Ergezen; 'Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk Bu Topraklarda Çok Zayıftır'
Bayındırlık ve İskan eski bakanlarından Zeki Ergezen, ülkenin birlik ve beraberliği için omuzdaki yüklerin çok ağır olduğunu belirterek, “Yollarımızda çıngıraklı yılanlar var. Dikenli teller döşenmiştir. Bu problemleri aşmak için herkesin kendince kafa yorması lazım. Türksüz Kürt, Kürtsüz de Türk bu topraklarda çok zayıftır” dedi.

Bu ülkenin birlik ve beraberliği için omuzlardaki yüklerin çok ağır olduğunu dile getiren Ergezen, “Yollarımızda çıngıraklı yılanlar var. Dikenli teller döşenmiştir. Her gün acı yaşıyoruz, her gün çile çekiyoruz. Hayat sadece böyle masalarda hoş değil. Gece başını yastığa koyduğunda huzurluysan hayat güzeldir. Gece bir yerden bir yere huzurlu bir şekilde gidebiliyorsan hayat güzeldir. Eğer siz bir ilçeden bir ilçeye giderken ‘yolda başıma bir iş gelecek’ diye düşünüyorsanız, eğer siz askere oğlunuzu gönderirken veya bu bölgelere öğretmen olarak tayini çıkarken içiniz kan ağlıyorsa derdimiz çok büyük, problemimiz çok büyüktür. Bu problemleri aşmak için herkesin kendince kafa yorması lazım. Türksüz Kürt, Kürtsüz de Türk bu topraklarda çok zayıftır. Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk çok cılızdır. Emperyalistler bizi yok etmek istiyor, parçalamak istiyor, bölmek istiyorlar. 1980 öncesi Müslüman Türk’ün çocuğunu sağcı solcu yaptılar vurdurdular. Bu yetmedi Müslüman Kürt’ün çocuğunu sosyalist yaptılar, terörist yaptılar Kürdü Kürde vurduruyorlar, askerimizle halkımızı karşı karşıya getiriyorlar. Emperyalistlerin bu oyunlarını hanelerimizde bozmalıyız. Yurtlarımızda bozmalıyız. Oturduğumuz kahve köşelerinde bozmalıyız. Bu da yetmemiş gibi ihtilallere çağrı yaptılar. Yarın nelerle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Allah için bu tür kaymakamlara, bu tür valilere yardımcı olun, dua edin, destek verin. Allah Türk’ün de Kürt’ün de kalbine hakkı ve hakikatı koysun. Kürtlere ve Türklere şöyle seslenmek lazım; biz Bağdat’ta Selahattin Eyyubi ile beraberdik. Yani Selçuklu, Selahattin ile yani Kürt’ten beraberdi. Mısır’ın devlet başkanlığını Selçuklu hükümdarı Selahattin Eyyubi’ye sundu. ‘Buyur git devletin başına geç oradaki fitneyi önle’ dedi.
Biz Selçuklu’da beraberdik, Osmanlı’da beraberdik. Cumhuriyet’te beraberdik. Bugünde beraber olmanın gayreti ve azmi içinde olmamız lazım. Bütün siyasi ölçülerimizi bir tarafa bırakmalıyız. Sağcı, solcu olabilir. Türk, Kürt olabiliriz. Alevi, Sunni olabiliriz. Ben diyorum ki bu ülkenin sarhoşunu, ayyaşını, berduşunu, bu ülkenin dindarını birbirinden ayrım yapmayın. Bir araya gelin. Bu ülkenin açığı, örtülüsü bir araya gelelim, omuz omuza verelim. Birbirimizi sevelim kucaklaşalım. Ben herkese söylüyorum partinizi bir tarafa bırakın. Yani Devlet Bahçeli’nin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Recep Tayyip Erdoğan’ın bir araya gelip kucaklaşmaları için illa kanlı ihtilal mi olması gerekiyordu? Yani bizimde bir araya gelip sevmemiz için başımıza bir musibetin gelmesi mi gerekiyordu. Bizim yeniden şapkayı önümüze koyup düşünmemiz lazım. Hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Mazeretlerin arkasına sığınmayalım” diye konuştu.
