Chp İzmir Milletvekili Prof.dr. Hülya Güven:
CHP İzmir Milletvekili Prof.Dr. Hülya Güven, hekimlerin ağır iş baskısı nedeniyle bunaldığını gördüğünü belirterek sağlık sistemiyle ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.

HEKİMLER İSYANDA
Güven, “Aile hekimleri hizmet için kullandıkları binaların kiralarını kendileri ödüyor. Bu kira bedelinin kamuya sağlık ocağı olarak bağış yapılan yerlerden bile alındığını söylüyorlar. Peki, bağış yapılan bir sağlık ocağını kullanan aile hekiminden kesilen bu kira bedeli nereye gidiyor? Bunun bakanlıktaki girdi kalemi nedir?" diye sordu.
Aile hekimlerinin genelgelerle yönetildiğini anlatan Güven, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir genelge ile defin nöbeti, başka bir genelge ile de hekimsiz kalan acil servisler için nöbet zorunluluğu getirildi.
Hekimler isyanda. Çünkü defin ya da acil nöbeti sonrası nöbet izni yok. Hekim sabaha kadar çalışıyor ertesi gün yine aile sağlık merkezine giderek görevine başlıyor. İnsan haklarına aykırı bir durum. Nöbet izni diye bir kavram onlara işlemiyor. Aile hekimlerinin acil nöbeti tutmaları, yönetmeliğe de aykırı. Onların acil nöbeti tutmaları kamu sağlığını tehlikeye atmak değil midir? Aile hekimleri, cihazlarını, elemanlarını tanımadığı, malzemelerin yerlerini bilemediği hastanelerde acil hizmet vermeye zorlanıyor. Yine aile hekimleri,nöbet izni olmayan acil nöbeti yanında günde en az 60 hasta bakacak, engelli ve yatalak hastalara evde bakım hizmeti verecek, bağlı olan köyleri ziyarete gidecek. Gebeleri, bebekleri takip edip, aşılarının aksamamasını sağlayacak. Tüm bu hizmeti kendisine verilen bir sağlık elemanı ile yani hem hemşirelik,hem ebelik, hem sekreterlik yapan bir sağlık elemanı ile yürütecek. Hem hekim hem de yurttaşlar için insan haklarına aykırı bir düzenleme."
AİLE HEKİMLERİNE MOBBİNG UYGULANIYOR
Aile hekimlerine ağır bir mobbing uygulandığını belirten Güven, sözlerine şöyle devam etti: "Hekimler bunalmış durumda. Ama hekim arkadaşlarımız da farkındaki ithal hekimlerin önünün açılması için sistem bilinçli olarak çökertiliyor. Çünkü torba kanun düzenlenmesinde Türkçe bile bilmeyen yabancı hekimlere çalışma yolu açıldı.Zaten çorbaya dönen sistemde savrulan hekimlerin bir kısmı mesleği bırakmak zorunda kalıyor.”
