Manisalı İş Adamından Asgari Ücret Yorumu
Manisalı iş adamı Abdullah Taşkan AK Parti’nin 1 Kasım seçim vaatlerinden biri olan asgari ücretin bin 300 TL olmasını değerlendirdi. Asgari ücretin insani bir mesele olduğunu ve acilen yükseltilmesi gerektiğini kaydeden Taşkan, “Hepimiz kendimizden fedakarlık edeceğiz. Burada en çok devletin üzerine iş düşüyor” dedi.

ASGARİ ÜCRETLİ SAYISI FAZLA
Türkiye’deki asgari ücretli sayısının da diğer ülkelere göre çok fazla olduğunu söyleyen Taşkan, “Bu memleketi artık bu kadar demokrasisi gelişmiş, ekonomisi gelişmiş, 650 milyar dolar gayri safi milli hasılası olan bir ülkenin de 10 milyon 12 milyon civarında asgari ücretlisinin olmaması lazım diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Asgari ücretlinin çok fazla olmasını mesleki anlamda yetersiz bir eğitim verilmesine bağlayan Taşkan şunları söyledi:
“Burada mesleki anlamda bir sıkıntı var. Siz meslek okulları yapmışsınız, orada kimse yanlış anlamasın Atatürk ilke ve inkılaplarını öğretiyorsunuz, cumhuriyetin tarihini öğretiyorsunuz. Meslek okulu burası kardeşim. Adam cumhuriyetin tarihini öğrensin tabii ki ama bunu zaten okulda öğreniyor. Bunu öğrenmekle iyi bir mermerci olmayacak, iyi bir duvarcı olmayacak, iyi bir sanatkar veya iyi bir heykeltıraş olmayacak. Burada bir hata var. Bizim adamları mesleki olarak yetiştirmemiz lazım. Biz adamı sınavla alıyoruz, yüksek ilkokul, yüksek ortaokul, yüksek lise, yüksek üniversite, yüksek master ama hepsi aynı seviyede. Bu mesleği ne zaman öğrenecek? Ben yaklaşık 12 yıl boyunca mermercilerin başkanlığını yaptım. Bir Allah’ın kulu gelip bana sormadı; ‘Arkadaşım bu mermerciler nasıl yetişiyor? Bu taşı nasıl kesiyorlar? Bunun içinde kanserojen madde var mı? Siz bu mermer konusunda ne kadar bilgilisiniz? Bunu yapan insanlar sağlık konusunda ne kadar bilgili?’ var mı bilen yok. Kim yetiştirmiş? Bizde şöyle bir durum var; askere gittiğimizde 3 tane marş öğrendiğimizde, Atatürk ilke ve inkılaplarını da öğrendik mi savaşı kazanmış oluyorduk. Burada da aynısı, başka bir şey yok. Burada da meslek okullarına gidiyorum görüyorum çocuklara tarihten birkaç tane ders veriyorlar, birkaç tane cumhuriyetin yapısıyla ilgili ders veriyorlar ama burası sanat okulu. Eskiden sanat okulundan çıkan insanlar bir mimar kadar, bir mühendis kadar becerikli oluyordu ve aynı zamanda uygulamasını da yapıyordu. Doğrusu da bu zaten. Sanat okulu mezununun bugün çıkıp mermercilik yapması lazım. Yani el açan adam yetiştirmişiz. Veren adam yerine el açan adam yetiştirmişiz. İngilizlerin bir lafı var; ‘Prezantabl’ yani diksiyonu, yapısı, duruşu, mesleki hakimiyeti, mesleğe olan bilgisi. Bunların hepsi bir araya gelirse o zaman bu tip el açan insanlar sayısı azalır biz de bu memlekette asgari ücreti bu kadar tartışmayız. Ben dünyanın gelişmiş ülkelerinde asgari ücretin bu kadar tartışıldığını düşünmüyorum. Biz önce doğru insanlar yetiştirelim.”
DEVLET KATKI YAPMALI
Asgari ücretin insani bir mesele olduğunu yineleyen Taşkan şunları söyledi:
“Bunun çok acilen düzeltilmesi lazım. Bu bize bir külfet getirecek ama insani mesele. Hepimiz kendimizden fedakarlık edeceğiz. Burada en çok devletin üzerine iş düşüyor. Çünkü biz devlet kadar büyük değiliz. Devlet burada yapacak. Bu iş adamları sadece ben değil, yan komşum değil ya da başka bir mermerci arkadaşım da değil, devletin mutlaka SSK’sından veya vergisinden, stopajından bize bir katkı yapması lazım. Yoksa biz bu yükün altından kalkamayız. Ben de kalkamam benim diğer meslektaşlarım da kalkamaz, diğer iş adamları da kalkamaz. Benim tekstilci akrabam var. 5 liraya veya 3 liraya parça dikiyor adama 25 kuruş kalıyor. Zaten adam ucu ucuna götürüyor. Siz kalkıp bu 200 tane adam çalıştıran birine bir anda 300 lira gibi bir külfet, ayda 80 bin lira gibi 90 bin lira gibi bir külfet getirirseniz, yılda 1 milyon lira para yapar. Bunu da bu ülkede hiçbir Allah’ın kulunun taşıyacağını düşünmüyorum. Burada mutlaka devletin katkı yapması gerektiğini düşünüyorum. Benim gördüğümü sanırım Sayın Bakan da görmüştür, Sayın Başbakan da görmüştür, Sayın Cumhurbaşkanı da görmüştür. Bu işin başındaki, kurgulayan kişiler de görmüştür diye düşünüyorum. Biz üzerimize düşeni mutlaka yapacağız, yapmalıyız.”
