'Hacettepe'de Halk Sağlığının 50. Yılı' Toplantısı
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, katıldığı 'Hacettepe'de Halk Sağlığının 50.
Yılı' toplantısında, "Uğraştığımız şey insan sağlığının ta kendisi. Halk sağlığını tıp eğitimine entegre etmeliyiz" dedi.
Halk sağlığı çalışmalarında Türkiye'nin en önem sağlık birimlerinden olan Hacettepe Üniversitesi, halk sağlığı uzmanlarının da katılımıyla bu alandaki gelişmeleri masaya yatırdı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Öztek, Prof. Dr. Münevver Bertan, Prof. Dr. Bülent Sivri, Prof. Dr. Rengin Erdal, Prof. Dr. Bahar Güçiz Doğan, Prof. Dr. Ayşe Akın, Prof. Dr. Gül Ergör, Prof. Dr. Cemil Özcan, Prof. Dr. Sebahat Tezcan, Prof. Dr. Gürhan Fişek, Prof.Dr. GüldenPekcan, Prof. Dr. Farbod Abadi Fard Azer gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşen toplantının "Anılarla Hacettepe'de halk sağlığı" konulu bölümü nostaljik hava estirdi.
Prof. Dr. Erdal, yıllar önce Etimesgut, Çubuk ve Türkiye'nin diğer yörelerindeki çalışmalardan hatıralarını aktararak, "Dünya sağlık teşkilatından gelenleri de eğitirdi bizim ekip. Bizim çalışmalarımız sonunda bebek ve anne ölümleri azaldı. Bulaşıcı hastalıkların yayılması önlendi. Yurt dışında 'Ankara Hacettepe'nin neresinde?' diye sorarlardı. Hacettepe'nin halk sağlığı çalışmaları bu derece önderdir" dedi.
REKTÖR MÜJDE VERDİ, DİPLOMA İSTEDİ Toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Murat Tuncer, halk sağlıkçılarına her türlü desteğin verilmesi gerektiğini vurguladı. Kariyerindeki, Unicef'in Van-Etimesgut programları, yeni açılan tıp fakülteleri, son olarak da Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi'ndeki çalışmaları hatırlatan Tuncer, "Bana da halk sağlığı alanında bir diploma verebilirsiniz" dedi
Prof. Dr. Tuncer konuşmasına şöyle devam etti: "Kayıtlar, taramalar halk sağlığının temel unsurları. Uğraştığımız şey insan sağlığının ta kendisi. Halk sağlığını tıp eğitimine entegre etmeliyiz. Öğrencilerin en büyük eksiği bu. Nadir hastalıkları sorduğunuzda biliyorlar ama basit hastalıkları bilemiyorlar. Adapazarı depreminde Şeker Mahallesi'nde çadır merkezi kurmuştuk. Orası gerçek bir halk sağlığı merkeziydi. Hacettepe Üniversitesi'nin halk sağlığı merkezi olarak kalmasını çok isterdim. Son zamanlarda Hacettepe içeriye döndü, kabuğuna çekildi.Halbuki hedef bölge ve dünya olmalı. Birçok şey yapabilecek gücümüz ve birikimimiz var. Buradan sizlere Halk Sağlığı Enstitüsü olarak yeni bir binaya kavuşacağınızı müjdelemek istiyorum. Bu sizin hakkınız. Halk sağlığı alanında da Hacettepe'nin dünya merkezi olması hayalimdir. "
Kaynak: İHA
Halk sağlığı çalışmalarında Türkiye'nin en önem sağlık birimlerinden olan Hacettepe Üniversitesi, halk sağlığı uzmanlarının da katılımıyla bu alandaki gelişmeleri masaya yatırdı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Öztek, Prof. Dr. Münevver Bertan, Prof. Dr. Bülent Sivri, Prof. Dr. Rengin Erdal, Prof. Dr. Bahar Güçiz Doğan, Prof. Dr. Ayşe Akın, Prof. Dr. Gül Ergör, Prof. Dr. Cemil Özcan, Prof. Dr. Sebahat Tezcan, Prof. Dr. Gürhan Fişek, Prof.Dr. GüldenPekcan, Prof. Dr. Farbod Abadi Fard Azer gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşen toplantının "Anılarla Hacettepe'de halk sağlığı" konulu bölümü nostaljik hava estirdi.
Prof. Dr. Erdal, yıllar önce Etimesgut, Çubuk ve Türkiye'nin diğer yörelerindeki çalışmalardan hatıralarını aktararak, "Dünya sağlık teşkilatından gelenleri de eğitirdi bizim ekip. Bizim çalışmalarımız sonunda bebek ve anne ölümleri azaldı. Bulaşıcı hastalıkların yayılması önlendi. Yurt dışında 'Ankara Hacettepe'nin neresinde?' diye sorarlardı. Hacettepe'nin halk sağlığı çalışmaları bu derece önderdir" dedi.
REKTÖR MÜJDE VERDİ, DİPLOMA İSTEDİ Toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Murat Tuncer, halk sağlıkçılarına her türlü desteğin verilmesi gerektiğini vurguladı. Kariyerindeki, Unicef'in Van-Etimesgut programları, yeni açılan tıp fakülteleri, son olarak da Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi'ndeki çalışmaları hatırlatan Tuncer, "Bana da halk sağlığı alanında bir diploma verebilirsiniz" dedi
Prof. Dr. Tuncer konuşmasına şöyle devam etti: "Kayıtlar, taramalar halk sağlığının temel unsurları. Uğraştığımız şey insan sağlığının ta kendisi. Halk sağlığını tıp eğitimine entegre etmeliyiz. Öğrencilerin en büyük eksiği bu. Nadir hastalıkları sorduğunuzda biliyorlar ama basit hastalıkları bilemiyorlar. Adapazarı depreminde Şeker Mahallesi'nde çadır merkezi kurmuştuk. Orası gerçek bir halk sağlığı merkeziydi. Hacettepe Üniversitesi'nin halk sağlığı merkezi olarak kalmasını çok isterdim. Son zamanlarda Hacettepe içeriye döndü, kabuğuna çekildi.Halbuki hedef bölge ve dünya olmalı. Birçok şey yapabilecek gücümüz ve birikimimiz var. Buradan sizlere Halk Sağlığı Enstitüsü olarak yeni bir binaya kavuşacağınızı müjdelemek istiyorum. Bu sizin hakkınız. Halk sağlığı alanında da Hacettepe'nin dünya merkezi olması hayalimdir. "
