Babacan, Cari Açıkla İlgili Soruları Cevaplandırdı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, cari açıkla ilgili konuda Orta Vadeli Program‘ın beklenmesi gerektiğini belirterek, Orta Vadeli Program‘da hem makro hem mikro perspektiften gelecek dönemde yapılacak işlerin, atılacak adımların hepsinin yer alacağını, ancak bunun hazırlığının birkaç ay süreceğini söyledi.
Bakan Babacan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve yönetim kurulu üyelerini Başbakanlık Merkez Bina‘daki makamında kabul etti. Kabulde gazetecilerin cari açıkla ilgili sorularını cevaplandıran Babacan, bu konuda Orta Vadeli Program‘ın beklenmesi gerektiğini belirterek, Orta Vadeli Program‘da hem makro hem mikro perspektiften gelecek dönemde yapılacak işlerin, atılacak adımların hepsinin yer alacağını, ancak bunun hazırlığının da birkaç ay süreceğini söyledi. Orta
Vadeli Program bir bütün olarak açıklanmadıktan sonra ve bir bütün şeklinde ortaya konmadıktan sonra bu arada olabilecek gelişmelerin bir anlam ifade etmeyeceğini belirten Babacan, ‘‘Bu dönemde resmi hükümet politikası ne ise ona dikkat etmek lazım. Hükümetimizin bir bütün olarak resmileşmiş politikalarını dikkate almak lazım. Çünkü izleyeceğimiz çizgi, bizim bir bütün olarak Ekonomi Koordinasyon Kurulu‘nda nihai şeklini vereceğimiz çizgi olacaktır" diye konuştu.
Koordinasyon Kurulu‘nda alınacak kararların hükümet kararları olarak açıklanacağını söyleyen Babacan, sivil toplum kuruluşları ile de görüş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti. Yapısal sorunların çözümünün yine yapısal reformlarla mümkün olabileceğini belirten Babacan, "Türkiye bir süre daha cari açıkla beraber yaşayacaktır. Bu cari açık sorununun çözümüne daha çok cari açığın makul, sürdürülebilir seviyelerde devam etmesi ve sağlıklı bir şekilde finanse edilmesi açısından bakmak lazım. Yoksa cari açığı
sıfıra indireceğiz, cari fazla vereceğiz gibi hayali hedefler kendimize koymamamız, gerçekçi hedeflerle hareket etmemiz lazım‘" dedi.
Yunanistan‘daki krizle ilgili soruları da cevaplandıran Babacan, son gelişmelerle ilgili Türkiye‘de kısa vadeli tedbirler almayı düşünüp düşünmediklerine ilişkin soruya ise, ilgili kurumlara her türlü kötü senaryoya hazır olmaları talimatı verdiklerini söyledi. İlgili kurumların kötü senaryolar karşısında hazırlıklarını yaptıklarını belirten Babacan, "Tabii hemen yanı başımızda güçlü bir deprem olursa bu depremden Türkiye‘nin etkilenmemesi diye bir şey söz konusu olmaz. Nasıl uzaktaki bir depremi az da
olsa hissederiz, depremin artçıları olur, tsunami gelir arkasından. Dolayısıyla Avrupa‘da olabilecek ciddi bir sarsıntı, Türkiye‘de de hissedilir. Ama önemli olan bunun bir yıkıma sebep olmaması, Türkiye ekonomisinin belki hafif sarsılıp, yine ayakta dimdik durabilmesidir. Dolayısıyla kurumlara gerekli talimat zamanında verilmiştir. Dün akşam itibariyle Avrupa ile ilgili tüm risk göstergeleri rekor seviyeye yükseldi. Dolayısıyla tatsız bir durum, ters bir durum olduğunda bu kimse için sürpriz olmamalı" diye
konuştu.
Kaynak: İHA
Vadeli Program bir bütün olarak açıklanmadıktan sonra ve bir bütün şeklinde ortaya konmadıktan sonra bu arada olabilecek gelişmelerin bir anlam ifade etmeyeceğini belirten Babacan, ‘‘Bu dönemde resmi hükümet politikası ne ise ona dikkat etmek lazım. Hükümetimizin bir bütün olarak resmileşmiş politikalarını dikkate almak lazım. Çünkü izleyeceğimiz çizgi, bizim bir bütün olarak Ekonomi Koordinasyon Kurulu‘nda nihai şeklini vereceğimiz çizgi olacaktır" diye konuştu.
Koordinasyon Kurulu‘nda alınacak kararların hükümet kararları olarak açıklanacağını söyleyen Babacan, sivil toplum kuruluşları ile de görüş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti. Yapısal sorunların çözümünün yine yapısal reformlarla mümkün olabileceğini belirten Babacan, "Türkiye bir süre daha cari açıkla beraber yaşayacaktır. Bu cari açık sorununun çözümüne daha çok cari açığın makul, sürdürülebilir seviyelerde devam etmesi ve sağlıklı bir şekilde finanse edilmesi açısından bakmak lazım. Yoksa cari açığı
sıfıra indireceğiz, cari fazla vereceğiz gibi hayali hedefler kendimize koymamamız, gerçekçi hedeflerle hareket etmemiz lazım‘" dedi.
Yunanistan‘daki krizle ilgili soruları da cevaplandıran Babacan, son gelişmelerle ilgili Türkiye‘de kısa vadeli tedbirler almayı düşünüp düşünmediklerine ilişkin soruya ise, ilgili kurumlara her türlü kötü senaryoya hazır olmaları talimatı verdiklerini söyledi. İlgili kurumların kötü senaryolar karşısında hazırlıklarını yaptıklarını belirten Babacan, "Tabii hemen yanı başımızda güçlü bir deprem olursa bu depremden Türkiye‘nin etkilenmemesi diye bir şey söz konusu olmaz. Nasıl uzaktaki bir depremi az da
olsa hissederiz, depremin artçıları olur, tsunami gelir arkasından. Dolayısıyla Avrupa‘da olabilecek ciddi bir sarsıntı, Türkiye‘de de hissedilir. Ama önemli olan bunun bir yıkıma sebep olmaması, Türkiye ekonomisinin belki hafif sarsılıp, yine ayakta dimdik durabilmesidir. Dolayısıyla kurumlara gerekli talimat zamanında verilmiştir. Dün akşam itibariyle Avrupa ile ilgili tüm risk göstergeleri rekor seviyeye yükseldi. Dolayısıyla tatsız bir durum, ters bir durum olduğunda bu kimse için sürpriz olmamalı" diye
konuştu.
