Boşnakça Eğitimine Başlandı
Aykut Ünlüpınar/Ömer Yıldız - Adana'da Boşnak kültürünü yaşatmak adına çeşitli faaliyetler sürdüren Balkan Boşkan Türkleri Derneği tarafından, Balkanlardan göçen ailelerin yeni nesilleri başta olmak üzere, dillerini yaşatmak isteyenlere Boşnakça dil eğitimi başlatıldı.
Türkiye Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Balkan Boşnak Türkleri Derneği Başkanı İfet Gültekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çukurova'da yaşayan Boşnakları bir çatı altında toplamak ve kültürlerini devam ettirebilmek adına çeşitli etkinliklere imza attıklarını söyledi.
Bölgede yaşayan Boşnakların en büyük sıkıntısının ''anadillerini konuşmayı unutmak'' olduğunu anlatan Gültekin, özellikle üçüncü ve dördüncü kuşak Boşnakların, kendi dillerini kullanamadığını belirtti.
Gültekin, Boşnakça'nın aileler arasında konuşulmaya devam edilmesi ve bu dili öğrenmek isteyenlere yardımcı olunması amacıyla Boşnakça dil kursu düzenlediklerini vurguladı.
Bosna'daki Sarajevo Üniversitesi'nde eğitim alan Orçun Kolcuoğlu'nun kendilerine bu konuda büyük yardım sağladığını ifade eden Gültekin, şunları kaydetti:
''Bize özellikle gençlerden bu konuda talepler geldi. Biz de Boşnakça'yı dil bilgisiyle öğretebilmek amacıyla çalışma başlattık. Haftada 2 gün gerçekleştirdiğimiz kursa, şimdilik ilgi oldukça iyi. Boşnakça'ya en baştan başladık, önce gramer ardından konuşma dilini öğreteceğiz. İlk kursumuza 25 kişi başvurdu. Günden güne talep artıyor. Okullar açık olduğu sürece bu kursumuz devam edecek. Gelecek yıl okulların açılmasıyla yeni kurs düzenleyeceğiz. Tabii burada Boşnak kültürünü yaşatmak adına çalışmalarımız da devam edecek. Halk oyunları, Boşnak yemek kursları olacak.''
Gültekin, 22 Mart'ta da Sırplar tarafından 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da katledilen 8 bin 372 kişinin anısına oluşturdukları Anıt Orman'ın açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı. Gültekin, bu projesi kapsamında, öldürülen her Müslüman için bir fidan dikildiğini belirtti.
-''Ata yadigarı dilimize sahip çıkmak istiyoruz''-
Rumeli Balkan Türkleri Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Adana Balkan Boşnak Türkleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Süslü de derneklerinin çok yeni olduğunu, ancak, üyelerine ve Balkan Boşnak Türklerine yönelik faaliyetlerinin hızla gelişip, arttığını belirtti.
Süslü, Boşnakça'nın kendilerine ata yadigarı olduğunu savunarak, ''Buna sahip çıkmak istiyoruz. Evlerimizde büyüklerimiz Boşnakça'yı sıklıkla konuşuyordu. Zamanla bu dil unutuldu. Özellikle genç nesiller Boşnakça hiç bilmiyor. Unutulmuş olan bu dili, yeniden canlandırmak, tekrar konuşulur hale getirmek için böyle bir eğitim faaliyeti başlattık'' dedi.
Türkiye'deki Boşnak populasyonun değişiklik arz ettiğini vurgulayan Süslü, şöyle devam etti:
''Batıya göç eden Boşnaklar, kendi dillerini daha iyi korumuş. İstanbul'da 3 milyon Boşnak var. Orada, Boşnakça halen konuşuluyor ama Adana, Kayseri ve Elazığ'daki Boşnaklar zamanla dillerini unutmuşlar. 1908'de gelen dedelerimizin ardından biz üçüncü kuşağız. Şimdi üçüncü ve dördüncü kuşağa bu dili öğretmek istiyoruz. Tekrar dilimizi canlandırmak istiyoruz. Dördüncü nesil bizden çok daha şanslı, bizim dönemimizde bu tür etkinlikler yoktu. Üçüncü kuşaktan Boşnakça bilen arkadaşlar da kendi çabalarıyla bir şeyler öğrenmeye çalışıyordu. Ancak biz yeni kuşağın, zorlanmadan bu dili, kurallarıyla öğrenmesini istiyoruz. Ayrıca, Türkiye'de yaşayan Boşnakların dördüncü kuşağı bu konuda çok daha istekli.''
Süslü, Adana'da 25-30 bin civarında Boşnak bulunduğunu, bu kursu giderek daha da yaygınlaştıracaklarını söyledi.
-Gramer kitabı-
Dil kursunun yanında gramer kitabı hizmetinde sunduklarını anlatan Süslü, ''Silahlı kuvvetlerde görevliyken Konya'ya 3 Boşnak doktor gelmişti. Bu arkadaşlarımızla ben yakından ilgilendim. Bana yardımlarımın karşılığında Boşnakça-İngilizce kitap gönderdiler. Bunu gece nöbetlerimde çalıştım, İngilizce'yi Türkçe'ye çevirdim. Çukurova Üniversitesi'nde okuyan Bosnalı öğrencilerimiz vardı. Onlardan da yardım aldım. 3-4 yıl sonra kitabı hazırladık. Boşnakça-Türkçe gramer ve sözlük kursta öğrencilere veriliyor'' dedi.
Boşnakça eğitimi alan, üniversite öğrencisi Simay Yavuz da annesinin Boşnak kökenli olduğunu ve kendisinin Boşnakça'yı çok sevdiğini belirtti.
Boşnak kültürünü benimsediğini anlatan Yavuz, Boşnakça'ya büyük ilgi duyduğunu belirterek, annem ve dedem sürekli Boşnakça konuşuyorlardı. Onlardan dolayı kulak aşinalığım vardı. Yazılışını ve tam olarak konuşmayı bilmiyordum. Burada onu öğreniyorum. Boşnakça biraz farklı ve zor ama gönül verdikten sonra herkesin öğreneceğine inanıyorum'' diye konuştu.
Kaynak: AA
Bölgede yaşayan Boşnakların en büyük sıkıntısının ''anadillerini konuşmayı unutmak'' olduğunu anlatan Gültekin, özellikle üçüncü ve dördüncü kuşak Boşnakların, kendi dillerini kullanamadığını belirtti.
Gültekin, Boşnakça'nın aileler arasında konuşulmaya devam edilmesi ve bu dili öğrenmek isteyenlere yardımcı olunması amacıyla Boşnakça dil kursu düzenlediklerini vurguladı.
Bosna'daki Sarajevo Üniversitesi'nde eğitim alan Orçun Kolcuoğlu'nun kendilerine bu konuda büyük yardım sağladığını ifade eden Gültekin, şunları kaydetti:
''Bize özellikle gençlerden bu konuda talepler geldi. Biz de Boşnakça'yı dil bilgisiyle öğretebilmek amacıyla çalışma başlattık. Haftada 2 gün gerçekleştirdiğimiz kursa, şimdilik ilgi oldukça iyi. Boşnakça'ya en baştan başladık, önce gramer ardından konuşma dilini öğreteceğiz. İlk kursumuza 25 kişi başvurdu. Günden güne talep artıyor. Okullar açık olduğu sürece bu kursumuz devam edecek. Gelecek yıl okulların açılmasıyla yeni kurs düzenleyeceğiz. Tabii burada Boşnak kültürünü yaşatmak adına çalışmalarımız da devam edecek. Halk oyunları, Boşnak yemek kursları olacak.''
Gültekin, 22 Mart'ta da Sırplar tarafından 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da katledilen 8 bin 372 kişinin anısına oluşturdukları Anıt Orman'ın açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı. Gültekin, bu projesi kapsamında, öldürülen her Müslüman için bir fidan dikildiğini belirtti.
-''Ata yadigarı dilimize sahip çıkmak istiyoruz''-
Rumeli Balkan Türkleri Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Adana Balkan Boşnak Türkleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Süslü de derneklerinin çok yeni olduğunu, ancak, üyelerine ve Balkan Boşnak Türklerine yönelik faaliyetlerinin hızla gelişip, arttığını belirtti.
Süslü, Boşnakça'nın kendilerine ata yadigarı olduğunu savunarak, ''Buna sahip çıkmak istiyoruz. Evlerimizde büyüklerimiz Boşnakça'yı sıklıkla konuşuyordu. Zamanla bu dil unutuldu. Özellikle genç nesiller Boşnakça hiç bilmiyor. Unutulmuş olan bu dili, yeniden canlandırmak, tekrar konuşulur hale getirmek için böyle bir eğitim faaliyeti başlattık'' dedi.
Türkiye'deki Boşnak populasyonun değişiklik arz ettiğini vurgulayan Süslü, şöyle devam etti:
''Batıya göç eden Boşnaklar, kendi dillerini daha iyi korumuş. İstanbul'da 3 milyon Boşnak var. Orada, Boşnakça halen konuşuluyor ama Adana, Kayseri ve Elazığ'daki Boşnaklar zamanla dillerini unutmuşlar. 1908'de gelen dedelerimizin ardından biz üçüncü kuşağız. Şimdi üçüncü ve dördüncü kuşağa bu dili öğretmek istiyoruz. Tekrar dilimizi canlandırmak istiyoruz. Dördüncü nesil bizden çok daha şanslı, bizim dönemimizde bu tür etkinlikler yoktu. Üçüncü kuşaktan Boşnakça bilen arkadaşlar da kendi çabalarıyla bir şeyler öğrenmeye çalışıyordu. Ancak biz yeni kuşağın, zorlanmadan bu dili, kurallarıyla öğrenmesini istiyoruz. Ayrıca, Türkiye'de yaşayan Boşnakların dördüncü kuşağı bu konuda çok daha istekli.''
Süslü, Adana'da 25-30 bin civarında Boşnak bulunduğunu, bu kursu giderek daha da yaygınlaştıracaklarını söyledi.
-Gramer kitabı-
Dil kursunun yanında gramer kitabı hizmetinde sunduklarını anlatan Süslü, ''Silahlı kuvvetlerde görevliyken Konya'ya 3 Boşnak doktor gelmişti. Bu arkadaşlarımızla ben yakından ilgilendim. Bana yardımlarımın karşılığında Boşnakça-İngilizce kitap gönderdiler. Bunu gece nöbetlerimde çalıştım, İngilizce'yi Türkçe'ye çevirdim. Çukurova Üniversitesi'nde okuyan Bosnalı öğrencilerimiz vardı. Onlardan da yardım aldım. 3-4 yıl sonra kitabı hazırladık. Boşnakça-Türkçe gramer ve sözlük kursta öğrencilere veriliyor'' dedi.
Boşnakça eğitimi alan, üniversite öğrencisi Simay Yavuz da annesinin Boşnak kökenli olduğunu ve kendisinin Boşnakça'yı çok sevdiğini belirtti.
Boşnak kültürünü benimsediğini anlatan Yavuz, Boşnakça'ya büyük ilgi duyduğunu belirterek, annem ve dedem sürekli Boşnakça konuşuyorlardı. Onlardan dolayı kulak aşinalığım vardı. Yazılışını ve tam olarak konuşmayı bilmiyordum. Burada onu öğreniyorum. Boşnakça biraz farklı ve zor ama gönül verdikten sonra herkesin öğreneceğine inanıyorum'' diye konuştu.
