Genelkurmay Başkanlığı‘ndan Silvan Soruşturmasıyla İlgili Açıklama
Genelkurmay Başkanlığı, Silvan‘da 13 askerin şehit olduğu terörist saldırıyla ilgili soruşturmasını tamamladı.
Genelkurmay Başkanlığı, Silvan‘da 14 Temmuz günü 13 askerin şehit olması, 7 askerin de yaralanmasına neden olan terör saldırısı ile ilgili olarak yapılan soruşturmanın sonuçlandığını açıkladı. Soruşturma sonuçlarının kamuoyuna duyurulduğu açıklamada, bölgesinde terörist eylemlerin artış göstermesi üzerine Diyarbakır Valiliği tarafından, Garnizon Komutanlığı olan 7. Kolordu Komutanlığından kolluk kuvvetlerini takviye etmesinin talep edilrdiği belirtildi. 9 Temmuz günü, geç saatlerde, Diyarbakır-Lice
yolunun bölücü terör örgütü mensuplarınca kesilerek ikisi asker, üç şahsın kaçırılması üzerine 7. Kolordu Komutanlığınca, bölgedeki Kara Kuvvetleri ve Jandarma birliklerini kapsayan bir plan hazırlanarak 10-11 Temmuz gecesinden itibaren arazide tertiplenildiği ve kaçırılan şahısların aranmasına başlandığı bildirildi. Bu faaliyet devam ederken 12 Temmuz günü saat 19.30 civarında, Hazro Jandarma Karakol Komutanlığına teröristlerce silahlı saldırıda bulunulduğu ve bu saldırıda üç askeri personelin yaralandığı
kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bu olay üzerine, 7. Kolordu Komutanlığınca uygulanan plan genişletilmiş ve Diyarbakır Vali Vekilinin yazılı onayı alınarak bir kısım birlikler Hazro kuzey doğusuna kaydırılmıştır. Bu kapsamda, 10/11 Temmuz gecesinden itibaren Hazro bölgesinde belirli sürelerle görevlendirilmiş olan 1. Jandarma Komando Taburuna (1‘inci ve 2‘nci Komando Bölükleri ile) yeni görev bölgesine intikal emri verilmiştir. 51. Jandarma Komando Taburu, 13/14 Temmuz gecesi saat 21.00‘den itibaren emniyetli bir bölgeye kadar araçla
götürülmüş, müteakiben 5,5-6 km. mesafedeki görev bölgesine yaya olarak intikale başlamıştır. Yaya intikalde, karşılaşılan güçlükler nedeniyle gecikme olmuş ve daha yakın bir bölgede "geçici üs bölgesi" tesis edilerek tertiplenilmiştir. Teröristler arasında geçen ve basına da yansıyan telsiz görüşmesi alınır alınmaz ilk ikaz mesajı, 1‘. Jandarma Komando Taburu dahil tüm birliklere iletilmiş, konuşmada geçen yer isimlerinin çözümlenmesini müteakip saat 13.30‘da 1. Jandarma Komando Taburu tekrar
bilgilendirilmiştir. Geçici üs bölgesine terörist saldırısı saat 14.18‘de başlamış, birkaç dakika sonra atılan el bombaları kuru otların tutuşmasına neden olmuş ve yangın rüzgarın da etkisiyle mevzilerimizi kapsayacak şekilde süratle yayılmıştır. Silah atışları ve el bombaları nedeniyle şehit olan personelin süratle yanan bölge dışına çıkarılması sağlanmıştır. Çatışma haberi, yaşanan yoğunluk nedeniyle ancak saat 14.39‘da üst karargaha bildirilebilmiş ve silahlı helikopter istenmiştir. Helikopter birliği,
talebin ulaşması üzerine süratle pilotları çatışma hakkında bilgilendirmiş, helikopterin uçuş öncesi yapılması zorunlu olan son kontrolleri kısa sürede tamamlanarak saat 15.21‘de Diyarbakır‘dan kalkışları ve saat 15.45‘te çatışma bölgesi üzerinde olmaları sağlanmıştır. Talebin alınması ile helikopterlerin çatışma bölgesinde bulunması arasındaki sürenin uygulama standartlarına uygun olduğu tespit edilmiştir. Çatışma bölgesinde genişleyen yangın ve 1. Jandarma Komando Taburu personelinin etkili karşı koyması
sonucunda teröristler, saat 15.30 civarında teması kesmişlerdir. Silahlı helikopterler bölgeye ulaştıklarında, yoğun duman nedeniyle teröristleri tespit edememiş, ancak muhtemel kaçış istikametleri ateş altına alınmıştır. Takviye Jandarma Özel Harekat Timleri, bölgedeki yangın nedeniyle çevrede tertiplenmiş, öncelikle şehit ve yaralıların havadan tahliyesi sağlanmıştır. Çatışmanın bildirilmesiyle birlikte, plan gereği yakın bölgelerde ve arazide bulunan Jandarma Özel Harekat, Jandarma Asayiş ve Özel
Kuvvetler Birlikleri, gün içerisinde kaydırılarak bölge çember içerisine alınmış ve insansız hava aracı ile bölgenin kontrolüne başlanmıştır."
Yapılan soruşturma sonucunda 1. Jandarma Komando Tabur personelinin görevlerini, verilen emirler çerçevesinde üstün bir cesaret, gayret ve fedakarlıkla yerine getirdiklerinin tespit edildiği bildirilen açıklamada bununla beraber, geçici üs bölgesi olarak tertiplenilen arazi kesiminin coğrafi yapısı ve bitki örtüsü bakımından askeri taktik prensiplerine uygun olup olmadığı, bölgedeki tertiplenmenin, mevzilenmenin ve dağılmanın taktik prensiplere göre yapılıp yapılmadığı, yeterli yakın emniyet, gözetleme
ve ikaz tedbirlerinin alınıp alınmadığı, terörist ikazının alınmasından sonra, alınan ilave tedbirlerin yeterli olup olmadığı, helikopterlerin zamanında hazır olup olmadığı, insansız hava araçlarının zamanında bölgeye ulaşıp ulaşmadığı gibi konularda tereddütler oluştuğu, bu konuların açıklığa kavuşturulması amacıyla konunun yargıya intikal ettirildiği bildirildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Medyada yer alan iddialarla ilgili olarak, çatışma sırasında uçak kullanılmamıştır. Birliğin dönüş hazırlığı yaparken pusuya düşürülmesi söz konusu değildir. 1. Jandarma Komando Taburu "Geri emniyet birliği" değildir. Tam aksine, teröristi aramak, bulmak ve etkisiz hale getirmek üzere eğitilmiş ve teçhiz edilmiştir. Verilen görev doğrudur. Komando erleri, özel eğitim merkezlerinde 10 hafta süreyle yoğun bir eğitim almakta, bu eğitim tertip edildikleri birliklerinde de devam etmektedir. 10-13 Temmuz
günlerini kapsayan devrede, Jandarma Komando Taburunun 1. Bölüğü 32 saat görev, 59 saat dinlenme; 2. Bölüğü ise 27 saat görev, 64 saat dinlenme yapmıştır. Bu şartlarda, bir komando terörist saldırısı saat 14.18‘de başlamış birliğinin çok yorgun olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Asker, gerektiği takdirde 40 Kg. yükle de yürüyebilir. Bu bir eziyet değil, yapacağı görevin gereğidir. Bu olayda, mevsim yaz olduğundan barınma malzemesi azdır ve sırt çantaları 23-25 Kg. arasındadır. Profesyonelleşme
kapsamında, sadece komado tugaylarının hedef alındığı ve bunun tamamlandığı müteaddit defalar kamuoyuna açıklanmıştır. Bazı gazetelerde "Hiçbir şey yapılmadı" şeklindeki köşe yazıları hayretle karşılanmaktadır. Ancak, komando tugayları dışında, hem Kara Kuvvetleri Komutanlığında hem de Jandarma Genel Komutanlığında bazı komando birlikleri vardır. Bu birliklerde, komando eğitimi almış erbaş ve erler görev yapmaya devam etmektedirler. 1. Jandarma Komando Taburu da bunlardan birisidir. Çatışma sırasında
etkisiz hale getirildiği görülen 5 terörist, arazide bulunamamıştır. Yoğun duman perdesi gerisinde çekilen teröristlerin, bu cesetleri de götürdükleri veya bir yere gizledikleri değerlendirilmektedir. Çatışma bölgesinin kontrole alınmayarak, basının girmesine fırsat verilmesi bir hata olmuştur. Bu tip olaylar hakkında yorum yapan kişilerin askeri taktik ve teknikler hakkında fikir beyan ederken, çatışma ortamı gerçeklerini dikkate alarak hassasiyet göstermeleri gerekir. Türk Silahlı Kuvvetleri, mevcut
yasalar çerçevesinde, teröre karşı yürütülen mücadelede kendisine verilecek görevleri ne pahasına olursa olsun, artan bir kararlılık ve inançla yerine getirecektir."
Kaynak: İHA
yolunun bölücü terör örgütü mensuplarınca kesilerek ikisi asker, üç şahsın kaçırılması üzerine 7. Kolordu Komutanlığınca, bölgedeki Kara Kuvvetleri ve Jandarma birliklerini kapsayan bir plan hazırlanarak 10-11 Temmuz gecesinden itibaren arazide tertiplenildiği ve kaçırılan şahısların aranmasına başlandığı bildirildi. Bu faaliyet devam ederken 12 Temmuz günü saat 19.30 civarında, Hazro Jandarma Karakol Komutanlığına teröristlerce silahlı saldırıda bulunulduğu ve bu saldırıda üç askeri personelin yaralandığı
kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bu olay üzerine, 7. Kolordu Komutanlığınca uygulanan plan genişletilmiş ve Diyarbakır Vali Vekilinin yazılı onayı alınarak bir kısım birlikler Hazro kuzey doğusuna kaydırılmıştır. Bu kapsamda, 10/11 Temmuz gecesinden itibaren Hazro bölgesinde belirli sürelerle görevlendirilmiş olan 1. Jandarma Komando Taburuna (1‘inci ve 2‘nci Komando Bölükleri ile) yeni görev bölgesine intikal emri verilmiştir. 51. Jandarma Komando Taburu, 13/14 Temmuz gecesi saat 21.00‘den itibaren emniyetli bir bölgeye kadar araçla
götürülmüş, müteakiben 5,5-6 km. mesafedeki görev bölgesine yaya olarak intikale başlamıştır. Yaya intikalde, karşılaşılan güçlükler nedeniyle gecikme olmuş ve daha yakın bir bölgede "geçici üs bölgesi" tesis edilerek tertiplenilmiştir. Teröristler arasında geçen ve basına da yansıyan telsiz görüşmesi alınır alınmaz ilk ikaz mesajı, 1‘. Jandarma Komando Taburu dahil tüm birliklere iletilmiş, konuşmada geçen yer isimlerinin çözümlenmesini müteakip saat 13.30‘da 1. Jandarma Komando Taburu tekrar
bilgilendirilmiştir. Geçici üs bölgesine terörist saldırısı saat 14.18‘de başlamış, birkaç dakika sonra atılan el bombaları kuru otların tutuşmasına neden olmuş ve yangın rüzgarın da etkisiyle mevzilerimizi kapsayacak şekilde süratle yayılmıştır. Silah atışları ve el bombaları nedeniyle şehit olan personelin süratle yanan bölge dışına çıkarılması sağlanmıştır. Çatışma haberi, yaşanan yoğunluk nedeniyle ancak saat 14.39‘da üst karargaha bildirilebilmiş ve silahlı helikopter istenmiştir. Helikopter birliği,
talebin ulaşması üzerine süratle pilotları çatışma hakkında bilgilendirmiş, helikopterin uçuş öncesi yapılması zorunlu olan son kontrolleri kısa sürede tamamlanarak saat 15.21‘de Diyarbakır‘dan kalkışları ve saat 15.45‘te çatışma bölgesi üzerinde olmaları sağlanmıştır. Talebin alınması ile helikopterlerin çatışma bölgesinde bulunması arasındaki sürenin uygulama standartlarına uygun olduğu tespit edilmiştir. Çatışma bölgesinde genişleyen yangın ve 1. Jandarma Komando Taburu personelinin etkili karşı koyması
sonucunda teröristler, saat 15.30 civarında teması kesmişlerdir. Silahlı helikopterler bölgeye ulaştıklarında, yoğun duman nedeniyle teröristleri tespit edememiş, ancak muhtemel kaçış istikametleri ateş altına alınmıştır. Takviye Jandarma Özel Harekat Timleri, bölgedeki yangın nedeniyle çevrede tertiplenmiş, öncelikle şehit ve yaralıların havadan tahliyesi sağlanmıştır. Çatışmanın bildirilmesiyle birlikte, plan gereği yakın bölgelerde ve arazide bulunan Jandarma Özel Harekat, Jandarma Asayiş ve Özel
Kuvvetler Birlikleri, gün içerisinde kaydırılarak bölge çember içerisine alınmış ve insansız hava aracı ile bölgenin kontrolüne başlanmıştır."
Yapılan soruşturma sonucunda 1. Jandarma Komando Tabur personelinin görevlerini, verilen emirler çerçevesinde üstün bir cesaret, gayret ve fedakarlıkla yerine getirdiklerinin tespit edildiği bildirilen açıklamada bununla beraber, geçici üs bölgesi olarak tertiplenilen arazi kesiminin coğrafi yapısı ve bitki örtüsü bakımından askeri taktik prensiplerine uygun olup olmadığı, bölgedeki tertiplenmenin, mevzilenmenin ve dağılmanın taktik prensiplere göre yapılıp yapılmadığı, yeterli yakın emniyet, gözetleme
ve ikaz tedbirlerinin alınıp alınmadığı, terörist ikazının alınmasından sonra, alınan ilave tedbirlerin yeterli olup olmadığı, helikopterlerin zamanında hazır olup olmadığı, insansız hava araçlarının zamanında bölgeye ulaşıp ulaşmadığı gibi konularda tereddütler oluştuğu, bu konuların açıklığa kavuşturulması amacıyla konunun yargıya intikal ettirildiği bildirildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Medyada yer alan iddialarla ilgili olarak, çatışma sırasında uçak kullanılmamıştır. Birliğin dönüş hazırlığı yaparken pusuya düşürülmesi söz konusu değildir. 1. Jandarma Komando Taburu "Geri emniyet birliği" değildir. Tam aksine, teröristi aramak, bulmak ve etkisiz hale getirmek üzere eğitilmiş ve teçhiz edilmiştir. Verilen görev doğrudur. Komando erleri, özel eğitim merkezlerinde 10 hafta süreyle yoğun bir eğitim almakta, bu eğitim tertip edildikleri birliklerinde de devam etmektedir. 10-13 Temmuz
günlerini kapsayan devrede, Jandarma Komando Taburunun 1. Bölüğü 32 saat görev, 59 saat dinlenme; 2. Bölüğü ise 27 saat görev, 64 saat dinlenme yapmıştır. Bu şartlarda, bir komando terörist saldırısı saat 14.18‘de başlamış birliğinin çok yorgun olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Asker, gerektiği takdirde 40 Kg. yükle de yürüyebilir. Bu bir eziyet değil, yapacağı görevin gereğidir. Bu olayda, mevsim yaz olduğundan barınma malzemesi azdır ve sırt çantaları 23-25 Kg. arasındadır. Profesyonelleşme
kapsamında, sadece komado tugaylarının hedef alındığı ve bunun tamamlandığı müteaddit defalar kamuoyuna açıklanmıştır. Bazı gazetelerde "Hiçbir şey yapılmadı" şeklindeki köşe yazıları hayretle karşılanmaktadır. Ancak, komando tugayları dışında, hem Kara Kuvvetleri Komutanlığında hem de Jandarma Genel Komutanlığında bazı komando birlikleri vardır. Bu birliklerde, komando eğitimi almış erbaş ve erler görev yapmaya devam etmektedirler. 1. Jandarma Komando Taburu da bunlardan birisidir. Çatışma sırasında
etkisiz hale getirildiği görülen 5 terörist, arazide bulunamamıştır. Yoğun duman perdesi gerisinde çekilen teröristlerin, bu cesetleri de götürdükleri veya bir yere gizledikleri değerlendirilmektedir. Çatışma bölgesinin kontrole alınmayarak, basının girmesine fırsat verilmesi bir hata olmuştur. Bu tip olaylar hakkında yorum yapan kişilerin askeri taktik ve teknikler hakkında fikir beyan ederken, çatışma ortamı gerçeklerini dikkate alarak hassasiyet göstermeleri gerekir. Türk Silahlı Kuvvetleri, mevcut
yasalar çerçevesinde, teröre karşı yürütülen mücadelede kendisine verilecek görevleri ne pahasına olursa olsun, artan bir kararlılık ve inançla yerine getirecektir."
