Davutoğlu - Nhial Ortak Basın Toplantısı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin Sudan ve Güney Sudan arasındaki ilişkilerin dostluk ve iyi komşuluk ilişkileri bağlamında gelişmesine büyük önem verdiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Güney Sudan Dışişleri Bakanı Nhial Deng Nhial ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Nhial'in ziyaretinin tarihi bir ziyaret olduğunu ifade eden Davutoğlu, Türkiye'nin Güney Sudan'ı ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını ve geçen yıl Ekim ayında Juba'da Türkiye büyükelçiliğini açtıklarını hatırlattı.

Türkiye'nin çok kapsamlı bir Afrika stratejisi bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, bu çerçevede özellikle sorunların barışçıl yolla çözülmesi bağlamında da çok ciddi çabalar sarf ettiklerini kaydetti.

Güney Sudan'ın yeni bir ülke olarak ilişkilerin geliştirilmesi bakımından büyük önem taşıdığına ve çok mühim bir stratejik konuma sahip olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bu ülkenin doğu ve orta Afrika geçiş yolları açısından da büyük ehemmiyetinin bulunduğunu belirtti.

Görüşmede, bundan sonra düzenli siyasi istişareler yapılması, üst düzey ziyaretlerin artırılması konusunda mutabık kaldıklarını bildiren Davutoğlu, dışişleri bakanlıkları arasında daha önce diplomatik eğitim imkanları çerçevesinde bir anlaşma imzaladıklarını, bunu hayata geçireceklerini ve Güney Sudanlı diplomatların Türkiye'de eğitim almalarını sağlayacaklarını kaydetti.

Ekonomik ilişkiler bağlamında çok sayıda anlaşmanın hazırlanması ve imzalanması gerektiğini ifade eden Davutoğlu, bugün bunları da gözden geçirdiklerini, en kısa zamanda Türk işadamlarının Güney Sudan'a yatırım yapmalarını ve ticari ilişkileri teşvik edecek bütün anlaşmaların hazırlanacağını söyledi.

Güney Sudan'da 4 Türk firmasının aldığı taahhütlerle çalışmalarına başladığını, bir firmanın da aldığı taahhüdü vaktinde ve başarılı bir şekilde tamamladığını anlatan Davutoğlu, "Güney Sudan'la ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerimizi sağlam bir zeminde geliştirerek yolumuza devam edeceğiz" dedi.

Kendisinin de en kısa zamanda Güney Sudan'ı ziyaret etmek istediğini dile getiren Davutoğlu, Türkiye-Güney Sudan ilişkilerinin Afrika ile genel ilişkiler bağlamında da büyük önemi bulunduğunu kaydetti.

Geçen hafta Afrika Boynuzu ülkelerine üç gün süren bir bölge turu yaptığına işaret eden Davutoğlu, Güney Sudan'ın da buradaki ülkelerle özel ilişkileri bulunduğunu söyledi.

Afrika Boynuzu ve çevresinin dünyanın en önemli stratejik bölgelerinden olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, Türkiye'nin bu bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın sadece bölge halkları değil, uluslararası ekonomi politik açısından da büyük önem taşıdığı kanaatinde olduğunu söyledi.

-"Türkiye, atılabilecek bütün adımları atmaya hazırdır"-

Türkiye'nin Sudan ile tarihi ilişkileri olduğuna temas eden Davutoğlu, Güney Sudan ile de bu anlamda ilişkilerin sağlam bir zeminde geliştiğini belirtti.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Özellikle Sudan ile Güney Sudan arasında 27 Eylül'de imzalanan anlaşmalar sonrasında, 9 önemli anlaşma imzalandı. Ortaya çıkan pozitif atmosferi de göz önünde bulundurarak, Türkiye-Sudan ve Güney Sudan arasında bazı ortak projelerin gerçekleştirilmesi, bazı karşılıklı adımların atılması ve üçlü bazı çalışmaların yapılması konusunu da bugün birlikte ele aldık. Biz Türkiye olarak Sudan ve Güney Sudan arasındaki ilişkilerin dostluk ve iyi komşuluk ilişkileri bağlamında gelişmesine büyük önem veriyoruz. İki egemen devlet olarak bundan sonra ilişkilerini ekonomik işbirliği çerçevesinde halkların menfaati doğrultusunda geliştirmeleri herkese büyük bir imkan sağlayacaktır. Her iki ülkenin de dostu olarak Türkiye bu konuda atılabilecek bütün adımları atmaya hazırdır."

Güney Sudan'a dönük Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı çalışmaları konusunda da konuk Bakan'ın çok güzel görüşmeler gerçekleştirdiğini ifade eden Davutoğlu, bundan sonra da TİKA'nın Güney Sudan'ın kalkınmasında çok önemli katkılar yapacağına inandıklarını kaydetti.

Sivil havacılık anlaşmasını tamamlamak üzere olduklarını ifade eden Davutoğlu, Güney Sudan'ın başkenti Juba'ya Türk Hava Yolları'nın ulaşımı konusunda bazı adımlar atılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Davutoğlu, "Güney Sudan'ın Türkiye'yi ziyaret eden ilk dışişleri bakanı olarak hoşgeldiniz diyorum. İki dost ülke arasında bundan sonra ilişkilerde çok önemli adımlar atılacaktır. Türkiye her zaman Afrika'da kalıcı barışın tesisi için de Güney Sudan'la beraber çalışmaya devam edecektir" dedi.

-"Yerleşmiş kurallar mevcut"-

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Davutoğlu, bir basın mensubunun hava savunma füze sistemi Patriotlar için 26 Kasım'da NATO'dan bir heyetin geleceği yönündeki haberleri hatırlatarak, bu konudaki detayları sorması üzerine, Türkiye'nin yaptığı başvuru sonrasında takip edilecek prosedürün belli olduğunu söyledi.

NATO'da heyetler arasında teknik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Davutoğlu, "Dolayısıyla herhangi bir sıkıntı ve üzerinde tartışılması gereken bir konu yok. Bundan sonraki süreç tamamıyla teknik bir süreçtir" dedi.

Başından beri Türkiye'nin sınırındaki gelişmeler bağlamında Ankara'nın iki kez NATO'yu 4. madde çerçevesinde bilgilendirdiğini anımsatan Davutoğlu, daha sonra atılan adımlarda NATO üyesi ülkelerin gösterdiği dayanışma için teşekkür ederek, Patriotlar konusunun tamamıyla, ittifak sistemi içinde Türkiye'nin savunmasına ve NATO sınırlarının savunmasına dönük bir karar olduğunu kaydetti.

Füze sisteminin savunma dışında herhangi bir amacı olmadığını vurgulayan Davutoğlu, NATO sınırları boylarında Türkiye'nin de şu ana kadar NATO içinde üstlendiği aktif roller de göz önüne alındığında bu tedbirin alınmasının bir zaruret haline geldiğini söyledi.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Son dönemde Suriye'de tırmanan gerilim her türlü ihtimaliyeti göz önüne almamızı gerektiriyor. Önemli olan Türkiye'nin güvenliğidir, halkımızın güvenliğidir. Bu konuda alınan tedbir tamamıyla bir ihtiyat ve ihtimaller üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda karar verdiğimiz, uzun değerlendirmeler sonucunda karar verdiğimiz bir husustur. Bu çerçevede müracaat yapıldı. Zaten NATO içinde bu prosedürlerin nasıl uygulanacağı konusunda yerleşmiş kurallar mevcuttur. Hangi durumda ne tür bir tedbir alınması gerektiği hususunda da zaten her düzeyde, hem askeri yetkililerimiz tarafından hem de Brüksel Daimi Temsilciliğimiz tarafından ilgili komitelerle her türlü çalışma yapıldı. Kimsenin bu konuda hiçbir tereddütü olmamalıdır."

-"Gerilimi tırmandıran temel unsur Suriye rejimi"-

Beşşar Esed yönetiminin Türkiye'nin Patriot talebiyle ilgili açıklaması hakkında görüşü sorulan Davutoğlu, bölgede gerilimi tırmandıran temel unsurun kendi halkına hiçbir savaş kuralını dahi göz önüne almadan saldıran Suriye rejimi olduğunu söyledi.

Davutoğlu, "Dünyada savaş kurallarını böylesine çiğneyen bir rejim çok az görülmüştür. Sivil halka yönelik hava operasyonları, kara operasyonları, top ve tank dışında hava bombardımanı, bütün bunlar gerilimi tırmandıran unsurlar bunlardır. Türkiye'nin yanı başında böylesine tırmanmış bir konjonktür varken tabii kendi tedbirlerini almak durumundadır. Bu tedbir dediğim gibi, tekrar söylüyorum, savunma amaçlıdır ve uzun askeri değerlendirmeler sonucunda ulaştığımız bir tedbirdir" dedi.

-"Patriotlar ihtiyaç olmazsa kullanılmayacak"-

Davutoğlu, daha önce iki kez, Körfez Savaşı ve Irak Savaşı sırasında Türkiye'nin bu tedbire başvurduğunu hatırlatarak, "O zaman ihtiyaç olmadığı için Elhamdülillah hiçbir şekilde kullanılmamıştır bu sistemler. Şimdi de ihtiyaç olmaması halinde kullanılmayacaktır ama herhangi bir şekilde Türkiye'nin güvenliğine dönük bir risk varsa bunun hem Türkiye'nin ulusal kapasitesiyle hem de NATO'nun Türkiye'ye olan yükümlülükleri çerçevesinde ve NATO bağlamında yaptığı istişareler neticesinde her türlü adımı atar. Bunun için de kimseye bir soru sorma ihtiyacı yoktur. Suriye rejimi, gerilim düşecekse öncelikle halkına yönelik saldırıları durdurmalıdır" diye konuştu.

-"Türkiye ve Güney Sudan ilişkileri konusunda son derece ümitliyiz"

Güney Sudan Dışişleri Bakanı Nhial ise açıklamasında, Türkiye'ye gelen ilk Güney Sudan Dışişleri Bakanı olduğunu belirterek, bu adımın Güney Sudan için "tarihi bir başlangıç" olduğunu ifade etti.

Türkiye ile birçok alanda anlaşmalar imzaladıklarını kaydeden Nhial, Türkiye'nin bugüne kadar Afrika kıtasında barışın inşa edilmesine çok büyük katkıda bulunduğunu vurguladı.

Türkiye'nin Somali'deki geçiş sürecinde de ciddi katkılar sağladığına değinen Nhial, "Türkiye, Somali'deki kalkınma çabalarını hızlandırmak için çok ciddi destek sağlamıştır. Savaş yaralarını sarmaya çalışan ülkede Türkiye'nin çabaları, katkıda bulunması bizim tarafımızdan da takdirle karşılanmaktadır. Türkiye sürekli olarak Afrika kıtasıyla yakın ilişki içinde oldu. Türkiye'nin ortağımız olması, kalkınma çabalarına yardımcı olması bizim için büyük bir şans" diye konuştu.

Türkiye'nin Güney Sudan'a yardımcı olmaya başladığını ancak eksikliklerin bulunduğunu belirten Nhial, şunları kaydetti:

"Farklı alanlarda insan kaynağına ihtiyacımız var. Eğitim ve sağlık gibi alanlarda yardıma ihtiyacımız var. Güney Sudan'ın kendine özgü ihtiyaçları var. Bu nedenle birlikte bir strateji eylem planı hazırlanması konusunda adımlar atacağız. Farklı alanlarda çeşitli anlaşmalar imzalanacak. Türkiye ve Güney Sudan'ın gelecekteki ilişkileri konusunda son derece ümitliyiz. THY'nin Güney Sudan'a uçuş başlatacak olması da bizi çok mutlu edecek."

-Petrol akışı "güvenlik" nedeniyle durdu

Nhial, Güney Sudan ile Sudan arasında petrol akışının ne zaman başlayacağı sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"Petrol ihracatı bizim son dönemde imzaladığımız anlaşmaları kapsıyor ve bu çok net bir anlaşma. Petrolün üretilmesi ve ihracatının yeniden başlatılması alanında her iki ülkedeki teknik uzmanlar hazırlıklarını tamamladı. Bizim bu ayın 15'inde petrol vanalarının açılışını gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Maalesef bunu yapamadık. Çünkü Sudan'dan bir heyet başkentimiz Juba'ya geldi ve güvenlikle ilgili bazı meseleleri kendileriyle müzakere ettik ve son anda bir değişiklik oldu. Sudan'ın içinde mücadele yürüten muhalif güçlerin bizim toprağımızdaki operasyonlarıyla ilgili görüştük. Halbuki bu güçler artık bizim topraklarımızda faaliyet göstermiyorlar.

Bizce petrol ihracatının yeniden başlatılmasıyla güvenlik arasında bir bağlantı kurulmamalı. Sudan ile Güney Sudan arasında 10 kilometrelik ortak sınır var. Bu sınırı 10 kilometre güneye uzatarak bir tampon bölge kurulmasından bahsettik. Ancak müzakerelerde bu gündeme gelmedi. Sadece Juba'da en son gerçekleştirilen toplantıda güvenlik sebebiyle petrol ihracatının yeniden başlamaması gündeme geldi."

-Türkiye'den yardım talebi-

Uluslararası yardıma ihtiyaçları olduğunu ifade eden Nhial, Türkiye'nin de bu tabloda yerini alabileceğine inandıklarını söyledi.

Nhial, "Ben Sayın Bakan'dan da bu konuda bize diplomatik ve siyasi girişimlerimizde yardımcı olmasını istedim" dedi.

Kaynak: AA