Kahtalı Esnafın Suriyeli Vatandaşa Duyarlılığı
Uzun yıllardır Kahta’da esnaflık yapan Ömer Pirçek, Suriye’de yaşanan zulümden kaçan ve Kahta’ya yerleşen Suriyeli vatandaşa iş yerinde çalışmasını önerdi.

Kahtalıların bu konudaki hassasiyetlerinin kendisini çok duygulandırdığını ve Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde ensar-muhacir iklimindeki o kardeşliği anımsattığını ifade eden Barmaja, "Öncelikle bana kucak açan ve beni kardeş gibi gören Ömer Pirçek’e ve tüm Kahtalılara teşekkürü bir borç bilirim. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin biz Suriyeli halka olan hassasiyetleri de takdire şayandır. Kendimi ensar-muhacir ikliminde hissettim. Allah razı olsun. Allah Suriye'de geride kalan, gelmek isteyip de gelemeyen ve orada zulme maruz kalan kardeşlerimize de yardım etsin. Bu sevgi ve kardeşlik beni bahtiyar etmiştir. 'Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız, iman etmedikçe de cennete giremezseniz.' hadis-i şeriflerinde de belirtildiği gibi, birbirimizi sevmemiz gerekiyor. Ben ve hanımım ilerleyen yaşımıza rağmen, büyük gayret göstererek, Türkçeyi öğrenmeye çalışıyoruz. Bunun için halk eğitim merkezinde hafta sonu, okuma yazma kursuna gidiyoruz. Küçük kızım Sılaf, down sendromlu ve 10 yaşında olmasına rağmen, gittiği özel bir rehabilitasyon merkezinde, Türkçeyi 2 ayda öğrendi. Sılaf'ın zekası Sayın Kaymakam bey tarafından da fark edildi. Kaymakam bey kızımı takdir edip, ona hediyeler verdi. Hem kızım, hem de ben ne kadar sevindik bilemezsiniz. Buradan Kahta Kaymakamı Sayın Metin Esen'e de teşekkür etmek istiyorum. Kızım Sılaf, down sendromlu olmasına rağmen şu an 3 dil bilmektedir" şeklinde konuştu.
