Çözüm Süreci

MELDA ÇETİNER- AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Çözüm Süreci'nin donmadığını belirterek, AK Parti ve Hükümet'in bugüne kadar ev ödevlerini yerine getirdiğini söyledi.

Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Çözüm Süreci donmadı. donmaz da. Bu süreç, AK Parti ile başlayan ve yürüyen bir süreç...2009 yılında Milli Birlik ve Kardeşlik adı altında hızlandı, 2012 yılında da adına Çözüm Süreci dediğimiz ve ciddi reformlarla yürümeye devam ediyor. Bu süreçte ülke insanı ciddi kazanımlar elde ediyor. İki yılda şehidimizin olmaması, şiddetin sonlanmaya çalışılması önemli adımdır" dedi.

Hükümet'in kararlı tavrıyla başlayan sürecin yine Hükümet'in sağlam iradesi ve kararlı tutumuyla sonuna kadar devam edeceğini belirten Aydın, şunları söyledi:
"Ama bunu yaparken de tabii ki Hükümet gerekli güvenlik tedbirlerini de almak durumunda. Devletin asli görevi vatandaşın can ve mal emniyetini korumaktır. Can ve mal emniyetinin olmadığı bir ortamda Çözüm Süreci'nden, barıştan, özgürlükten, kardeşlikten asla söz edemeyiz. Çünkü özgürlükler ancak güvenliğin, demokrasinin olduğu ortamlarda anlam ifade eder. Demokrasi olmazsa özgürlük, özgürlük olmazsa demokrasi olmaz. Bunların ikisinin ayrımını iyi tutturmak suretiyle yürütmek durumundayız. Güvenliğin mutlak surette sağlanması gerekiyor. Sokakların şiddet sarmalına dönüştüğü, insanların özgürce dolaşamadığı, fikirlerin özgürce ifade edilmediği ve baskılandığı ortamlarda tabii ki Çözüm Süreci de olmaz, özgürlükten ve demokrasiden de bahsedemeyiz.
Herkes özgürlüğünü kullanacak, ama bir kişinin özgürlüğü başka bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde de biter. Hiçkimsenin can ve mal emniyetine, başka özgürlüğüne de ket vurulamaz. İç Güvenlik Reformu hazırlıkları yapıldı ve Bakanlar Kurulu'nda imzaya sunuldu. Devlet asli görevlerini yerine getirecek. Bu manada özellikle AB üyeleri ve modern demokrasilerdeki uygulamalar neyse onu getiriyoruz. Amerika'yı yeniden keşfetmiyoruz. Uygulamadaki aksaklıklar, yine demokrasi ve hukuk devleti kuralları içinde giderilecek. Bunu uygulayan kişilerle ilgili önemli denetim mekanizmaları getirilecek. Bu süreçte özgürlükler de devam edecek ama güvenlik de sağlanacak."

-"Provokasyonlar oldu, oluyor. Bu provokasyonlara da gelmeyeceğiz"

Çözüm Süreci'nin devam etmesinin önemine işaret eden Aydın,"Bu sorun 100 yıllık önemli bir sorun. Ortadoğu'nun belki en önemli sorunu. Bu süreç olmasaydı, Türkiye'yi şu anda çok daha sıkıntılı süreçler bekleyebilirdi. Dolayısıyla bu sürecin biz farkındayız, kararlı adımlarla devam etmesini istiyoruz. Sorunun çözümünü istemeyenler var. Süreçten siyaseten rant, ekonomik kazanç, şu ya da bu şekilde bir menfaat temin etmeye çalışanlar, süreci akamete uğratmaya çalışacaklar. Provokasyonlar oldu, oluyor. Bu provokasyonlara da gelmeyeceğiz ama can ve mal güvenliğinin sağlanması için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Süreçte görev yüklenenlerin, sorumlu olanların ve her kesimin de sorumluluklarının bilincinde hareket etmesi gerektiğini kaydeden Aydın, tüm siyasi partilerin ve özellikle HDP'nin siyaseten çözümü desteklemeleri yerine insanları sokağa çağırmasının, farklı yollara başvurmasının hiçbir sorumlulukla bağdaşmadığını ifade etti.

Aydın, "Bu, onların niyetlerinin samimi olmadığını gösterir. Hepimiz samimi olacağız, üzerimize düşen ödevleri yapacağız. AK Parti ve Hükümetimiz bugüne kadar ki tüm ödevlerini, ev ödevlerini yerine getirdi. Atılacak adımları attı. Dün hayal edemeyeceğimiz, konuşamayacağımız bir çok şeyi bugün gerçekleştirmiş durumdayız. Daha da yapacağımız çok şey var. Ama buna karşılık 'süreçte ben varım' diyen kesimlerin de mutlaka üzerine düşen ödevleri yapması lazım. 2013 Mayısı'ndan beri silahlar bırakılacaktı, yurtdışına çıkılacaktı, normalleşme süreci başlayacaktı. Herkesin özellikle HDP'nin sözü geçiyorsa ve 'siyaseten ben bu süreçte varım' diyorsa, başka unsurları da bir şekilde bu noktaya getirmesi anlamında görevleri vardır. Herkesin bu görevleri dikkatlice yerine getirmesi lazım" değerlendirmesinde bulundu.

-"Devlet 90'lı yıllara dönmeyecek"

Çözüm Süreci'nin Türkiye ve Türkiye'nin geleceği, birliği ve kardeşliği için önemli olduğuna dikkati çeken Aydın, "Biz kesinlikle bu süreçten taviz vermeyeceğiz, geri adım atmayacağız, gerekli tedbirleri can ve mal güvenliğinin sağlanmasında da alacağız. Herkes bu manada bir samimiyet testinden geçiyor. Kim sürecin yanında, kim karşısında açık şekilde ortaya çıkıyor, çıkmak üzere. Sürecin yanında olanların olumlu olarak nihayete ermesi adına da üzerine düşen yükümlükleri yerin getirmesi şarttır" görüşünü savundu.
Bölgedeki olaylara değinen Aydın, "Bölgedeki olayları PKK yapmıyorsa, kendileri insanları sokağa çağırmakla ne yapmak istiyor? O yapmadıysa kim yaptı? Siyaset vatandaşın talep ve beklentilerine cevap vermek, sorunlarını çözmektir. Eğer sorunların çözüm yeri Parlamento ise siyaseten sorunlarına çözüm getirmek istiyorsa, yapılacak olan oturup konuşmaktır, müzakere etmek ve tartışmaktır. 90'lı yılların uygulamalarını hatırlatan bir takım çağrılar doğru değil. Devlet 90'lı yıllara dönmeyecek. Millet aydınlandı, yapılanları çok iyi biliyor. Millet çözümü de sahiplendi, barış, kardeşlik, huzur istiyor. Bin yıldır kardeş olan kesimlerin tamamı bütünleşmenin güçlenerek devam etmesi yanında tavır takınıyor. Halkın beklentileri doğrultusunda herkesin siyaset yapması şarttır" diye konuştu.


Kaynak: AA