Erdoğan Ankara'daki dev açılışta konuştu...
Ankara'da bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı eylemcilerine seslenerek "Sizi gidi Geziciler sizi. Yahu gezseler yine kar. Hep yatıyorsunuz. Bu kutlu yürüyüşü kimse durduramayacak" dedi.

DEDİKODUDAN BAŞKA NE YAPIYORSUNUZ
Gezi Parkı eylemcilerine 'Ey geziciler 10 tane ağaçla başladınız değil mi, acaba bir tane ağaç diktiniz mi? Diye seslenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'Ey anamuhalefet temsilcileri siz nerede neyi dikiyorsunuz. Dedikodudan başka nifak tohumlarından başka ne yapıyorsunuz? Bu yol inşaatıyla birlikte 100 bin adet gül dikildi. Yeşil alan kazandırıldı. 19 yıl önce Ankara'da kişi başına düşen yeşil alan miktarı 2 metrekareydi şimdi 19 metrekare. 1'e 8 arttı. Nüfus sabit kalsaydı 38 metrekareye çıkacaktı. Ankara sadece binalarla değil yeşil alanlarıyla da büyüyor' şeklinde konuştu.
GEZİCİLER HEP YATIYORSUNUZ
'Kanalistanbul yapıyoruz, üçüncü havalimanını yapıyoruz karşı çıkıyorlar' diyen Erdoğan 'Sizi gidi Geziciler sizi. Yahu gezseler yine kar. Hep yatıyorsunuz. Bu kutlu yürüyüşü kimse durduramayacak' dedi.
Başbakan Erdoğan Ankara'daki Yeni Çiftlik Bulvarı'nın açılış töreninden konuştu.
Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:
'Sevgili Ankaralılar bugün gençlerimizle el ele buradasınız. Cumhuriyet kurulduğunda 40 bin olan bir kasabaydı. Şimdi ne oldu? 90 yıl içinde 5 milyon nüfuslu bir dünya merkezine dönüştü. Cumhuriyet kurulduğunda Ankara kırsal bir kasabaydı. Ankara'da çarpık kentleşme yaşanmasaydı çok iyi olurdu. Ama biz öyle geldi böyle gider demiyoruz. Tüm birikimimizi şehrilerimize aktarıyoruz. İstanbul, Ankara, Gaziantep... Bu şehirlerin çehresi değişti. Çok eskiye gitmeyin, 10 yıl önce havaalanı ve yol nasıldı, şimdi nasıl...
Biz eserlerle konuşuyoruz. Fazla lafa hacet yok. Hizmet götürmenin son derece zor olduğu bir yerdi Ankara. Şu an bu bölge en modern ve en sağlıklı bölge. Mamak'tan, Keçiören'e tüm ilçelerde büyük dönüşümler gerçekleştirdik. Kararlıyız, yapacağız. Önümüz kesilmek isteniyor ama durmak yok yola devam.
'BİR AĞAÇ DİKTİNİZ Mİ?'
Ey Geziciler, 10 tane ağaçla başladınız değil mi? Acaba hayatta bir tane ağaç diktiniz mi? Hadi buyrun, her tarafta biz ağaçlar dikiyoruz, yeşille ülkemizi buluşturuyoruz. Ey ana muhalefetin temsilcileri, siz nerede ne dikiyorsunuz? Aramıza nifak tohumları ekmekten başka ne yapıyorsunuz?
Bu yol inşaatıyla birlikte 100 bin gül dikildi, hem Ankara trafiği rahatlayacak, hem Ankara yeşillenecek. Biz iş üretiyoruz, sanal gündemlerle ülkenin enerjisini heba etmiyoruz. Yıllar yılı bizi laflarla oyaladılar. Şimdi İstanbul'dan çıkıyorsun yola, otoyolla Ankara. Durmak var mı, yok.
Biz dertliyiz dertli, biz bu millete aşığız aşık. Aşkı olmayanın, derdi olmayanın iş üretmesi mümkün değildir. Biz Ferhat'ız siz Şirin'siniz. Dağları dele dele geliyoruz.
'SİZİ GİDİ GEZİCİLER SİZİ'
Bizim projelerimizi ya engelliyorsunuz ya yatıyorsunuz. Sizi gidi geziciler sizi, gezseniz gene iyi hep yatıyorsunuz, ya engelliyorsunuz, ya yatıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın bu kutlu yürüyüşü durduramayacaksınız.
Acımasızca 100 bini aşkın insan Suriye'de öldürüldü. Şimdi ne diyorlar? Kimyasal silah kullanıldı, kimyasal silahla insanın ölümü suç oluyor da 100 bini aşkın insan tanklarla toplarla öldürülüdüğü zaman o suç oluşturmuyor mu? Bu nasıl bir mantıktır? Netice insanın ölümüyse, onun ölümüne neden ne olursa olsun insanlık olarak bunu karşısında dikilmek zorundayız. 67 tane vatandaşım öldürüldü. Ne olacak? Kazara öldürüldü olur mu?
'ZULME RIZA ZULÜMDÜR'
BM hâlâ üzerine düşen görevi yapmamıştır, Arap Ligi de öyle... Aynı şey Mısır içinde geçerli.. Mısır'da yapılanların demokrasiyle bir bağlantısı var mı? Batı buna hala darbe diyememiştir. Niye? Çünkü hepsi bir yerlere şirin görünme gayretinde.
Şu anda orada 3 bini aşkın insan öldürüldü. Orada 17 yaşındaki Esma kızımızın nasıl şehit edildiğini gördünüz değil mi? Babası erkek kardeşi içeri alındı. 3 bin insan, başta Sayın Mursi olmak üzere siyasi tutuklular içeride. Nerde dünya? Zulme rıza zulümdür. Kimden gelirse gelsin. Eğer siz zulmü alkışlıyorsanız siz de zalim olursunuz. Tarih boyunca biz zulmün karşısında durduk.'
