SAÜ Öğretim Üyeleri, Dünya Yaşlanma Konferansına Katıldı
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Mustafa Arslan ile Yrd. Doç. Dr. Ali Kuzu Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenen dünya yaşlanma konferansına katıldılar.

Dünyanın pek çok ülkesinden ilgili kurum ve kuruluşların, akademisyenlerin ve politika belirleyicilerin katıldığı yaşlanma konferansları, her yıl farklı bir ülkede düzenlenerek, konuyla ilgili sorunlar masaya yatırılıyor, çözüm yolları tartışılıyor ve ilgili taraflarda farkındalık oluşturmak amaçlanıyor.
Bu yıl da yoğun bir katılımın gerçekleştiği Yaşlanma Konferansında, “Huzurevlerinde Sunulan Hizmet Kalitesi” konulu bir de bildiri sunan Arslan ve Kuzu, çalışmanın amacını “Huzurevi ve yaşlı bakım rehabilitasyon merkezlerinde kalan yaşlı bireylerin, bu kurumlardan beklentilerinin ve kendilerine sunulan hizmetlere yönelik algılarının belirlenerek, yaşlılara daha iyi hizmet sunulmasına katkıda bulunmak” olarak belirttiler.
Yaşlı bakımı alanında yetişmiş eleman açığını gidermeye yönelik olarak, “Yaşlı Bakım Önlisans Programı”nın, Türkiye’de ilk kez Sakarya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO’da 2005 yılında açıldığını belirten öğretim üyeleri, konuyla ilgili şu bilgileri verdiler; “20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, özellikle gelişmiş ülkelerde başlayan nüfusun yaşlanması sorunu, genel olarak yaşlılık kavramının ve ileri yaşlarda ortaya çıkan sorunların daha kapsamlı olarak ele alınması ve incelenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Ortalama yaşam süresindeki artışla birlikte, doğurganlık oranlarındaki azalma başta olmak üzere muhtelif sebeplerden ötürü değişen demografik yapı, ayrıca kadınların gittikçe artan bir oranda çalışma hayatında yer almaya başlamaları, ülkemizde de yaşlı bakımı konusunun daha kapsamlı olarak ele alınması gereğini ortaya koymaktadır. Sosyal güvenlik imkânlarının artması, evlâtların daha bağımsız yaşama isteklerinin yol açtığı çekirdek ailelerin yaygınlaşması, bekâr olarak yaşamayı tercih edenlerin artması, evlenenlerinse daha az çocuk sahibi olma eğilimi ve zamanla değişen (bozulan!) sosyo-kültürel yapı sebebiyle yaşlılık, yalnızlaşma yönünde bir eğilim sergilemektedir. Çalışan kadın oranının da artmasıyla evde olsun kurumlarda olsun yaşlı bireylerin bakım ihtiyaçları artmaktadır. Yaşlılık yalnızca yaşlanan kişinin değil onun yakınlarının da bir sorunudur. Oysaki insanın yaşı kaç olursa olsun, çevresinde ve toplumda bir yük olarak görülmeye başlanması, toplumda sosyolojik bir sorun olduğunun göstergesidir. Tüm bunlar yaşlılığın çok boyutlu olarak ele alınarak rasyonel ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.”
