Maliye Bakanı Şimşek Soruları Yanıtladı Açıklaması

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin kredi notunda yeni bir artışın ülkeye etkisinin büyük olacağını belirterek, özellikle özel sektörün bu sayede daha uzun vadeli ve ucuz kaynaklara erişebileceğini bildirdi.

Şimşek, Bakanlık toplantı salonunda düzenlediği "Makro ekonomik gelişmeler ve 2013 yılı ilk çeyrek bütçe gerçekleşmeleri" konulu basın toplantısının ardından soruları da yanıtladı.

Bakan Şimşek, "Devlet Memurları Yasası"ndaki değişikliğe ilişkin, bu konuda bir taslak olduğunu söyledi.

Kamu görevi yapanların ülkenin her tarafında çalışmakla mükellef olduğunu, bu konuda herhangi bir teşvik sistemini doğru bulmadığını vurgulayan Şimşek, "Bizim milliyetçiliğimiz, ülke ve vatan sevgimiz sadece söylemde ve kağıt üzerinde olmamalıdır. Biz bu ülkeyi seviyorsak bu ülkenin dört bir köşesinde gönüllü olarak çalışmamız lazım" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın defalarca işçi ve memur ayrımının kaldırılmasına değindiğini anımsatan Şimşek, bu durumun anayasa değişikliği ile söz konusu olabileceğini ama mevcut sistemde millete hizmetin kalitesini artırmak gerektiğini söyledi.

Mehmet Şimşek, kamunun verimli çalışıp çalışmadığına bakılması gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

"Vatandaş memnuniyeti kamuda ne düzeyde- Kamu hizmetleri kaliteli bir şekilde veriliyor mu- Kaliteli hizmet verme noktasında eksikliği olanlara bir müeyyide olmalı mı- Tabi ki olmalı. Başka türlü nasıl verimli çalıştıracaksınız. Bu nedenle olaya büyük resimden bakmak lazım. Türkiye bu açıdan da dünya ile karşılaştırıldığında yine birtakım eksiklikleri olan bir ülkedir. Bu konuda son yıllarda sayısal olarak önemli iyileştirmelere gittik ama hizmeti vermede yeterince iyi performans göstermeyenler tabi ki bir şekilde müeyyideye tabi olmalı."

-"BOTAŞ, 2 milyar lira ödedi"-

Şimşek, BOTAŞ'ın bu sene için yaptığı ödemelerin 2 milyar lira olduğuna dikkati çekerek, "Bunun yaklaşık 700 milyon lirası cari vergi ödemeleri, 1,3 milyar lirası da geçmişten kalan borçlarının ödemesi" bilgisini verdi.

Bu durumun devam edeceğine olan inancını dile getiren Şimşek, ÖTV'lerdeki artışın bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

-"Ortadoğu ve Afrika'ya açılım inanılmaz düzeyde büyük bir başarıdır"-

Şimşek, son 10 yıl içinde Türkiye'nin ihracatta, özellikle de ihracatı çeşitlendirmede çok büyük başarı yakaladığını belirtti.

Bu durumun çaba gerektirdiğine ve tesadüf sonucu oluşmadığına işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:

"Özellikle Avrupa'da sıkıntıların etkisini azaltmaya yönelik olarak Ortadoğu ve Afrika'ya açılım inanılmaz düzeyde büyük bir başarıdır. 2002 yılında bizim Ortadoğu, Afrika bölgesine ihracatımızın toplam ihracat içindeki payı yüzde 12 iken, bu rakam neredeyse yüzde 32'ye ulaştı. 10 sene içerisinde bu kadar büyük bir dönüşüm yaşanmış. Bu dönüşüm yaşanmasaydı, Avrupa'nın Türkiye üzerindeki etkisi çok daha büyük olurdu."

Şimşek, ihracatçılara inandığını ifade ederek, dünyada özellikle de Avrupa'da iç talepte toparlanma gerektiğini, bunun olmaması durumunda zorlanmanın devam edeceğini söyledi.

-"Kredi derecelendirme kuruluşları en çok özel sektörü olumsuz etkiliyor"-

Bakan Şimşek, kredi derecelendirme kuruluşlarından yeni bir not artışı bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine de söz konusu kuruluşların geriden geldiğini, Türkiye'nin daha iyisini hak ettiğini kaydetti.

Bütün bunlara rağmen kredi notu artışının Türkiye'ye etkisinin çok büyük olacağını vurgulayan Şimşek, "Bunu söylerken Hazinenin borçlanma maliyeti bazında bakmıyorum. Hazinenin borçlanma maliyetinin piyasalar tarafından 'yatırım yapılabilir' seviyesinin çok üzerinde fiyatlandırıldığını biz zaten biliyoruz. Bizim için önemli olan özel sektörün uzun vadeli ucuz kaynaklara erişimidir" diye konuştu.

Yeni bir not artışıyla, özel sektörün daha uzun vadeli ve ucuz kaynaklara erişebileceğine işaret eden Şimşek, "Bizim şuanda bütün derdimiz, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin uluslararası piyasalardan 10-20 yıllık çok düşük faizlerle borçlanabilmesi, kaynak bulması ve bu kaynağı yatırımlar için kullanarak ölçek büyütmesi, dünyada rekabet gücünü artırmasıdır. O nedenle bu kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye karşı ihtiyatlı tavrı en fazla özel sektörümüzü olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranının OECD ülkeleri ortalamasının 3'te 1'i olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Buna da artık bir miktar prim vermek lazım" dedi.

-Büyümenin yüksek çıkması için henüz erken-

Maliye Bakanı Şimşek, "Şubat ayı bütçe rakamlarını açıklarken, 'faiz dışı giderler yüksek seyretti, bunu mercek altına alacağız' demiştiniz. Mart ayına geldiğimizde, tedbir almayı gerekecek noktaya gelindi mi-" sorusu üzerine de faiz dışı harcamalarda mart ayındaki artışın makul düzeyde olduğunu bildirdi.

Şuan itibariyle yıl sonu hedeflerini aşacak bir trend görmediğini dile getiren Şimşek, "Bir bütçe yapmışız ve yıl sonu için hedef koymuşuz. Bizim derdimiz bütçe disiplini ve mali disiplin derken söz konusu hedefler çerçevesinde rakamları götürmek. Ben gözden geçirme ve tedbiri, o hedefleri aşacak noktaya bir kalemde gelmemiz durumunda kullandım, doğrusu da o" diye konuştu.

-Köprü ve otoyol özelleştirme sürecinin başındayız-

Bakan Şimşek, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin ne tür bir yol haritaları bulunduğu üzerine de bu konuda Otoyol AŞ gibi bir şirketin kurulması ve bunun için yasal düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Bu noktada halka arz seçeneğini değerlendirdiklerini belirten Şimşek, bu durumun bir süreç gerektireceğini ve kendilerinin bu sürecin başında olduklarını söyledi.

Şimşek, Türk Telekom hisselerine yönelik soru üzerine de söz konusu şirketin halka açık olduğunu, prensip olarak halka açık şirketlerin özelleştirilmesine ilişkin açıklama yapmadığını vurguladı.

Şimşek ayrıca, halka arza ilişkin konuların Özelleştirme Yüksek Kurulunun takdirinde olduğunun altını çizdi.

Muhabir: İbrahim Yılmaz - Recep Demir

Yayıncı: Zülal Eser
Kaynak: AA