Milli Eğitim Komisyonu, 12 Yıllık Zorunlu Eğitimi Görüşüyor

TBMM Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran ve 'kesintisiz eğitim' uygulamasına son veren kanun teklifini görüşüyor.

Komisyon toplantısına katılan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eğitime başlama yaşının bir yaş öne çekilmesi nedeniyle müfredatta değişiklik yapılabileceğini söyledi.

Komisyon, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı başkanlığında topladı. Komisyon Başkanı Avcı, TBMM Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Alt Komisyonu tarafından hazırlanan raporun komisyonda görüşülmesini oylamaya sundu. Raporun görüşülmesi komisyonda kabul edildi. Rapor üzerinde, TBMM Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Alt Komisyonu Başkanı AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık bilgi verdi.

Fikri Işık, alt komisyon çalışmalarında konuyla ilgili sivil toplum örgütlerini, sendika ve üniversiteleri dinlediklerini, önerilerin önemli bölümünün alt komisyon metnine yansıdığını belirtti. Alt komisyonda teklif üzerinde yapılan değişikliklere değinen Işık, zorunlu eğitimi başlama yaşını 5 yaş bitimine çektiklerini, açık öğretimle ilişkilendirmeyi lise seviyesine çıkardıklarını, ilkokulda mesleğe yönlendirmenin metinde çıkarılmasını önerdiklerini söyledi. Işık, öğrencinin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre, seçmeli derslerle hem lise, hem hayata atılmasına imkan veren esnek düzenleme yaptıklarını anlattı. Fikri Işık, ayrıca katsayı uygulamasında daha adaletli olabileceğini düşünerek 100-500 aralığını 250-500 arasına çıkardıklarını söyledi.

Söz alan CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, alt komisyonda arka arkaya verilen önergelerle son dakika değişikliklerin yapıldığını, şimdi de benzer durumun yaşanacağını iddia etti. Serter, alt komisyon çalışmalarında aldıkları görüşlerin büyük bölümünün 8 yıllık kesintisiz eğitimin faydalarını içerdiğini, ancak bunun metne yansımadığını ifade ederek, ''Görüş alma, yalnızca görünürde bir uygulamaydı'' ifadesini kullandı.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ise sivil toplum kuruluşları, sendika ve üniversitelerin, aslında teklifin hazırlanması aşamasında dinlenmesi gerektiğini kaydetti. Bazı üniversitelerin isimlerinin değiştirilmesine ilişkin düzenlemeye değinen Yeniçeri, ''Sayın Başbakan'ın adı Rize Üniversitesi'ne verilmek isteniyor. Sayın Başbakan, aynı zamanda Parlamento'da çoğunluğu da elinde bulunduran siyasi partinin genel başkanı. Yaşayan bir insanın adını verirseniz onun muhataplarına karşı tepki üretirsiniz. Başka bir üniversiteye Sayın Cumhurbaşkanı'nın adını veriyoruz. Parlamento'da onaylandıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanı, kendi adının üniversiteye verilmesini uygun gördüğüne dair kanuna imza atacak.'' diye konuştu.

MHP Ankara Milletvekili Zühal Topçu, teklife ilişkin kendilerinin de kamuoyunda bir araştırma yaptıklarını, eğitimle ilgili daha öncelikli sorunlara el atılması gerektiğini söyledi. Topçu, ''Samimiyetinize inanıyorum ama teklifin alt yapısı olmadığı için başarı sağlanacağına inanmıyorum. Bu teklif acil değil. Öncelikli olan sorunlar çözülmeli.'' dedi.

CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, teklif üzerine söz alan her üyenin benzer konulara karşı çıktığını, bu nedenle teklifin yeniden ele alınarak gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini, aksi halde konuşmaların uzayacağını belirtti. Konuşma süresinde sınırlama olmadığını anımsatan Özkoç, ''Aksi halde söz sırası bana geldiğinde 12 saat konuşacağım.'' ifadesini kullandı. Komisyon Başkanı Nabi Avcı ise ''12 saat konuşsanız da dinleyeceğiz'' karşılığını verdi.

CHP Edirne Milletvekili Recep Gürkan, teklifte, 8 yıllık kesintisiz eğitimin köylerdeki okulların kapanmasına neden olduğu ve farklı yaş grubundaki çocukların aynı binada bulunmak zorunda kaldığı gibi gerekçeler gösterildiğini, ancak her iki gerekçeyle ilgili tek bir bilimsel bulgu bulunmadığını söyledi. Teklifte, çocukların 5 yaşının sonunda eğitime başlama zorunluluğu getirildiğini belirten Gürkan, ''60 ayı doldurmuş bir çocuk, 6 yaşında bile değil. Bu çocuk 10 yaşında ilköğretimi bitirmiş olacak ve lise sonda 17 yaşındaki çocuklarla bir arada eğitim görecek. Bu duruma gerçekten olumlu bakıyorsanız, ben bu teklife 'evet' diyeceğim.'' diye konuştu. Gürkan ayrıca öğrencilere tablet bilgisayar dağıtılacağını, okullarda artık akıllı tahtaların kullanıldığını belirterek, çocukların sınıflarda elektromanyetik bir fırtınaya maruz kalacaklarını iddia etti.

MÜFREDATTA DEĞİŞİKLİK OLABİLİR
Komisyonda okula başlama yaşına ilişkin tartışmalar üzerine söz alan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Türkiye'de şu an çocukların eğitime fiilen 7 yaşında başlatıldığını belirterek, şunları ifade etti: ''Dünyadaki 6 yaş uygulaması ile paralel hale getiriyoruz. Kanunlar arasındaki çelişkiyi gideriyoruz. Hukuki durumu fiili durumla eşleştirmiş olacağız. Bizim ilköğretim alanında derslik sorunumuz yok. Müfredatla ilgili derdimiz de yok, bunlar zaten uygulanıyor. Çocuklarımıza hayatlarından bir yıl kazandıracağız, fiili durumla hukuki durumu uyumlu hale getirerek.'' Bakan Dinçer, eğitime başlama yaşının bir yaş öne alınması halinde müfredatta bir değişiklik söz konusu olabileceğini söyledi.

Komisyondaki görüşmelere partilerin grup başkanvekilleri ve komisyon üyesi olmayan milletvekilleri de katıldı. Toplantının başlangıcında 33 milletvekili söz talebinde bulundu.