Sokağa Çıkma Yasaklarıyla İlgili Bireysel Başvuru
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, bazı il ve ilçelerde uygulanan sokağa çıkma yasağıyla yurttaşların yaşam, sağlık, eğitim ve seyahat hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürerek, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
HDP Basın Bürosundan yapılan açıklamaya göre, Beştaş'ın, Anayasa Mahkemesine verdiği başvuru dilekçesinde, 16 Ağustos ile 11 Aralık'a kadar 7 ilde, 17 ilçede 52 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, bunlardan en uzununun 14 gün sürdüğü belirtildi.
Sokağa çıkma yasaklarının, başta Anayasa ve normlar hiyerarşisinde yasaların üstünde yer alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) aykırılık teşkil ettiği öne sürülen dilekçede, bireylerin özgürlüklerinin, Anayasa ve AİHS tarafından korunduğu vurgulandı.
Sokağa çıkma yasağı uygulamasının sadece sıkıyönetim ve olağanüstü hal ilanıyla mümkün olabileceği iddia edilen dilekçede, bombalı saldırılar neticesinde Fransa'da uygulanan yasağın olağanüstü hal ilanıyla mümkün kılındığı kaydedildi.
Türkiye'de uygulanan sokağa çıkma yasaklarının bizzat bireylerin yaşam hakkını ihlal ettiği ileri sürülen dilekçede, olağanüstü haller dışındaki sokağa çıkma yasaklarının Türkiye için yeni bir durum olduğu belirtildi.
Dilekçede, şu görüşler savunuldu:
"OHAL Yasası'nın kaldırılması olumlu bir gelişmeyken, dayanaksız bir biçimde uygulanan sokağa çıkma yasağı ve yaşam hakkı ihlallerinin Yüksek Mahkemenizce değerlendirilmesi elzemdir. İç hukuk yollarının tüketilmesi, uygulamadaki gayrimeşru sokağa çıkma yasağı için mümkün görünmemektedir. Zira halihazırda uygulamaya sokulan sokağa çıkma yasağı, yaşam hakkını ihlal eden, bireyin ölüm riskiyle yaşamasına tekabül eden, Anayasa'nın birçok hükmüne ve AİHS'e aykırılık teşkil eden keyfi bir durumdur.
Bu nedenle bu hukuksuz fiili duruma derhal müdahale edilmesi zaruret arz etmektedir. Silvan, Cizre, Nusaybin ve Derik örneklerinde olduğu gibi, sokağa çıkma yasaklarıyla yurttaşların yaşam, sağlık, eğitim ve seyahat hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlükleri tamamıyla ihlal edilmiştir."
"Valiler tarafından uygulanan sokağa çıkma yasakları, Anayasal ve yasal dayanaktan yoksun, keyfi uygulamalardır" ifadesine yer verilen dilekçede, zamanı ve süresi belli olmayan bu yasakların yaratacağı riskin önlenmesinin imkansız olduğu, İl İdaresi Kanunu'nin temel hak ve özgürlükleri bütünüyle askıya alacak şekilde yetki tanımadığı gibi, Anayasa ve tarafı oldukları uluslararası insan hakları sözleşmelerinin de buna cevaz vermediği savunuldu.
Kaynak: AA
Sokağa çıkma yasaklarının, başta Anayasa ve normlar hiyerarşisinde yasaların üstünde yer alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) aykırılık teşkil ettiği öne sürülen dilekçede, bireylerin özgürlüklerinin, Anayasa ve AİHS tarafından korunduğu vurgulandı.
Sokağa çıkma yasağı uygulamasının sadece sıkıyönetim ve olağanüstü hal ilanıyla mümkün olabileceği iddia edilen dilekçede, bombalı saldırılar neticesinde Fransa'da uygulanan yasağın olağanüstü hal ilanıyla mümkün kılındığı kaydedildi.
Türkiye'de uygulanan sokağa çıkma yasaklarının bizzat bireylerin yaşam hakkını ihlal ettiği ileri sürülen dilekçede, olağanüstü haller dışındaki sokağa çıkma yasaklarının Türkiye için yeni bir durum olduğu belirtildi.
Dilekçede, şu görüşler savunuldu:
"OHAL Yasası'nın kaldırılması olumlu bir gelişmeyken, dayanaksız bir biçimde uygulanan sokağa çıkma yasağı ve yaşam hakkı ihlallerinin Yüksek Mahkemenizce değerlendirilmesi elzemdir. İç hukuk yollarının tüketilmesi, uygulamadaki gayrimeşru sokağa çıkma yasağı için mümkün görünmemektedir. Zira halihazırda uygulamaya sokulan sokağa çıkma yasağı, yaşam hakkını ihlal eden, bireyin ölüm riskiyle yaşamasına tekabül eden, Anayasa'nın birçok hükmüne ve AİHS'e aykırılık teşkil eden keyfi bir durumdur.
Bu nedenle bu hukuksuz fiili duruma derhal müdahale edilmesi zaruret arz etmektedir. Silvan, Cizre, Nusaybin ve Derik örneklerinde olduğu gibi, sokağa çıkma yasaklarıyla yurttaşların yaşam, sağlık, eğitim ve seyahat hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlükleri tamamıyla ihlal edilmiştir."
"Valiler tarafından uygulanan sokağa çıkma yasakları, Anayasal ve yasal dayanaktan yoksun, keyfi uygulamalardır" ifadesine yer verilen dilekçede, zamanı ve süresi belli olmayan bu yasakların yaratacağı riskin önlenmesinin imkansız olduğu, İl İdaresi Kanunu'nin temel hak ve özgürlükleri bütünüyle askıya alacak şekilde yetki tanımadığı gibi, Anayasa ve tarafı oldukları uluslararası insan hakları sözleşmelerinin de buna cevaz vermediği savunuldu.
