Küresel İnsani Gelişme Raporu Tanıtım Toplantısı

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler arasında insani gelişme açısından örnek performans sergileyen ülkelerden biri olduğunu belirterek, "Elbette ki bulunduğumuz yerden memnun değiliz. Ama son 15 yılda sağladığımız ilerleme son derece sevindirici" dedi.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfında (TEPAV), "İnsani İlerlemeyi Sürdürmek: Kırılganlıkları Azaltmak ve Dayanıklılık Oluşturmak" başlıklı 2014 İnsani Gelişme Raporu, Kalkınma Bakanı Yılmaz ile Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra'nın katılımıyla TEPAV'da tanıtıldı.
Bakan Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, ekonomik gelişmenin ülkelerin kalkınmasında önemli yere sahip olduğunu ifade ederek, kalkınma kavramının ekonomi ve gelirden ibaret olmadığını söyledi.

Yılmaz, bu yıl 24'üncüsü yayımlanan raporun satın alma gücü paritesine göre kişi başına gelir, sağlık, eğitim değişkenlerine göre hazırlandığını, insani kalkınmanın bunlarla sınırlı tutulması gerektiğini söyledi.

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin dünya liderleri tarafından kabul edilmesi ve ortak hedef haline getirilmesi temennisinde bulunan Yılmaz, teknik çalışmaların belli bir seviyeye geldiğini, söz konusu hedeflerin gelecek yılın sonbaharında siyasi olarak da onaylanacağını ifade etti.

Rapora göre, dünyada 1,5 milyar insanın kayıt dışı çalıştığını veya düzenli bir işe sahip olmadığını bildiren Yılmaz, "Dünyada 1,5 milyar insan günlük 1,25 doların altında harcamayla hayatını devam ettirmek zorunda. Çok şükür bizde bu sıfırlandı. Türkiye'de artık bu anlamda bir sorundan bahsetmiyoruz" dedi.

Dünya genelinde 842 milyon insanın açlık problemiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:
"İnsanlık tarihinde hiçbir dönem insanoğlu bu kadar tabiata hükmetmedi ve bu kadar zenginleşmedi. Ama hiçbir dönemde de ülkeler arasında insanlık içinde bu kadar büyük farklılaşmalar, bu kadar büyük adaletsizlikler olmadı. Bugünkü dünyada çok daha etkili politikalarla daha büyük sorumluluk üstlenerek bu adaletsizliklerle mücadele etmek durumundayız. Dünyada barış istiyorsak, huzur istiyorsak, adaleti sağlamak durumundayız. Adalet kavramı, kalkınma gündemi içinde önemli bir yere sahip. Ülke içi farklılıkların çok ötesinde dünyada adaletsizlik olduğunu bu rakamlar bize net bir şekilde gösteriyor."
-45 milyon insan yerinden edildi
Bakan Yılmaz rapora göre dünyada 1,5 milyar insanın çatışma olan bölgelerde yaşadığını, 45 milyon insanın yerinden edildiğini, 15 milyon mülteci bulunduğunu kaydetti.

Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler arasında insani gelişme açısından örnek performans sergileyen ülkelerden biri olduğunu belirten Yılmaz, "Elbette ki bulunduğumuz yerden memnun değiliz. Ama son 15 yılda sağladığımız ilerleme son derece sevindirici. 2000'li yıllara kadar kriz ve istikrarsızlıkla anılan bir ülke olan Türkiye, 2002'den sonra bütüncül ekonomik ve sosyal politikalar sayesinde kriz ve istikrarsızlık dönemini geride bırakmıştır, küresel ve bölgesel düzeyde başgösteren çalkantıya rağmen hedefe odaklı ve kapsayıcı kalkınmasını sürdürebilmiştir" diye konuştu.

Küresel kriz ve bölgede yaşanan istikrarsızlıklar içinde Türkiye'nin büyümesini devam ettirdiğini anımsatan Yılmaz, şöyle devam etti:
"2000'den 2013'e gelirken insani gelişme endeksinde 0,653'ten 0,759'a yükselmeyi başardık. Bununla 2005'te 174 ülke arasında 85. sıradan 2013'te 187 ülke arasında 69. sıraya yükseldi. Sıralamamız yüksek insani gelişmeye tekabül ediyor. Hükümet programında da açıka ortaya koyduğumuz hedef en yüksek insani gelişmeye ulaşmaktır. Bir taraftan ekonomide yüksek gelirli ülkeler ligine çıkmayı hedeflerken, diğer taraftan insani gelişmede de en yüksek insani gelişme kategorisine girmek istiyoruz. Önümüzde 20 ülke var. Bu performansımızı devam ettirirsek 2023 perspektifinde en yüksek insani gelişmeye ulaşmamamız için hiçbir sebep yok diye düşünüyorum. Bunun gereklerini de yerine getirmemiz kaydıyla."
-Yaşam süresi yükseldi
Türkiye'nin 2000 yılında ortalama yaşam süresi 70 iken 2013'te 75,3'e yükseldiğini ifade eden Yılmaz, bu dönemde okulda 25 yaş üstü nüfusun geçirdiği sürenin 5,5 yıldan 7,6 yıla yükseldiğini, bunun önemli bir ilerleme olduğunu söyledi.

Beklenen okullaşma oranında iyiye gidildiğini anlatan Yılmaz, 2000'de 11,1 olan beklenen okullaşma oranının 2013'te 14,4'e çıktığını, bundan sonraki nesillerin şu anki nesilden iki kat daha fazla eğitim göreceğini kaydetti.

Birleşmiş Milletler'in satın alma gücüne göre kişi başına gelirin 2000 yılında 12 bin 890 dolardan 2013'te 18 bin 391 dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, "Bu da iyi performans gösterdiğimiz alanlardan biri. Küresel krizde başarılı bir yönetim sergilememiz bütün bu değerlerde bizi üst sıralara taşıdı. Sadece 2008-2013 döneminde Türkiye'nin bütün değerlerde 16 basamak yükseldiğini görüyoruz" dedi.

Demokratik bir ortamda siyasi sahiplenme olmadan planlarının kağıt üzerinde kalmaya mahkum olduğunu dile getiren Yılmaz, "Bu siyasi sahiplenmeyi görmekten dolayı hepimiz çok mutluyuz" diye konuştu.

Kaynak: AA