Bir Uçak Düştü Diye Savaş Çıkmaz
Emekli Paşa Ramiz İlker, Suriye’nin düşürdüğü Türk askeri keşif uçağına ilişkin, bu olayın NATO tarafından münferit bir olay olarak kabul edileceğini savunarak, "Suriye'nin özür dilemesi ve tazminat ödemesi beklenir. Bu işi tırmandırmamak lazım" ifadesini kullandı. Ramiz Paşa, kayıp pilotlara ilişkin de, "Ben ümidimi yitiriyorum. Eğer pilotlarımız atlasaydı ölüsü veya dirisi şimdiye kadar bin kere bulunurdu. Üzülerek ifade ediyorum, ben uçakla birlikte parçalandıklarını düşünüyorum" dedi.
Emekli Paşa Ramiz İlker, Suriye 'nin düşürdüğü Türk askeri keşif uçağına ilişkin Beyaz Gazete'ye önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu olayın NATO tarafından münferit bir olay olarak kabul edileceğini söyleyen Ramiz Paşa, 'Suriye 'nin özür dilemesi ve tazminat ödemesi beklenir. Bu işi tırmandırmamak lazım ' ifadesini kullandı. Ramiz Paşa, kayıp pilotlara ilişkin de, 'Ben ümidimi yitiriyorum. Eğer pilotlarımız atlasaydı ölüsü veya dirisi şimdiye kadar bin kere bulunurdu. Üzülerek ifade ediyorum, ben uçakla birlikte parçalandıklarını düşünüyorum ' dedi.
Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Ramiz İlker, 4 gündür Türkiye'nin gündeminde olan Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F- 4 P fantom tipi keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesini Beyaz Gazete'ye değerlendirdi.
Düşen uçağın RF-4E tipi olduğunu belirten Ramiz İlker, ' keşif gözetleme demek. F-4E uçakları fantomdur. RF-4 uçağı F-4 'lerin keşif tipidir. Bu uçaklar tek kişiyle gider, görevini yapar, gelir. Normalde bu uçakların önünde 20 milimetrelik makine topu vardır. Topu çıkarılmıştır oraya fotoğraf kameraları konulmuştur. Ama ayrıca bunlara silah takılabilir. Ama keşif görevinde bunlar zaten takılmaz ' diye konuştu.
'HANGİ UÇAĞIN HANGİ GÖREVİ OLDUĞU HER KADEMEDE BİLİNİR '
'Suriye ile ilişkilerimiz mağlum. Neredeyse çatışmanın eşiğindeyiz ' diyen Ramiz Paşa, 'Böyle bir durumda o uçak böyle bir göreve gönderli mi gönderilmez mi? Filoların hergünkü görev planlamaları o filonun, o üstün bağlı olduğu mesela bu uçak Malatya 'dan kalkıyor. Malatya Diyarbakır 'a bağlı, 2. tatbik kuvvete. Üsler kuvvetlere bağlıdır. Doğu'daki üsler Diyarbakır 'a, Batı'daki üsler Eskişehir 'deki hava kuvvetine bağlıdır. Ve bunların planlamaları en geç bir gün önceden yapılır, üssün üzerindeki kuvvet makamlarına bildirilir, kuvvet de bunu hava kuvvetlerine gönderir. Yani hangi uçağın hangi görevi olduğu her kademede sıradan bilinir ve an be an takip edilir ' ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda Türk Hava Kuvvetleri'nde radar sistemi olduğunu belirten İlker, 'Dağ başlarında en yüksek tepelerde konuşlu hava savunma kontrol ve ihbar merkezleri var. Büyük bir radar istasyonudur bu. 24 saat Türk hava sahasını ve görebildiği düşman hava sahalarını tarar. Burada gördüğü bilinmeyen, tanımlanamayan hava cismini takip eder. Müsadesi yoksa hava savunma bildirim merkezine bildirir. Gerekirse bunlara karşı hava savunma nöbetinden hazır bekleyen uçaklar kaldırılır. Bu bilinmeyen, tanımlanamayan hava cismine gönderilir. Bir de uluslarası çatışma kuralları vardır. Mesela bilinmeyen bir uçak geldi, savunma nöbetinden hazır bekleyen uçaklar bilinmeyen ize gider ve Türk hava sahasına girdin, bu sahayı terk et diye anons yapar. Anonsa cevap alamadıysa, mesela uçağın koluna girer. İkilidir o uçaklar; birisi koluna girer, birisi yukarıda bekler bir hareket yaparsa onu düşürmek için. Bunları yapar ve yabancı uçağı kendi meydanına indirir. Hava çatışma kuralları budur. Yani bilinmeyen bir uçağa karşı yapılacak uluslararası kaideleri kapsayan bunlardır ' şeklinde konuştu.
'SURİYE'NİN HAVA SAHASINDA NE İŞİ VAR? '
Ramiz Paşa, 'Türkiye'nin uçağı göndermesinde eğer politik bir karar varsa bunu pilot bilmez. O sadece görevi icra eder. Ama böyle bir şey varsa stratejik olarak yanlıştır. Çünkü sen Suriye ile neredeyse çatışmanın eşiğine gelmişsin. Onun karasularına, havasahasına niye uçak gönderiyorsun. Böyle kritik bir zamanda, bu şekilde bir görev verilmişse bu bir hatadır. Ama bunu bilemiyoruz ' diye konuştu.
'PİLOTLARIMIZ ATLASAYDI ŞİMDİYE KADAR BULUNURLARDI '
Pilotların hala bulunamaması konusunda ümidini yitirdiğini ifade eden Ramiz İlker, 'Eğer uçak topla vurulmuşsa top dakikada 1500-2000 mermi atar. Ve top pilot kabinine geldiyse o çocuklar anında gitmiştir veya yaralanmıştır, aşağı atlamıştır. Ama aşağı atlasaydı 4'ncü güne geldik, kesinlikle bulunurlardı ' dedi.
'Fırlatma koltuklarının kullanıldığı da belli değil ' diyen Ramiz Paşa, 'Çünkü esas enkazının, esas motorun denizin dibinde olduğu söylendi. Su 50 metreden sonra beton tesiri yapar, uçak aynen betona vurmuş gibi dağılır gider. Eğer pilotlarımız atlasaydı şimdiye kadar ölüsü veya dirisi bin kere bulunurdu ' şeklinde konuştu.
'PİLOTLARIMIZ ŞEHİT OLDU GİBİ GELİYOR BANA '
Ramiz Paşa şöyle devam etti:
'Hava sahası ne demek? Kara sularının üzeri 0 seviyesinden uzaya kadar giden kısım o ülkenin egemenlik sahasıdır. Suriye hava sahası normalde 6 mildir sonra 12 mile çıkarıldı. Suriye diyor ki; 'Üzerimizden geçti. ' Uçak kanadından vurulsa, kuyruğundan vurulsa yani o toplar pilotlara gelmeseydi atlayabilirlerdi. Ama atlama yok. Atlama olsa mutlaka onların paraşütleri orada bulundurdu. Benim korkum o. İnşallah yanılırım ama şehit oldular gibi geliyor bana. Üzülerek ifade ediyorum; atlayamadıklar ve uçakla birlikte parçalandılar. '
'TÜRK UÇAĞINA AİT OLDUĞU O HIZLA ANLAŞILMAZ '
Ramiz İlker, "Suriye ile durum kritik israil'le düşman konumunda. Bu son olaylardan sonra üzülerek ifade ediyorum ve asla tasvip etmiyorum. Bu Suriye ile bizimkiler canciğer kuzu sarmasaydı. Parlamento toplantıları yaptılar, vizeler kaldırıldı, canım gülüm cicim... Birdenbire Amerika'nın tepkisiyle düşman olduk adamlarla. Bu yanlış, işin politik tarafı. bu gerginlik geldi buralara dayandı" açıklamalarında bulundu.
Suriye'nin İsrail'le yaşananlardan sonra işkillendiğini söyleyen Ramiz Paşa, 'O uçak oradan en az 360-400 nat ile geçer. O arada uçağın ucundaki ufacık Türk bayrağını göremez. Çünkü israil 'de de fanton uçakları var ' dedi.
O uçağın oraya neden gittiğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Ramiz İlker, 'Uçağımız Lazkiye Limanı'na keşif için gönderildiyse bu stratejik bir hatadır. Ama ondan emin değiliz. Ama ileri sürüldüğü gibi radarın testi veya profil görevi ise bu normal olabilir. Suriyenin iddiasına göre 'uçak 8 mile kadar girmiş,100 metre den geçmiş' Eğer böyleyse ister pilotun hatası olsun, ister bilinçli olarak oraya gönderenlerin hatası olsun bu bir hatadır. O riskli bölgelerde bunlar dikkate atılmalı. Akdeniz 'de yer mi yok ' ifadelerini kullandı.
'BİR UÇAK DÜŞTÜ DİYE SAVAŞ ÇIKMAZ '
Türk askeri uçağının uluslararası sularda vurulduğunun anlaşılması üzerine Türkiye NATO'yu olağanüstü toplantıya çağırmıştı. Ramiz Paşa yarınki toplantıya ilişkin de, 'Bu münferit bir olay kabul edilir. Tek bir uçak düştü diye NATO gelip Suriye ile savaşmaz. Suriye 'nin özür dilemesi ve tazminat ödemesi beklenir ' dedi.
'TÜRKİYE AMERİKA'NIN OYUNUNA GELMEMELİ '
'Bu işi tırmandırmamak lazım ' diyen Ramiz Paşa, 'Bizim Suriye 'de işimiz yok. Kandil'de işimiz var. Irak hükümetine terör konusunda tedbir al diyeceksin. Barzani 'ye senin canını okurum diye konuşacaksın, kırmızı halılarla karşılayıp değer verirsen olacağı budur. Amerika 'ya da restini çekeceksin. Amerika şu anda bize hiçbir şey yapmaz Amerika topal ördek durumunda şu an, seçime gidiyor. Amerika o yüzden kendi Suriye 'ye girmiyor, bizi kullanıyor. Amerika'nın oyununa gelemeyecek devlet ' şeklinde konuştu.
BEYAZ GAZETE
Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Ramiz İlker, 4 gündür Türkiye'nin gündeminde olan Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F- 4 P fantom tipi keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesini Beyaz Gazete'ye değerlendirdi.
Düşen uçağın RF-4E tipi olduğunu belirten Ramiz İlker, ' keşif gözetleme demek. F-4E uçakları fantomdur. RF-4 uçağı F-4 'lerin keşif tipidir. Bu uçaklar tek kişiyle gider, görevini yapar, gelir. Normalde bu uçakların önünde 20 milimetrelik makine topu vardır. Topu çıkarılmıştır oraya fotoğraf kameraları konulmuştur. Ama ayrıca bunlara silah takılabilir. Ama keşif görevinde bunlar zaten takılmaz ' diye konuştu.
'HANGİ UÇAĞIN HANGİ GÖREVİ OLDUĞU HER KADEMEDE BİLİNİR '
'Suriye ile ilişkilerimiz mağlum. Neredeyse çatışmanın eşiğindeyiz ' diyen Ramiz Paşa, 'Böyle bir durumda o uçak böyle bir göreve gönderli mi gönderilmez mi? Filoların hergünkü görev planlamaları o filonun, o üstün bağlı olduğu mesela bu uçak Malatya 'dan kalkıyor. Malatya Diyarbakır 'a bağlı, 2. tatbik kuvvete. Üsler kuvvetlere bağlıdır. Doğu'daki üsler Diyarbakır 'a, Batı'daki üsler Eskişehir 'deki hava kuvvetine bağlıdır. Ve bunların planlamaları en geç bir gün önceden yapılır, üssün üzerindeki kuvvet makamlarına bildirilir, kuvvet de bunu hava kuvvetlerine gönderir. Yani hangi uçağın hangi görevi olduğu her kademede sıradan bilinir ve an be an takip edilir ' ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda Türk Hava Kuvvetleri'nde radar sistemi olduğunu belirten İlker, 'Dağ başlarında en yüksek tepelerde konuşlu hava savunma kontrol ve ihbar merkezleri var. Büyük bir radar istasyonudur bu. 24 saat Türk hava sahasını ve görebildiği düşman hava sahalarını tarar. Burada gördüğü bilinmeyen, tanımlanamayan hava cismini takip eder. Müsadesi yoksa hava savunma bildirim merkezine bildirir. Gerekirse bunlara karşı hava savunma nöbetinden hazır bekleyen uçaklar kaldırılır. Bu bilinmeyen, tanımlanamayan hava cismine gönderilir. Bir de uluslarası çatışma kuralları vardır. Mesela bilinmeyen bir uçak geldi, savunma nöbetinden hazır bekleyen uçaklar bilinmeyen ize gider ve Türk hava sahasına girdin, bu sahayı terk et diye anons yapar. Anonsa cevap alamadıysa, mesela uçağın koluna girer. İkilidir o uçaklar; birisi koluna girer, birisi yukarıda bekler bir hareket yaparsa onu düşürmek için. Bunları yapar ve yabancı uçağı kendi meydanına indirir. Hava çatışma kuralları budur. Yani bilinmeyen bir uçağa karşı yapılacak uluslararası kaideleri kapsayan bunlardır ' şeklinde konuştu.
'SURİYE'NİN HAVA SAHASINDA NE İŞİ VAR? '
Ramiz Paşa, 'Türkiye'nin uçağı göndermesinde eğer politik bir karar varsa bunu pilot bilmez. O sadece görevi icra eder. Ama böyle bir şey varsa stratejik olarak yanlıştır. Çünkü sen Suriye ile neredeyse çatışmanın eşiğine gelmişsin. Onun karasularına, havasahasına niye uçak gönderiyorsun. Böyle kritik bir zamanda, bu şekilde bir görev verilmişse bu bir hatadır. Ama bunu bilemiyoruz ' diye konuştu.
'PİLOTLARIMIZ ATLASAYDI ŞİMDİYE KADAR BULUNURLARDI '
Pilotların hala bulunamaması konusunda ümidini yitirdiğini ifade eden Ramiz İlker, 'Eğer uçak topla vurulmuşsa top dakikada 1500-2000 mermi atar. Ve top pilot kabinine geldiyse o çocuklar anında gitmiştir veya yaralanmıştır, aşağı atlamıştır. Ama aşağı atlasaydı 4'ncü güne geldik, kesinlikle bulunurlardı ' dedi.
'Fırlatma koltuklarının kullanıldığı da belli değil ' diyen Ramiz Paşa, 'Çünkü esas enkazının, esas motorun denizin dibinde olduğu söylendi. Su 50 metreden sonra beton tesiri yapar, uçak aynen betona vurmuş gibi dağılır gider. Eğer pilotlarımız atlasaydı şimdiye kadar ölüsü veya dirisi bin kere bulunurdu ' şeklinde konuştu.
'PİLOTLARIMIZ ŞEHİT OLDU GİBİ GELİYOR BANA '
Ramiz Paşa şöyle devam etti:
'Hava sahası ne demek? Kara sularının üzeri 0 seviyesinden uzaya kadar giden kısım o ülkenin egemenlik sahasıdır. Suriye hava sahası normalde 6 mildir sonra 12 mile çıkarıldı. Suriye diyor ki; 'Üzerimizden geçti. ' Uçak kanadından vurulsa, kuyruğundan vurulsa yani o toplar pilotlara gelmeseydi atlayabilirlerdi. Ama atlama yok. Atlama olsa mutlaka onların paraşütleri orada bulundurdu. Benim korkum o. İnşallah yanılırım ama şehit oldular gibi geliyor bana. Üzülerek ifade ediyorum; atlayamadıklar ve uçakla birlikte parçalandılar. '
'TÜRK UÇAĞINA AİT OLDUĞU O HIZLA ANLAŞILMAZ '
Ramiz İlker, "Suriye ile durum kritik israil'le düşman konumunda. Bu son olaylardan sonra üzülerek ifade ediyorum ve asla tasvip etmiyorum. Bu Suriye ile bizimkiler canciğer kuzu sarmasaydı. Parlamento toplantıları yaptılar, vizeler kaldırıldı, canım gülüm cicim... Birdenbire Amerika'nın tepkisiyle düşman olduk adamlarla. Bu yanlış, işin politik tarafı. bu gerginlik geldi buralara dayandı" açıklamalarında bulundu.
Suriye'nin İsrail'le yaşananlardan sonra işkillendiğini söyleyen Ramiz Paşa, 'O uçak oradan en az 360-400 nat ile geçer. O arada uçağın ucundaki ufacık Türk bayrağını göremez. Çünkü israil 'de de fanton uçakları var ' dedi.
O uçağın oraya neden gittiğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Ramiz İlker, 'Uçağımız Lazkiye Limanı'na keşif için gönderildiyse bu stratejik bir hatadır. Ama ondan emin değiliz. Ama ileri sürüldüğü gibi radarın testi veya profil görevi ise bu normal olabilir. Suriyenin iddiasına göre 'uçak 8 mile kadar girmiş,100 metre den geçmiş' Eğer böyleyse ister pilotun hatası olsun, ister bilinçli olarak oraya gönderenlerin hatası olsun bu bir hatadır. O riskli bölgelerde bunlar dikkate atılmalı. Akdeniz 'de yer mi yok ' ifadelerini kullandı.
'BİR UÇAK DÜŞTÜ DİYE SAVAŞ ÇIKMAZ '
Türk askeri uçağının uluslararası sularda vurulduğunun anlaşılması üzerine Türkiye NATO'yu olağanüstü toplantıya çağırmıştı. Ramiz Paşa yarınki toplantıya ilişkin de, 'Bu münferit bir olay kabul edilir. Tek bir uçak düştü diye NATO gelip Suriye ile savaşmaz. Suriye 'nin özür dilemesi ve tazminat ödemesi beklenir ' dedi.
'TÜRKİYE AMERİKA'NIN OYUNUNA GELMEMELİ '
'Bu işi tırmandırmamak lazım ' diyen Ramiz Paşa, 'Bizim Suriye 'de işimiz yok. Kandil'de işimiz var. Irak hükümetine terör konusunda tedbir al diyeceksin. Barzani 'ye senin canını okurum diye konuşacaksın, kırmızı halılarla karşılayıp değer verirsen olacağı budur. Amerika 'ya da restini çekeceksin. Amerika şu anda bize hiçbir şey yapmaz Amerika topal ördek durumunda şu an, seçime gidiyor. Amerika o yüzden kendi Suriye 'ye girmiyor, bizi kullanıyor. Amerika'nın oyununa gelemeyecek devlet ' şeklinde konuştu.
BEYAZ GAZETE
