Harput'ta Kazı Çalışmalarına Jeoradar Taraması Yön Verecek
Milattan önce 8. yüzyılda Urartu krallığı tarafından yapılan Harput Kalesi’nde jeoradar çalışması yapılmasının ardından 2015 yılının kazılarının başlaması için incelemeler tamamlandı. Kazı Başkanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, jeoradar taramasında elde ettikleri verilerin kazı çalışmalarında kendilerine yön vereceğini ifade etti.

“GEÇEN YIL ZENGİN BULUNTULARA ULAŞILMIŞTI”
Geçtiğimiz yıl bin metrekarelik alanı kazdıklarını anımsatan Aytaç, “Burada hem imari olarak hem de taşına bilir kültür olarak oldukça zengin buluntulara ulaşılmıştı. 120 yıl önceki bir Harput kare kalem resminde kalenin bütün yapıları görünüyordu. Bugün o kadar görülmese bile özellikle toprak altında birçok mekanın, insan yaşamına ait buluntuların varlığını artık görüyoruz. Kazılar, daha öncede 5 yıl devam etmişti. Çıkan buluntular bugün geçici koruma altında. Bu sene o kazı yapılmış alanların yeniden daha modern restorasyon çalışmalarına girişmiş olacağız. İşçi arkadaşlarımızın başlamasıyla bir iki gün içerisinde fiilen kazılara başlayacağız. Önce bir temizlik çalışması yapacağız. Sahada daha önce kazılmış olan yerlerdeki tabiat ve insan tahribatları yeniden düzeltilecek. Ondan sonra kazıları gerçekleştireceğiz" diye konuştu.
“JEORADAR ÇALIŞMASI KAZILARA YÖN VERECEK”
Bu seneki buluntularla birlikte Harput kalesi buluntularının yer aldığı kitap çalışmalarını hızlandırmayı hedeflediklerine de dikkat çeken Doç. Dr. Aytaç, şunları kaydetti:
“Kültür Bakanlığı ve Fırat Üniversitesi resmi adıyla kazımız yapılıyor. Bu sene daha derli toplu ve güzel çalışmalar gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz. Bugün uzman arkadaşlarla sahadayız. Yeni katılan arkadaşlarımıza çalışma alanlarını gösterdik. Daha önce çalışma yapılmış alanlarda neler olduğunu gördüler. Daha önce Jeoradar taraması yapmıştık. Elde edilen veriler bu seneki kazı çalışmasında bazı konularda bize yön verecek. Dolayısı ile çalışmaların iyi bir ivme kazandığını düşünüyoruz. İnşallah bir kaç sene içerisinde Harput’ta restorasyonlar da hayata geçince hem turizm açısından hem kültür varlığı açısından daha elle tutulur bilgilere ulaşmış olacağız. İnsanlar adı geçen Harput’u daha iyi görmüş olacaklar.”
