'Kredi Büyümesinde Yüzde 15'lik Sınır Söz Konusu Değil'
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kredi büyümesinde yüzde 15'lik bir sınırın söz konusu olmadığını bildirdi.
Babacan, ''Küresel Sürdürülebilirlik'' konulu raporu açıkladığı basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir soru üzerine, kredi büyümesinde yüzde 15'lik bir sınırın söz konusu olmadığını ve bu oranın bir tahmin olduğunu kaydeden Babacan, ''Bugünkü trendler, bu yılki kredi büyümesinin yüzde 15'ler civarında olacağını gösteriyor. Bu bir hedef değil, sınır değil. Bankalara bunu geçemezsiniz diye bir şey söylemiş değiliz. Şu anda bir sınırımız yok, ama ileride gerekirse konulabilir'' dedi.
Banka tahvillerine ilişkin bir başka soru üzerine Babacan, banka tahvillerinin, bankaların kaynaklarının vadesini uzatmaya yönelik bir adım olduğunu belirterek, ''Bankaların tahvil ihracı 4 milyar. Bana göre hala çok azdır. Mevduat da bankanın borcudur, tahvil de bankanın borcudur. Bankaya 6 aylık mevduat yatırmayla, o bankanın 6 aylık bonosunu almak arasında çok fazla fark yoktur. Banka, parayı verene borçlanmaktadır. Bankaların çıkardığı tahvili teşvik etmemizin asıl püf noktası bankaların daha uzun vadeli kaynaklara ulaşabilmesini sağlamaktır. Dolayısıyla bu korktuğumuz değil, sıhhatli bir trenddir. Daha çok keşke bankalarımız tahvil çıkarabilse'' diye konuştu.
Babacan, BDDK Başkanı ve TMSF Başkanının atamasına ilişkin teklife yönelik soruya ''Tekliften benim haberim yok doğrusu. Hükümetten giden bir şey değil belli ki. Onu sorarız arkadaşlara nedir, hangi amaçla olmuştur'' yanıtını verdi.
Başbakan Yardımcısı Babacan, ''İran'ın kararı ve petrol fiyatları''na etkisine ilişkin soru üzerine de geçen senenin sonunda ABD Kongresinden, ABD yönetimine rağmen çıkan yasada, ''İran'dan petrol alan şirketlerin ya da petrol ticaretine aracı olan bankaların, dolarla iş yapamaz biz onların işini engelleriz şeklinde bir karar'' çıktığını hatırlatarak, yasada ABD Başkanına devlet bankaları ve Merkez Bankaları için istisna yetkisinin tanındığını anlattı.
Bunun için son tarihin 30 Haziran olduğunu, bu tarihe kadar İran'la petrol ticareti yapan ülkelerin tek tek duruma bakacağını anlatan Babacan, şöyle devam etti:''Alternatif var mıdır, yok mudur? Bunların alternatifini bulmaya çalışacaklar. Bu yapılırken de petrol üreten diğer ülkelerin üretim miktarlarını biraz artırmaları bekleniyor. Ancak, bütün bunlar, jeopolitik riskler, petrol fiyatlarının üzerinde bir baskı oluşturuyor. Petrol fiyatları, bugünlerde yüzde 10 artarak 120 doları vurdu. Bu artış da petrol ürünlerinin fiyatlarına yansıyor. Önümüzdeki süreci izlemek gerekecek. 30 Haziran'a kadar İran'ın satmadığı ya da satamadığı petrolün ne kadarını diğer ülkeler telafi edecek. Buna göre, 30 Haziran sonrası için yeni bir denge, yeni bir piyasa oluşacaktır diye tahmin ediyoruz. İran haricinde petrol üreten ülkelerin bunu bir miktar telafi etmesi bekleniyor.
Eğer her şey kurgulandığı, düşünüldüğü gibi olursa petrol fiyatları üzerinde çok ciddi bir baskı oluşmayadabilir. Kaldı ki zaten vadeli işlemlerden bakacak olursak, çok aşırı bir fiyat yükselmesi bugün için beklenmiyor. Ama tabi jeopolitik riskler var dolayısıyla kesin ifadeler kullanmak da pek mümkün değil.''
Kaynak: AA
Bir soru üzerine, kredi büyümesinde yüzde 15'lik bir sınırın söz konusu olmadığını ve bu oranın bir tahmin olduğunu kaydeden Babacan, ''Bugünkü trendler, bu yılki kredi büyümesinin yüzde 15'ler civarında olacağını gösteriyor. Bu bir hedef değil, sınır değil. Bankalara bunu geçemezsiniz diye bir şey söylemiş değiliz. Şu anda bir sınırımız yok, ama ileride gerekirse konulabilir'' dedi.
Banka tahvillerine ilişkin bir başka soru üzerine Babacan, banka tahvillerinin, bankaların kaynaklarının vadesini uzatmaya yönelik bir adım olduğunu belirterek, ''Bankaların tahvil ihracı 4 milyar. Bana göre hala çok azdır. Mevduat da bankanın borcudur, tahvil de bankanın borcudur. Bankaya 6 aylık mevduat yatırmayla, o bankanın 6 aylık bonosunu almak arasında çok fazla fark yoktur. Banka, parayı verene borçlanmaktadır. Bankaların çıkardığı tahvili teşvik etmemizin asıl püf noktası bankaların daha uzun vadeli kaynaklara ulaşabilmesini sağlamaktır. Dolayısıyla bu korktuğumuz değil, sıhhatli bir trenddir. Daha çok keşke bankalarımız tahvil çıkarabilse'' diye konuştu.
Babacan, BDDK Başkanı ve TMSF Başkanının atamasına ilişkin teklife yönelik soruya ''Tekliften benim haberim yok doğrusu. Hükümetten giden bir şey değil belli ki. Onu sorarız arkadaşlara nedir, hangi amaçla olmuştur'' yanıtını verdi.
Başbakan Yardımcısı Babacan, ''İran'ın kararı ve petrol fiyatları''na etkisine ilişkin soru üzerine de geçen senenin sonunda ABD Kongresinden, ABD yönetimine rağmen çıkan yasada, ''İran'dan petrol alan şirketlerin ya da petrol ticaretine aracı olan bankaların, dolarla iş yapamaz biz onların işini engelleriz şeklinde bir karar'' çıktığını hatırlatarak, yasada ABD Başkanına devlet bankaları ve Merkez Bankaları için istisna yetkisinin tanındığını anlattı.
Bunun için son tarihin 30 Haziran olduğunu, bu tarihe kadar İran'la petrol ticareti yapan ülkelerin tek tek duruma bakacağını anlatan Babacan, şöyle devam etti:''Alternatif var mıdır, yok mudur? Bunların alternatifini bulmaya çalışacaklar. Bu yapılırken de petrol üreten diğer ülkelerin üretim miktarlarını biraz artırmaları bekleniyor. Ancak, bütün bunlar, jeopolitik riskler, petrol fiyatlarının üzerinde bir baskı oluşturuyor. Petrol fiyatları, bugünlerde yüzde 10 artarak 120 doları vurdu. Bu artış da petrol ürünlerinin fiyatlarına yansıyor. Önümüzdeki süreci izlemek gerekecek. 30 Haziran'a kadar İran'ın satmadığı ya da satamadığı petrolün ne kadarını diğer ülkeler telafi edecek. Buna göre, 30 Haziran sonrası için yeni bir denge, yeni bir piyasa oluşacaktır diye tahmin ediyoruz. İran haricinde petrol üreten ülkelerin bunu bir miktar telafi etmesi bekleniyor.
Eğer her şey kurgulandığı, düşünüldüğü gibi olursa petrol fiyatları üzerinde çok ciddi bir baskı oluşmayadabilir. Kaldı ki zaten vadeli işlemlerden bakacak olursak, çok aşırı bir fiyat yükselmesi bugün için beklenmiyor. Ama tabi jeopolitik riskler var dolayısıyla kesin ifadeler kullanmak da pek mümkün değil.''
