Atık Pil Toplama Kutuları Dağıtılmaya Başlandı
Zonguldak’ın Kozlu Beldesi’nde başlatılan ‘boş pili getir, fidanı götür’ kampanyası kapsamında katı atik pil toplama kutularının dağıtımına başlandığı bildirildi.

Alagözoğulları Son dönemlerde bölgede kanser gibi radyasyonun neden olduğu bilinen hastalıkların artması ve çevre sorunlarının baş göstermesi bize bu kampanya için ışık olduğunu anlatırken, kampanya ile çevre ve doğa sevgisini de aşılamayı hedeflediklerini kaydetti.
Pillerin çevreye ve insan sağlığına büyük zararları olduğunu belirten Alagözoğulları, zararları ise şöyle anlattı; “Piller cıva, kadmiyum, kurşun, çinko, mangan, lityum, demir, nikel, kobalt ve kimyasal maddelerden üretilir. Bu pillerin gelişigüzel çöplere atılması, doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesi çevre açısından çok tehlikelidir. Hepimizin bildiği gibi metaller toprağa ve oradan da yeraltı sularına karışabilir. En başta toprak kullanılmaz hale gelir ve metallerin oluşturduğu su kirliliği sudaki ekosistemi alt üst eder. Etkilenen sadece su ekosistemi değil, aslında tüm ekosistemdir. Zaman içerisinde bu etkiler insanlar üzerinde de görülür. Atık pillerin sebep olduğu hastalıklar başında, nörolojik bozukluklar, merkezi sinir sistemi hastalıkları, kanser, böbrek ve karaciğer hastalıkları gelir. Toprağa karışan pilin içerisindeki maddeler, hayvanların yediklerinden ya da sulardan insan vücuduna karışır. Ayrıca bir küçük kalem pil 4 metrekare toprak kirletir ve bu toprağı üretim yapamaz hale getirir. Mesela kadmiyum, insanlarda yüksek tansiyona, kalp hastalıklarına, akciğer kanserine ve kansızlığa neden olur. Yine kadmiyum İtai – itai ve akciğer hastalıklarına, prostat kanserine, kansızlığa, doku tahribine, Anfiyen ve kronik neval tübüler bozukluğa ve böbrek üstü bezlerin tahribine de neden olabiliyor. Kurşunun meydan getirdiği olumsuzluklar vücudun hassaslaşması, kuvvetten düşme, uykusuzluk, kabızlık, zihin bulanıklığı, böbrek hastalıkları ve felç olarak sıralanabilir. Kurşun ise işitme bozukluğuna, sinir iletim sisteminde ve hemoglobin bileşiminde düşmeye, kansızlığa, mide ağrısına, böbrek ve beyin iltihaplanmasına, kısırlığa, kansere ve ölüme neden olmaktadır. Sinir sisteminin cıva bileşiklerine karşı çok yüksek hassasiyeti vardır. Bunun yanında vücuda alınan civanın beyin ve böbrekler üzerinde de ağır tahribatlar yarattığı yapılan çalışmalarla tespit edilmiştir. Bunun yanında cıva konsantrasyonunun vücutta yükselmesi tansiyon yükselmesine, kalp krizine, deride kızarıklık ve yaralar oluşması ile gözlerin zarar görmesine neden olabilir. Cıva doğada bozulmaz. Cıva ve cıva bileşikleri halk ve çevre sağlığı bakımından çok tehlikeli ve toksittir. Akan pildeki cıva hızla deri veya solunum yolu ile vücuda girebilir. Bu maddenin eser miktarda suda bulunması dahi ciddi tehlike oluşturur. İçme suyu veya gıda zinciri yolu ile insan vücuduna giren cıva ise parastezi, ataksi, dişartri ve sağırlık gibi nörolojik bozukluklara, merkezi sinir sisteminin tahribine ve kansere, böbrek, karaciğer, beyin dokularının tahribine, kromozomları tahrip edip sakat doğumlara neden olmaktadır.”
