Umuda Yolculukta 'Son Durakları' Makedonya Oldu

Suriye, Afganistan ve Irak gibi çatışma bölgelerinin yanı sıra yoksulluğun had safhada olduğu Afrika ülkelerinden "daha güzel bir yaşam" umuduyla yasadışı yollarla Avrupa ülkelerine ulaşmak isteyen mültecilerin birçoğu bu zorlu yolda hedefine ulaşamadan hayatını kaybediyor.

Son iki hafta içerisinde, Yunanistan üzerinden yasadışı yollarla Makedonya'ya giriş yapan yedi mülteci, gece karanlığında kendilerini fark edemeyen trenler tarafından ezilerek can verdi. Ülkelerindeki savaştan kaçan ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmak isteyen Suriye ve Afganistanlı mültecilerin umuda yolculuklarındaki son durakları Makedonya oldu.
Son olarak, biri 22 diğeri 23 yaşındaki Suriyeli iki kardeş, önceki gece Köprülü kasabasının Gradsko girişindeki köprüde Yunanistan'dan gelen yük treninin altında kalarak can verdi.
Makedonya'da son dönemde artan benzer kazaların ilki 1 Kasım gecesi yaşandı. Babası ile birlikte Avrupa'ya kaçan 22 yaşındaki Afgan, Köprülü kasabası Gradsko girişinde rayların üzerinden karşıya geçmek isterken tren tarafından ezildi. Kazada hayatını kaybeden Afgan gencin cesedi, babası ve berebarindekiler tarafından rayların hemen yanına defnedildi.
Öte yandan, 2 Kasım gecesi de 55 yaşındaki bir Suriyeli mülteci, Negotino yakınlarında benzer bir şekilde can verirken, yetkililer 10 Kasım sabahı da Köprülü kasabası girişinde tren tarafından ezildiği tahmin edilen birine ait cansız bedene ulaştı.
Makedonya demiryollarında son dönemde yaşanan en acı kaza ise 5 Kasım gecesi yaşandı. Afganistanlı baba, kucağındaki 45 günlük bebeği ile Negotino yakınlarında trenin altında ezilerek can verdi.
Son iki haftada meydana gelen bu kazalar, bölgedeki mülteci sorununu yeniden gündeme getirdi.

- Umuda yolculuk

Yunanistan üzerinden Makedonya'ya giren mülteciler, insan kaçakçılarının talimatı ile demiryollarını takip ederek Makedonya ile Sırbistan sınırındaki Loyane köyüne ulaşmaya çalışıyor. Loyane'de mültecileri bekleyen insan tacirleri, onları yine yasadışı yollarla Sırbistan'a sokuyor.
Mülteciler, yakalanmamak için yolculuklarını genelde gece karanlığında yapıyor. Gündüzleri saklanan mültecilerin Makedonya sınırlarındaki yolculuğu 3 ila 5 gün sürüyor. Günlerce yürüyen, gerektiği kadar dinlenme ve yemek yeme imkanı bulamayan kişiler, yorgunluk dolayısıyla dikkatlerini kaybediyor. Alınan bilgilere göre, Makedonya'da son dönemde yeniden gündeme gelen tren kazalarının tamamı 22.00 ila 01.00 saatleri arasında meydana geldi.
Mülteciler, umuda yolculukları boyunca nadiren de olsa şehir merkezlerine girmek zorunda kalıyor. Makedonya'daki yolculukları sırasında mültecilerin girmek zorunda kaldıkları yerleşim birimlerinden biri de Köprülü kasabası. Kasabanın sakinlerinen alınan bilgiye göre, geceleri şehir merkezinden geçen mülteciler hiçbir şekilde ne evlere ne de işyerlerine zarar vermiyor. Köprülü Polis Karakolu'ndan edinilen bilgiye göre, vatandaşlar tarafından bugüne kadar kendilerine herhangi bir şikayet yapılmadı.
Daha önceleri sınıra yakın köylerde sıkça görülebilen mülteciler, Makedonya polisinin kontrolleri sıklaştırmasıyla gözden uzak durmaya başladı.

Vatandaşlar mültecilere dair "onlar hem var, hem yok" ifadesini kullanıyor.

- İşbirliği ve yardım çağrısı

Makedonya İçişleri Bakanı Gordana Yankulovska, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, mülteciler sorununun her geçen gün büyüyen bir sorun olduğunu ve kriz bölgelerinden yüzbinlerce insanın Avrupa'ya ulaşmak istediğini söyledi.

Sorunun çözümü için hem Yunanistan hem de diğer Avrupa ülkeleri yetkililerine birçok kez iş birliği ve yardım çağrısında bulunduğunu kaydeden Yankulovska, "Büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Bu tür kazalar birçok farklı sebepten meydana geliyor. Tüm gücümüzle çalışıp yasadışı yollarla ülkemize giren mültecilerin sayısını azaltmak için uğraşıyoruz" dedi.

Öte yandan, Makedonya Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da mülteciler konusunda gerekli hassasiyeti gösteriyor. Mülteciler, bakanlığa bağlı sığınma merkezlerinde en iyi koşullarda konuk edilirken, bu zorlu yolda hayatını kaybedenler de Makedonya'daki Müslüman mezarlıklarına defnediliyor.

- Umut yolcuları

Kameralara konuşmak ve adını söylemek istemeyen 55 yaşındaki Filistinli bir kadın, 1968 yılında yerleştirildikleri Suriye'deki Yermuk Kampı'ndan dört ay önce oğlu, kızı, damadı ve torunu ile umuda yolculuğa çıktıklarını belirtti.

Eşinin ve iki oğlunun kampta kaldıklarını anlatan Filistinli kadın, amaçlarının İsveç'te yaşayan kızının yanına ulaşmak olduğunu ifade etti.

Filistinli kadın, bir AB üyesi olan Yunanistan'da paralarının alındığını ve kendilerine "artık Makedonya'ya geçebilirsiniz" denildiğini ileri sürerek, "Bu nasıl bir ironi? AB ülkesi bizi önce Makedonya'ya, oradan da yeniden Avrupa'ya gönderiyor" dedi.

Ailesinin dört bir yana dağıldığını anlatan Filistinli kadın, "1968 yılından Suriye'ye sığındık. Bugünse Makedonya'dayız. Eşim ve iki oğlum hala Suriye'de. Kızım ve Filistinli damadım İsveç'te yaşıyor. Birçok akrabam hala Filistin'de. Tüm bunlar neden bizim başımıza geliyor" diye konuştu.


- Makedonya'yaya mülteci akını

Eski Yugoslavya'dan ayrılarak 1991 yılında bağımsız bir devlet olan Makedonya'da, bu tarihten itibaren birçok kez yoğun göç aldı.
Arnavutluk'ta, 1991 yılında yaşanan kriz nedeniyle bin 180 Arnavutluk vatandaşı Makedonya'ya sığınırken, 1992 yılında başlayan Bosna savaşı nedeniyle de 35 bin kişi Makedonya'daki yedi mülteci kampında 1997 yılına kadar misafir edildi.
Makedonya'daki en büyük mülteci göçü ise 1999 yılında Kosova'daki savaş nedeniyle yaşandı. Kosova'daki savaştan kaçan 360 bin kişi, Makedonya'ya sığındı. Kosovalı mültecilerin yüzde 65'i evlere kalan kısmı ise mülteci kamplarına yerleştirildi.
Kaynak: AA