlanması için motivasyon ve kilo verilmesinin ardından sürdürüm tedavisinde psikiyatrik destek çok önemlidir. İyileşme için hem aile hem de çocuk hazır ve istekli olmalıdır. Ruh sağlığı çalışanlarınca yapılan motivasyonel görüşme teknikleri ve bilişsel-davranışçı terapi yöntemleri ile çocuk ve ailenin yeme tutumları değişmektedir. Birincil amaç sağlıklı beslenmenin sağlanması ve fiziksel aktivitenin arttırılmasıdır. Unutulmamalıdır ki eşlik eden psikiyatrik hastalık tedavi edilmezse obezitede iyileşme söz konusu olamaz”
