Chp Milletvekili Adayı Şafak Pavey İstanbul‘da

Uzun yıllar gazetecilik yapan ve 1996 yılında geçirdiği trafik kazası ile bir anda hayatı değişen Şafak Pavey, CHP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı gösterilmesinin ardından ilk kez yurda geldi.

Türk Hava Yolları‘nın (THY) tarifeli bir uçağı ile Cenevre‘den Atatürk Havalimanı‘na gelen Pavey, partililer tarafından çiçeklerle karşılandı. Dış Hatlar Terminali‘nde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Pavey, adaylığını annesinden öğrendiğini belirterek, "Akşam da Genel Başkan Yardımcımız Gürsel Tekin Bey aradı. Bu konuda beni bilgilendirdi. Böylece öğrenmiş oldum. Benim için bu adaylık çok sürpriz oldu. Aynı zamanda da bir teveccüh olduğunu düşünüyorum. Bunu takdir edenlere de çok teşekkür

ediyorum. Benim herhangi bir adaylık başvurum olmadı. Benim için çok sürpriz oldu. Bana bir anlamda teklif edilmiş oldu adaylığım. Daha önceki bir röportajımda, siyasete ileriki dönemlerde girmek istediğimi söylemiştim. Ben aslında siyasete girmekten daha çok, ülkeme döndüğüm için çok mutluyum. 15 senedir yurt dışındaydım. Kaza olalı da 15 sene oluyor. Böyle bir adaylığa uygun görülerek, ülkeme döndüğüm için de daha çok mutluyum. Her şeyden önce 15 senedir yaşadığım tecrübelerimi ülkeme yansıtmak, ülkemin

de faydalanmasını istiyorum. Ben siyasetten çok aktif vatandaşlık yapmaya geldim" dedi.

Konuşmalarında gençlerle ilgili çok fazla konuştuğunu ancak, siyaset esnasında sadece gençlerle ilgili sorunlara değinmeyip, herkesin sorunları ile ilgilenmeye çalışacağını ifade eden Pavey, "Mesela yaşlıların konularıyla, onların sıkıntılarına çare aramaya özen göstereceğim. 1 milyon 700 bin gencimiz var, bunlar bizim için çok önemli. Sınavlarda sıkıntıya düşen öğrencilerimizin sorunları benim sorunlarımdır. Ama aynı zamanda benden olmayanı korumak için buraya geldim. Biraz insan hakları konusunda örnek

olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu teklifte, en çok ilgimi çeken konu ise yeni anayasamız üzerinde çalışmaktır. Bizden sonraki gelecek nesillere, kalacak olan bir çalışma yürütmek istiyorum. Dünyadan çok önemli örneklerin olduğu, global bir çalışma olarak düşünüyorum yapacaklarımı. Ülkemizin yerini de bu çalışmalarımla, tespit ettirmek istiyorum. ‘İnsan hakları, dış ilişkiler, İran, Afganistan, İran, Yemen, Suriye, Tunus gibi olaylardan sen mi sorumlusun‘ diyenler oldu. Hayır değilim. Ancak bu ülkelerde

çok çalıştım. Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile ilgili ilişkilerimizde, nasıl politikalar ve stratejiler belirlememiz gerektiği önemlidir. Şuan insan hakları konusunda, acaba biz mi onlardan öğrenme durumuna düştük diye düşünüyorum. Halbuki çok kolay örnek olabilirdik. Basınımızı sansürleyerek mi Orta Doğu‘ya örnek olacağız. Medya demek, demokrasi demek, özgürlük demektir. Eğer medya susturulursa, insanlar doğru bilgiye ulaşıp nasıl çözümleme yapabileceklerdir. Bunlarla çok ilgileniyorum. Bunlar benim ana

konularım olacaktır" diye konuştu.

Bir basın mensubu tarafından, siyasete girme kararının, daha önce görev yaptığı Birleşmiş Milletler‘de (BM) nasıl karşılandığının ve neden siyasete girmeyi tercih ettiğinin sorulması üzerine Pavey, "Aslında bir çok Türk gencinin çalışmak istediği bir noktadaydım. Benden sonra artık bayrağı almalarını çok temenni ederim. Çok çalışarak, hakikaten büyük bir çabayla geldim. Kimsenin kızı olduğum için veya kimsenin torunu olduğum için gelmedim. Dişimle, tırnağımla ve çok inanarak çok gönül verdiğim bir

meslekti. Dünyanın ilk Engelli Hakları ve İnsan Hakları Sekretaryası‘nın başkanlığı bana verilmişti. Kolay değil takdir ederseniz. Ülkemden daha öne geçen bir şey de görmedim. Bir genç seyyah olarak her yeri gezdim. İnsan hakları ve insanlar için çalıştım. Ancak onu kendi ülkenize, vatanınıza getiremiyorsanız, bir noktadan sonra anlamsızlaşıyor. Benim ülkemden başkasını gözüm görmedi" şeklinde konuştu.

Listelerdeki engelli ve kadın kontenjanlarıyla ilgili de konuşan Pavey, bir gün kontenjanlara gerek kalmayan bir sistem olmasını istediğini ifade ederek, "İlkokuldan itibaren engellilerimiz nerde okuyor bunu ilk önce keşfetmemiz gerek. Evlere entegre etmeden, izole bir biçimde eğitim vermeye çalışacağımıza okullarımızı nasıl erişebilir yapabiliriz, engelli ve engelsiz çocuklarımız, farklı renkli çocuklarımız hep beraber nasıl okuyabilir. Böylelikle haklar öğrenilebiliyor" açıklamasında bulundu. CHP‘nin

de kadın adaylara yeterli yer verilmediği konusunda eleştiri aldığının hatırlatılması üzerine ise Payev, "Benim partimde bir değişme olmasaydı, böyle bir görevi bırakıp gelmezdim. Bu değişime çok inandığım için geldim. Kadın hakları çok fazla yüreğimin ortasında bir konu, mecliste de sayı artacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla bende pozitif değişime inanıyorum. Bunun için geldim" dedi.

Engellilerin TBMM‘de temsil edilme sayısının yeterli olup olmadığını sorulmasına ise, engellilerin nüfusun yüzde kaçını temsil ettiğine bakmanın önemli olduğunu ifade eden Pavey, "Kayıtlı olduğu gibi kayıtlı olmayan engellilerimiz var. Kapıların arkasında aileleri utandığı için dışarı çıkmayan engellilerimiz var. Ben size sorayım sizce yeter mi? Bütün özellikleriyle işitme engelli bir vekilimizi görmekte bizi mutlu eder. Bu kadar ayrımcılığa gerek yok. Eminim bunlar pozitif adımlardır. Yavaş yavaş daha

entegre ve toplumumuzun her kesimini temsil eden bir meclisimiz olacaktır. Umarım çok güzel işler yapacağız" şeklinde konuşmasını tamamladı.

Kaynak: İHA