AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'dan Açıklama
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türk Akreditasyon Kurumu'nun akredite edeceği her bir kurumun Türkiye'nin AB üyeliğine atılmış bir adım olduğunu ifade ederek, "Avrupa Birliği süreci aynı zamanda demokrasimizin batılı standartlarla akreditasyon sürecidir" dedi.

Bağış, toplantıda Türk Akreditasyon Kurumu'nun akredite edeceği her bir kurumun Türkiye'nin AB üyeliğine atılmış bir adım olduğunu ifade ederek, "Avrupa Birliği süreci aynı zamanda demokrasimizin batılı standartlarla akreditasyon sürecidir" dedi
Bağış, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Sayın Başbakanımızın teklifi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla TÜRKAK bakanlığımızın ilgili kurumlarından biri haline geldi. TÜRKAK aslında Türkiye AB’ye üye olmadan alanında AB standartlarını yakalamış, 2002 yılında Kopenhag’da Avrupa Akreditasyon Birliği’ne tam üye olarak kabul edilmiştir. 2006 yılında ilkini, 2008’de de ikincisini imzaladığı Karşılıklı Tanınma Anlaşmaları(MLA) ile de TÜRKAK bu anlamda ehliyetini ve liyakatini uluslararası standartlarla tescil ettirmiştir. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki TÜRKAK uluslararası düzeyde akredite olmuş, güvenilirliği, ehliyeti ve liyakatını kabul ettirmiş adı gibi ak bir kuruluşumuzdur. Orta Asya'da, Orta Doğu'da, Kafkaslarda, Körfez ülkelerinde TÜRKAK'a çok ciddi bir ilgi vardır. BU da bizim bu konuda kurumun az sayıda elemanla çok işler yapabildiğinin bir göstergesi olarak kabul edilmelidir."
Küreselleşmenin her zamankinden daha hızlı bir dönem geçirdiğini kaydeden Bağış, akreditasyon her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirtti.
Buna sebep olarak sınırların kalkması, zaman ve mekan kavramlarının çok hızlı gelişmesini gösteren Bağış, "O çerçevede tükettiğimiz ürünlerin, aldığımız hizmetlerin kalite standartlarının belirlenmesi ve bunların akredite olması çok anlamlı ve önemli hale geldi. Bu yüzden Dünya'da çağdaş rekabetin yolu etkin bir akreditasyon sürecinden geçiyor" şeklinde konuştu.
Bağış, insanların, tüketicilerin güven duygusunu kazanmanın bütün ticari kuruluşlar için artık çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'yi temsil etme onuru taşıdığım Avrupa Birliği içerisinde de akreditasyon çok önemli. Bu çerçevede alınmış birçok kararlar kabul edilmiş tüzükler var. 2010 yılında yayınlanan bir tüzükle artık AB bütün üye ülkelerin akreditasyon sistemlerinin yeknesak ve eşdeğer mekanizmalarla işlenmesini sağlama yönünde çok önemli bir adım attı. Buna göre artık her üye ülkede tek bir akreditasyon kuruluşunun olması ayrıca üye ülkelerin bu akreditasyon kuruluşunun bağımsız ve tarafsız bir hizmet vermesini, idari ve mali özerkliğe sahip olmalarını sağlamaları gerekmektedir" dedi .
