99 Baraj Ve Hidroelektrik Santrali'nin Toplu Açılış Töreni
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1) 'Maalesef ülkemizde bedeni bu topraklarda yaşayan ama ruhu bu coğrafyanın, bu milletin tüm birikimine, değerlerine düşman, sayıca az fakat sesi çok çıkan bir kesim var. Bunlar buldukları her fırsatta içlerindeki kini, husumeti, çirkinliği ortaya saçıyorlar, dışa yansıtıyorlar. İşte son örneğini pazartesi günü hep birlikte yaşadık. Kendilerine akademisyen diyen bir grup, bir güruh çıkıp alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu' 'Türkiye özellikle 2003 yılından beri gerçekleştirdiği çok büyük yatırımlara rağmen 180 milyar kilovatsaat olarak hesaplanan hidroelektrik potansiyelinin ancak 91 milyar kilovatsaatini, yani yarısını kullanabilmiştir. Bu oran Amerika'da yüzde 86, Japonya'da yüzde 78, Norveç'te yüzde 72'dir' 'Peki siz bu ülkelerde HES yatırımlarından vazgeçilmesi için eylem yapıldığını duydunuz mu, gördünüz mü? Bu yatırımları yapan iş adamlarının hedef alındığını duydunuz mu? Elbette göremezsiniz, duyamazsınız, ben ne gördüm, ne duydum çünkü bu ülkelerde bizdeki gibi kendi ülkesine, kendi milletine husumet besleyen kesimler, onları destekleyen siyasetçiler ve medya kuruluşları bulamazsınız' 'Son yıllarda ülkemizdeki güven ve istikrar ortamına zarar vermeye yönelik saldırıların ilk hedeflerinde hep enerji yatırımlarımız olmuştur. Gezi olayları sırasındaki taleplerden biri neydi biliyor musunuz? HES inşaatlarının durdurulmasıydı. 1725 Aralık darbe girişiminde hedef alınan iş adamlarına bakıyoruz, onların da çoğunun ülkemizin enerji yatırımlarında büyük pay sahibi şirketlerin sahipleri olduğunu görüyoruz' 'Kalkınan, büyüyen, üreten ve refah düzeyi de buna göre artan Türkiye'nin enerji talebini karşılamak için bu yatırımları kesintisiz olarak sürdürmek mecburiyetindeyiz'
Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 'Kamu- Özel Sektör Tarafından Tamamlanan 99 Baraj ve Hidroelektrik Santrali'nin Toplu Açılış Töreni'ne katıldı.
Törende yaptığı konuşmaya salonda ve açılış gerçekleştirilecek illerde bulunan vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış töreni gerçekleştirilen eserlerin hayırlı olmasını diledi.
Erdoğan, 'Toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan bu eserlerin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Sayın Bakanımız ve ekibiyle, iş adamlarımıza, firmalarımıza teşekkür ediyorum. Kalkınan, büyüyen, üreten ve refah düzeyi de buna göre artan Türkiye'nin enerji talebini karşılamak için bu yatırımları kesintisiz olarak sürdürmek mecburiyetindeyiz' diye konuştu.
Son yıllarda ülkedeki güven ve istikrar ortamına zarar vermeye yönelik saldırıların ilk hedeflerinden birinin enerji yatırımları olduğuna işaret eden Erdoğan, 'Gezi olayları sırasındaki taleplerden biri neydi biliyor musunuz? HES inşaatlarının durdurulmasıydı.17-25 Aralık darbe girişiminde hedef alınan iş adamlarına bakıyoruz, onların da çoğunun ülkemizin enerji yatırımlarında büyük pay sahibi şirketlerin sahipleri olduğunu görüyoruz' ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 200'ten beri gerçekleştirdiği yatırımlara rağmen hidroelektrik enerji potansiyelinin ancak yarısını kullandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
'Türkiye özellikle 2003 yılından beri gerçekleştirdiği çok büyük yatırımlara rağmen 180 milyar kilovatsaat olarak hesaplanan hidroelektrik potansiyelinin ancak 91 milyar kilovatsaatini, yani yarısını kullanabilmiştir. Bu oran Amerika'da yüzde 86, Japonya'da yüzde 78, Norveç'te yüzde 72'dir. Peki siz bu ülkelerde HES yatırımlarından vazgeçilmesi için eylem yapıldığını duydunuz mu, gördünüz mü? Bu yatırımları yapan iş adamlarının hedef alındığını duydunuz mu? Elbette göremezsiniz, duyamazsınız. Ben ne gördüm, ne duydum çünkü bu ülkelerde bizdeki gibi kendi ülkesine, kendi milletine husumet besleyen kesimler, onları destekleyen siyasetçiler ve medya kuruluşları bulamazsınız.
Değerli kardeşlerim, maalesef ülkemizde bedeni bu topraklarda yaşayan ama ruhu bu coğrafyanın, bu milletin tüm birikimine, değerlerine düşman sayıca az fakat sesi çok çıkan bir kesim var. Bunlar buldukları her fırsatta içlerindeki kini, husumeti, çirkinliği ortaya saçıyorlar, dışa yansıtıyorlar. İşte son örneğini pazartesi günü hep birlikte yaşadık. Kendilerine 'akademisyen' diyen bir grup, bir güruh çıkıp alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu.'
(Sürecek)
