'Türkiye Ve İran İş Birliği Bölge Açısından Kritik Önemde'
İran İş Konseyi Başkanı Bilgin Aygül, İran'ın, Avrupa ve Batı'daki durgunluk sonrası bütün ülkelerin odaklandığı bir ülke olduğunu belirterek, "İran ile iş yapmak kolay değil, ancak iki ülke arasındaki iş birliği bölge açısından kritik önemde" dedi.
AA muhabirine, İran ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aygül, son yıllarda İran ile dış ticaret hacminin giderek azaldığına dikkati çekti.
Aygül, 2012 yılında 22 milyar dolar düzeyinde bulunan iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin geçen yıl 13 milyar dolara gerilediğini aktararak, bu rakamın 2015 yılında daha da düşeceğinin gözlendiğini bildirdi.
Türkiye ile İran'ın aynı tüketim kalıplarına ve kültüre sahip olduğuna dikkati çeken Aygül, aynı coğrafyanın paylaşılması dolayısıyla da ekonomik ilişkilerin artırılması gerektiğini dile getirdi.
Aygül, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin büyük bir bölümünü petrol, gaz ve altın kalemlerinin oluşturduğunu kaydederek, "Petrol ve gaz fiyatlarındaki düşüş nedeniyle dış ticaret hacmi, yani ithalatımız da azaldı" diye konuştu.
Bütün ülkelerin şu anda İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmayla ilgili uygulama gününü beklediğine işaret eden Aygül, bu tarihin de aralık ya da ocak ayı sonunda açıklanabileceğini söyledi.
Aygül, İran'ın, petrol üretimi ve rezervinin yanı sıra, doğalgaz, çinko ve demir cevheri bakımından da dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti:
"İran zengin altyapısı olan bir ülke ama aynı zamanda da ithal ikameci bir ülke. İran'da yatırım yapmazsanız, oraya gidecek ihracatın önemli bir kısmı koruma duvarlarına takılıyor. Dünya Ticaret Örgütü'ne giremediği için bir takım sıkıntılar var. Bunlara karşın İran, Avrupa ve Batı'daki durgunluk sonrası bütün ülkelerin odaklandığı bir ülke. Birçok ülke oradaki yatırım potansiyelini değerlendirmek istiyor. İran'da özelleştirme süreci de özellikle İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani sonrasında hızlı bir şekilde devam ediyor. İran gerçekten bütün dünyanın gözünü diktiği önemli bir potansiyel. Türkiye de bu ilişkiyi ambargo sürecine rağmen çok iyi yönlendirdi ve devam ettirdi."
- "İran, gelişmiş bir sanayi ülkesidir"
Aygül, Türkiye ile İran arasında 1 Ocak 2015’te yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşması'nın her iki ülkeye de günlük tarife indirimi sağladığını hatırlatarak, bu anlaşmanın tam anlamıyla uygulanması durumunda, iki ülke ticaret hacminin ciddi bir şekilde artacağı değerlendirmesini yaptı.
İran'ın lojistik olarak da Türkiye açısından ciddi bir potansiyel yarattığını vurgulayan Aygül, şunları söyledi:
"İran'da yeni açılacak iş alanları arasında; hava yolu işletmeciliği, AVM işletmeciliği, hastane, banka ve otel başta olmak üzere hizmet sektörü başta geliyor. İran'da son yıllarda yapılan çok fazla otel yok ama gelecekte İran önemli bir turizm ülkesi olacak. Tarihi ve doğal güzellikleri de çok fazla. Aynı zamanda iş insanlarının İran'daki hareketliliği de önemli oranda artacak diye düşünüyorum. Türkiye'nin otel yapımındaki karşılaştırmalı üstünlüğü göz önüne alınırsa, bu sektörde de Türkiye, İran'a yönelik gelişecektir."
Aygül, İran'ın birçok alanda ciddi bir potansiyele sahip olduğunu dile getirerek, "İran'ın gerçekten güçlü bir alt yapısı var. Türkiye de son yıllarda dışa yönelik büyümeyle ciddi bir birikim kazandı. Hemen hemen bütün sektörlerde İranlı iş adamlarıyla iş birliği yapılabilir. İran bir Irak değil, bunu ayırt etmek lazım. İran, gelişmiş bir sanayi ülkesidir" yorumunu yaptı.
- "Türkiye, İran'da çok önemli işlere adaydır"
İran ekonomisinde devlet şirketleri ve bonyadların ağırlıklı olduğuna değinen Aygül, şöyle devam etti:
"Sanayi ülkeleri, özellikle de Avrupa ülkeleri, dış ticaret hacminin yüzde 60-70'ini komşu ülkelerle yapar. Bu hem bölgesel refahın artmasına, hem de benzer kalıplardan dolayı birbirlerinin güçlenmesine neden olur. Dolayısıyla bizim de komşularımızla yapacağımız dış ticaretin gelişmesi, bölgenin bir barış gölü olmasına ve sosyal refahının artmasına yardımcı olacaktır. İran'ın dış ticaretimiz içindeki pay çok küçük.
Siyasi irade, dış ticaret hacminin en kısa sürede 30-35 milyar dolara ulaşmasını bekliyor ama bunun için ciddi ilişkilerin kurulması ve lojistiğin sağlıklı bir yapıya girmesi lazım. Tercihli Ticaret Anlaşması'nın uygulanması, hatta İran'la bu konuda iyi bir strateji üretmesi gerek diye düşünüyorum. Ulaşılmayacak bir rakam değil. Türkiye, İran'da çok önemli işlere adaydır. Sıkıntı yok mu, var. Çünkü İran, ithal ikameci ve ambargo altında yaşayan bir ülke. Bu sıkıntıları görmek lazım."
Aygül, İran ile iş yapmanın kolay olmadığını, ancak iki ülke arasındaki iş birliğinin bölge açısından kritik önemde bulunduğunu da sözlerine ekledi.
- "Komşu ülkelerle ekonomik ilişkileri geliştirmek istiyoruz"
Tebriz Ticaret Odası Başkanı Samet Hasanzade de İran'ın yatırım için büyük fırsatlar barındırdığını belirterek, İran ve Türkiye'nin daha çok ortak girişimde bulunabileceğini ifade etti.
Nükleer anlaşmadan sonra İran'ın barışçıl bir ülke olduğunu tüm dünyanın gördüğünü kaydeden Hasanzade, özellikle komşu ülkelerle ekonomik ilişkilerini geliştirmek istediklerini dile getirdi.
Hasanzade, Türkiye ile daha fazla iş birliği yapmak istediklerini vurgulayarak, İranlı iş adamları ve oda başkanlarından oluşan bir heyetin ekonomik ilişkileri geliştirmek için Türkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiklerini anlattı.
Türkiye'ye yapılan ziyaretlerin iki ülke için son derece yararlı olacağını kaydeden Hasanzade, "İran bölgede yatırım için yüksek potansiyele sahip bir ülke ve bu konuda büyük fırsatlar var. İranlı iş adamları, Türkiye'de çok büyük ekonomik ve ticari yatırımlara imza attı. Gelecekte daha çok ortak girişimde bulunabilir ve daha çok iş birliği yapabiliriz. Bu yatırımların başında maden, petrokimya, bakır sanayi, otomotiv ve gıda sektörü yatırımları geliyor" diye konuştu.
Hasanzade, ortak girişim faaliyetlerini desteklemek için gereken tüm imkanları sağladıklarını bildirerek, Türkiye'nin diğer ülkelere ulaşmak ve daha fazla ihracat yapabilmek için bu fırsatları değerlendirebileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA
Aygül, 2012 yılında 22 milyar dolar düzeyinde bulunan iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin geçen yıl 13 milyar dolara gerilediğini aktararak, bu rakamın 2015 yılında daha da düşeceğinin gözlendiğini bildirdi.
Türkiye ile İran'ın aynı tüketim kalıplarına ve kültüre sahip olduğuna dikkati çeken Aygül, aynı coğrafyanın paylaşılması dolayısıyla da ekonomik ilişkilerin artırılması gerektiğini dile getirdi.
Aygül, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin büyük bir bölümünü petrol, gaz ve altın kalemlerinin oluşturduğunu kaydederek, "Petrol ve gaz fiyatlarındaki düşüş nedeniyle dış ticaret hacmi, yani ithalatımız da azaldı" diye konuştu.
Bütün ülkelerin şu anda İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmayla ilgili uygulama gününü beklediğine işaret eden Aygül, bu tarihin de aralık ya da ocak ayı sonunda açıklanabileceğini söyledi.
Aygül, İran'ın, petrol üretimi ve rezervinin yanı sıra, doğalgaz, çinko ve demir cevheri bakımından da dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti:
"İran zengin altyapısı olan bir ülke ama aynı zamanda da ithal ikameci bir ülke. İran'da yatırım yapmazsanız, oraya gidecek ihracatın önemli bir kısmı koruma duvarlarına takılıyor. Dünya Ticaret Örgütü'ne giremediği için bir takım sıkıntılar var. Bunlara karşın İran, Avrupa ve Batı'daki durgunluk sonrası bütün ülkelerin odaklandığı bir ülke. Birçok ülke oradaki yatırım potansiyelini değerlendirmek istiyor. İran'da özelleştirme süreci de özellikle İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani sonrasında hızlı bir şekilde devam ediyor. İran gerçekten bütün dünyanın gözünü diktiği önemli bir potansiyel. Türkiye de bu ilişkiyi ambargo sürecine rağmen çok iyi yönlendirdi ve devam ettirdi."
- "İran, gelişmiş bir sanayi ülkesidir"
Aygül, Türkiye ile İran arasında 1 Ocak 2015’te yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşması'nın her iki ülkeye de günlük tarife indirimi sağladığını hatırlatarak, bu anlaşmanın tam anlamıyla uygulanması durumunda, iki ülke ticaret hacminin ciddi bir şekilde artacağı değerlendirmesini yaptı.
İran'ın lojistik olarak da Türkiye açısından ciddi bir potansiyel yarattığını vurgulayan Aygül, şunları söyledi:
"İran'da yeni açılacak iş alanları arasında; hava yolu işletmeciliği, AVM işletmeciliği, hastane, banka ve otel başta olmak üzere hizmet sektörü başta geliyor. İran'da son yıllarda yapılan çok fazla otel yok ama gelecekte İran önemli bir turizm ülkesi olacak. Tarihi ve doğal güzellikleri de çok fazla. Aynı zamanda iş insanlarının İran'daki hareketliliği de önemli oranda artacak diye düşünüyorum. Türkiye'nin otel yapımındaki karşılaştırmalı üstünlüğü göz önüne alınırsa, bu sektörde de Türkiye, İran'a yönelik gelişecektir."
Aygül, İran'ın birçok alanda ciddi bir potansiyele sahip olduğunu dile getirerek, "İran'ın gerçekten güçlü bir alt yapısı var. Türkiye de son yıllarda dışa yönelik büyümeyle ciddi bir birikim kazandı. Hemen hemen bütün sektörlerde İranlı iş adamlarıyla iş birliği yapılabilir. İran bir Irak değil, bunu ayırt etmek lazım. İran, gelişmiş bir sanayi ülkesidir" yorumunu yaptı.
- "Türkiye, İran'da çok önemli işlere adaydır"
İran ekonomisinde devlet şirketleri ve bonyadların ağırlıklı olduğuna değinen Aygül, şöyle devam etti:
"Sanayi ülkeleri, özellikle de Avrupa ülkeleri, dış ticaret hacminin yüzde 60-70'ini komşu ülkelerle yapar. Bu hem bölgesel refahın artmasına, hem de benzer kalıplardan dolayı birbirlerinin güçlenmesine neden olur. Dolayısıyla bizim de komşularımızla yapacağımız dış ticaretin gelişmesi, bölgenin bir barış gölü olmasına ve sosyal refahının artmasına yardımcı olacaktır. İran'ın dış ticaretimiz içindeki pay çok küçük.
Siyasi irade, dış ticaret hacminin en kısa sürede 30-35 milyar dolara ulaşmasını bekliyor ama bunun için ciddi ilişkilerin kurulması ve lojistiğin sağlıklı bir yapıya girmesi lazım. Tercihli Ticaret Anlaşması'nın uygulanması, hatta İran'la bu konuda iyi bir strateji üretmesi gerek diye düşünüyorum. Ulaşılmayacak bir rakam değil. Türkiye, İran'da çok önemli işlere adaydır. Sıkıntı yok mu, var. Çünkü İran, ithal ikameci ve ambargo altında yaşayan bir ülke. Bu sıkıntıları görmek lazım."
Aygül, İran ile iş yapmanın kolay olmadığını, ancak iki ülke arasındaki iş birliğinin bölge açısından kritik önemde bulunduğunu da sözlerine ekledi.
- "Komşu ülkelerle ekonomik ilişkileri geliştirmek istiyoruz"
Tebriz Ticaret Odası Başkanı Samet Hasanzade de İran'ın yatırım için büyük fırsatlar barındırdığını belirterek, İran ve Türkiye'nin daha çok ortak girişimde bulunabileceğini ifade etti.
Nükleer anlaşmadan sonra İran'ın barışçıl bir ülke olduğunu tüm dünyanın gördüğünü kaydeden Hasanzade, özellikle komşu ülkelerle ekonomik ilişkilerini geliştirmek istediklerini dile getirdi.
Hasanzade, Türkiye ile daha fazla iş birliği yapmak istediklerini vurgulayarak, İranlı iş adamları ve oda başkanlarından oluşan bir heyetin ekonomik ilişkileri geliştirmek için Türkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiklerini anlattı.
Türkiye'ye yapılan ziyaretlerin iki ülke için son derece yararlı olacağını kaydeden Hasanzade, "İran bölgede yatırım için yüksek potansiyele sahip bir ülke ve bu konuda büyük fırsatlar var. İranlı iş adamları, Türkiye'de çok büyük ekonomik ve ticari yatırımlara imza attı. Gelecekte daha çok ortak girişimde bulunabilir ve daha çok iş birliği yapabiliriz. Bu yatırımların başında maden, petrokimya, bakır sanayi, otomotiv ve gıda sektörü yatırımları geliyor" diye konuştu.
Hasanzade, ortak girişim faaliyetlerini desteklemek için gereken tüm imkanları sağladıklarını bildirerek, Türkiye'nin diğer ülkelere ulaşmak ve daha fazla ihracat yapabilmek için bu fırsatları değerlendirebileceğini sözlerine ekledi.
