Korkmaz davası AYM'de
Ali İsmail Korkmaz'ın ailesi, davanın Eskişehir'den Kayseri'ye nakledilmesi kararını AYM'ye (Anayasa Mahkemesi) taşıdı.

Baba Şahap Korkmaz adına avukatları tarafından AYM'ye yapılan başvuruda nakil kararına dayanak yapılan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 19/2. maddesinin ve buna dayanılarak verilen nakil kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "adil yargılama hakkı" ile "etkili başvuru hakkını" ihlal ettiği savunuldu.
"BAKANLIK MÜDAHALE ETMEMELİ"
Yerel mahkemenin davanın nakledilmesini talep etme yetkisi olmadığı ve bunu Adalet Bakanlığı'nın Yargıtay'dan talep edebileceği ifade edilen başvuruda idari bir organın sürece katılımının özellikle kamu görevlilerinin yargılandığı davalar açısından oldukça problemli olduğu belirtildi. Davanın Adalet Bakanlığı'nın müdahalesi olmadan yürütülmesinin daha adil olacağı kaydedilen başvuruda, Eskişehir'in çeşitli davaların nakledildiği güvenli bir şehir olduğu belirtildi.
"AVRUPA ŞEHRİ"
Kamuoyunda Şerzan Kurt, Kızıltepe (Uğur Kaymaz) davası olarak bilinen davaların kamu güvenliği gerekçe gösterilerek Eskişehir'e nakledildiği hatırlatılan başvuruda "Tüm ülke kamuoyunun da açıkça bildiği ve bir Avrupa şehri olarak gördüğü Eskişehir'de bir güvenlik sorunu bulunmamaktadır. Öyle ki başkaca illerde kamu güvenliği açısından sorun oluşturabileceği düşünülen davalar Eskişehir iline nakledilmektedir. Bu durum davanın nakledilmesinde kamu güvenliği ölçütünün ne kadar temelsiz ve tutarsız olduğunu göstermektedir" denildi.
TANIKLARIN DİNLENİLMESİ
Davanın nakledildiği Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25 tanığın dinlenilmesi ve olay yerinde keşif yapılması için Eskişehir'deki mahkemelerden talepte bulunduğu hatırlatılan başvuruda "Bu durum dahi nakil kararının kamu güvenliği gerekçesiyle çeliştiğini ve bu çelişkinin adil yargılama ve etkili başvuru hakkını ihlal ettiğini ifade eder" denildi. Ölüm olayının meydana geldiği yerde yürütülecek bir yargılamanın sorumluların cezalandırılmaları açısından adil ve etkin olacağı belirtilen başvuruda ayrıca tarafların görüşü alınmadan nakil kararının verilmesi ve karara yönelik itiraz yollarının kararda belirtilmemiş olmasının da hak ihlali olduğu savunuldu.
Nakil kararına karşı yaptıkları itirazın Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından bu kararlara itiraz hakkı olmadığı gerekçesiyle incelenmeden reddedildiği belirtilen başvuruda katılımcı ve şeffaf olmayan bir yargılama sürecinin adil ve etkili olamayacağı ifade edildi. Adalet Bakanlığı tarafından bildirilen gerekçelerle bağlı kalınmaksızın gerekli araştırma yapılarak karar verildiği belirtilmesine rağmen nakil kararında herhangi bir araştırma yapıldığına dair bilgi olmadığı kaydedilen başvuruda iç hukuk yollarının tüketildiği ve bu yüzden başvuru zorunluluğu doğduğu belirtildi.
