MHP'den Kılıçdaroğlu'na Bir Cevap Daha
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına ilişkin, “Yüzde ’60’lık blok’un gerçekten caiz bir tabir olabilmesi için, ortaya çıktığı varsayılan blokta yer aldığı düşünülen siyasi partilerin fikir ve ilkelerinde, beyannamelerinde, halka verdiği sözlerde en azından asgari müştereklerin olması icap eder" dedi.

“PKK’NIN SİLAHI BIRAKMAYA NİYETİ YOKTUR”
“Siyasi sözcülerinin tutumundan da anlaşılmaktadır ki PKK’nın silahı bırakmaya niyeti yoktur” diyen Yalçın, “Bugüne kadarki kazanımlarını silahla, kanla, zulümle elde etmiştir. Meclisteki uzantıları da sadece tellal görevi görmektedir. Onların söylediklerine bakılmamalıdır; onlar söyletilmekte, talimatla hareket etmektedirler. Asıl karar mercii, İmralı canisi ve Kandil güruhudur. Bu nedenle Demokratikleşme bahanesiyle Türkiye’nin PKK’ya vereceği daha fazla taviz, örgütü nihai hedefine ulaştırmaya yetecektir. Diğer taraftan Irak ve Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’e kadar uzanan bir ayrılıkçı Kürt kuşağı oluşması da Orta Doğu’da konjonktürü bölücülerin lehine çevirmiştir. PKK’nın; şimdi eskisinden daha şımarık, daha cüretkâr ve tehditkar davranacağına şüphemiz yoktur. AKP’nin “dört parmak göstermek”ten ibaret zavallı dış politika anlayışı yüzünden IŞİD’in küresel aktörlerin mayın eşeği olduğu idrak edilememiş, bölgede ayrılıkçı Kürtleri devletleşmeye götüren süreç bunun arkasına saklanmış, Türkiye büyük ve ciddi bir tehdidin eşiğine sürüklenmiştir. Tehdit, şimdi güneydeki sınır kapılarımıza dayanmıştır. Durum bu kadar çıplak ve vahimdir. İşte bu sebepledir ki atalarımızın büyük acılar ve fedakârlıklarla tesis edip miras bıraktığı millî kimliğimizle toplumsal bütünlüğümüzü ilk önce savunması beklenen Cumhuriyet’i kuran partinin, eli kanlı katillerin siyasi teşekkülüyle birlikte hareket etme hayalleri tarafımızdan tasvip görmemekte ve milletçe de hoş karşılanmamaktadır” ifadesini kullandı.
"AKP İLE FARKI NEREDEDİR ?"
CHP’nin tarihi sorumluluğunu yerine getirmediğini kaydeden Yalçın şunları dedi:
"Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkması gerekirken, sözde çözüm sürecinin mimarı ve uygulayıcısı olmak istemiştir. Hatta zaman zaman AKP ile bu konuda yarışa bile girmiştir. Bugünkü CHP’nin, Anayasa teminatı altındaki üniter yapıyı ve millî bütünlüğü delik deşik edip toplumun bünyesinde onarılması zor yaralar açtığı için yıllardır eleştirdiğimiz AKP ile farkı nerededir? Bu hakikatler karşısında, Sayın Kılıçdaroğlu’nun, MHP’nin AKP’siz bir seçeneği hayal dahi edemez durumda olduğu ve bir sonraki seçimi hesapladığı yolundaki iddiası havada kalmaktadır. MHP’yi millete havale etmeye kalkan zihniyete de hatırlatmamız: “MHP’yi millete havale edemezsiniz çünkü partimiz zaten milletin sinesindedir”. Bu nedenle MHP milletsiz ve devletsiz bir koalisyon seçeneğini asla düşünemez. O halde HDP ile aynı çuvala girmeyi göze alabilen CHP’ye AKP ile koalisyona gitmeyi salık veririz. Asıl sorun; koalisyon seçenekleri veya seçeneksizliği değil, siyasi partilerin ilkesizliğidir.”
