AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Turhan Açıklaması

AK Parti İzmir Milletvekili Adayı İbrahim Turhan, Eski Merkez Bankası Başkanı ve MHP Uşak milletvekili adayı Durmuş Yılmaz'ın Merkez Bankası Yasası'nda yeni bir değişikliğe gerek görmediği açıklamalarına ilişkin "Durmuş Bey Merkez Bankası'ndan ayrılalı 4 yıl olduğu için, yıllarca çalıştığı Merkez Bankası Kanunu'nun 52. maddesini unutmuş olsa gerek" dedi.

Turhan, 7 Haziran seçimleri öncesinde gündemdeki son gelişmelere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Durmuş Yılmaz'ın "Merkez Bankası Yasası'nda yeni bir değişikliğe gerek görmüyorum. Yeni bir enstrümana ihtiyaç duyulduğunda dahi gerek kalmıyor, geçmişte likidite senedi diye bir şey çıkardık, bunun için yasal değişikliğe ihtiyaç duymadık" şeklindeki açıklamasını anımsatan Turhan, şunları kaydetti:

"Durmuş Bey Merkez Bankası'ndan ayrılalı 4 yıl olduğu için, yıllarca çalıştığı Merkez Bankası Kanunu'nun 52. maddesini unutmuş olsa gerek. Merkez Bankası Kanunu'nun 52. maddesi Açık Piyasa İşlemleri başlıklıdır. Burada der ki banka açık piyasa işlemleri çerçevesinde likidite senetleri ihraç edebilir. 'Merkez Bankası Kanunu'nda değişikliğe gerek olmadan likidite senedi ihraç ettik' demiş. Halbuki kanunda açıkça likidite senedi ihraç etme yetkisi olması sayesinde biz bunu yapabildik" diye konuştu.

Turhan, yabancı yatırımcılarla sürekli temas halinde olduğunu ve bu hafta içinde de görüşmeler gerçekleştirdiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Yabancı yatırımcılar bana Türkiye varlıklarının şu anda portföylerde çok az bir yer tuttuğunu söylüyor. Çünkü ne yazık ki bu yatırımcılar geçtiğimiz günlerde yurtiçindeki bazı çevreler, bunların yurtdışındaki bir takım uzantıları ve özellikle de bu paralel ihanet çetesi unsurları tarafından yanlış yönlendirilmiş. Kendilerine Türkiye'yle ilgili bambaşka bir tablo çizildiğini, Türkiye'de istikrarın ortadan kalkacağına ve yatırım ortamının bozulacağına dair haberler yayıldığını ama benimle yaptıkları görüşmeden ve Türkiye'yi kendi gözleriyle gördükten sonra bunların doğru olmadığını anladıklarını, geçmiş dönemde uğradıkları kayıpları telafi etmek için de seçimden sonra tek parti hükümetinin devam etmesi halinde ciddi bir sermaye olacağını ifade etti."

- "Bütün dünyada AK Parti'nin tek başına iktidar olması için büyük bir talep var"

İbrahim Turhan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim vaatlerine ilişkin de görüş bildirerek, şunları söyledi:

"Türkiye'ye orta ve uzun vadeli yatırım yapmak isteyenler şuna bakıyor: Bir tarafta Kılıçdaroğlu var. Kılıçdaroğlu 'Ben iktidara gelirsem Türkiye'yi de İzmir gibi yöneteceğim' diyor. İzmir'de 4 gündür kent kart çalışmıyor. Daha önce kent kartı işleten firmanın sözleşmesi bitmiş. Yeni ihaleyi bir başka firma kazanmış ama bununla ilgili hiçbir önlem alınmadığı için 4 gündür İzmir'de insanlar metro ve otobüslere herhangi bir sistem olmadan binmek zorunda kalıyor. Yapılan hesaplamalara göre, günlük kamu zararının 1 milyon lira civarında olduğu iddia ediliyor. Kılıçdaroğlu Türkiye'yi de böyle yönetecekse, yabancı yatırımcıların tedirgin olmalarını ben çok iyi anlıyorum."

AK Parti'nin sadece Türkiye'de yaşayan 78 milyon insan için değil, tüm dünyada Türkiye ile ilgilenen insanların umut kaynağı haline geldiğini dile getiren Turhan, "Bütün dünyada AK Parti'nin tek başına iktidar olması için büyük bir talep olduğunu düşünüyorum" dedi.

Turhan, İzmir'de elektrik firması işçileri ile CHP'li belediye arasında şu anda bir anlaşmazlık bulunduğunu aktararak, "İşçiler şu anda CHP'li belediyeden verdiği sözü tutmasını ve 1.500 lira ücret ödemesini talep ediyor. Tabii ki böyle bir şey söz konusu değil. Belediye de bunu reddetti. Şu anda anlaşmazlık var. Buradan da halkımız CHP'nin yaptığı vaatlerde samimi olmadığını çok açık ve net bir şekilde İzmir'de görüyor" ifadelerini kullandı.

- "CHP, MHP ve HDP'nin oluşturacağı bir koalisyonda uyum da icraat da olmayacaktır"​

Partilerin koalisyona yönelik açıklamalarına da değinen Turhan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Şunu her zaman söylüyorum. Ortadaki tablo ibretlik. HDP, CHP ve MHP ile koalisyon yapabileceğini açıklıyor. CHP de böyle bir ihtimali reddetmediğini söylüyor. Anlaşılan o ki birileri CHP, HDP ve MHP koalisyonu için ciddi bir çaba harcamış. Bu isimler bayramlarda birbirlerinin ellerini tutmayan, cenaze namazlarında bile yan yana durmayan isimlerdir. Nasıl oluyor da taban tabana bu kadar zıt görüşleri savunanlar, aynı koalisyon içinde bir araya gelebileceklerini söylüyor? CHP, MHP ve HDP'nin oluşturacağı bir koalisyonda uyum da icraat da olmayacaktır.

Geçmişte, böyle bir yapının nasıl bir icraat seyri izleyeceğini 1999-2001 arasında gördük. Bu yapı, Türkiye'yi tarihinin en derin ekonomik krizine sürükledi. Başbakanımızın Türkiye'nin kendi uçağını, otomobilini yapabileceğini ilan ettiği günün hemen ardından böyle bir koalisyon açıklamasının yapılmasını çok anlamlı buluyorum. Türkiye'nin kendi uçağını, kendi otomobilini yapmasını istemeyen çevreler bunlara böyle açıklama yaptırıyor herhalde."

Kaynak: AA