2. Sosyal Güvenlik Sempozyumu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, "Emekli maaşlarında 2002‘den bu zamana kadar çok ciddi reel artışlar sağladık. Buna rağmen, Sosyal Güvenlik açıklarımız ciddi oranda azalmaya başladı" dedi.

vurgulayan Dinçer, "Daha önceden primle maaş arasındaki kopuk olan bağı kurduk. Artık, ne kadar prim ödeniyorsa, emeklilik maaşının o kadar olduğu veya ona uygun yapının oluşturulduğu bir zihni yapıya kavuşmaya başladı" ifadelerini kullandı.
Sosyal güvenlik sistemini 2 değişken yapı üzerine oturtmaya çalıştıklarını belirten Dinçer, "Türkiye‘de insanları kategorize eden farklı sınıflara bölerek, onlara farklı muamelelerde bulunan anlayışı terk ettik. Devlet memuru, işçi, esnaf, tarım çiftçisi gibi farklı farklı insanları kategorize eden bir insanın duygusal ve biyolojik yaşamından farklı sonuç doğurabilecek anlayışı bıraktık, artık her insanın eşit olduğu aynı yaşam kalitesine layık olduğu, fikrini öne çıkaran bir anlayışı ortaya koyduk.
Stratejik olarak çok doğru bir reformun yapıldığının altını çizmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Birçok alanda bürokrasiyi azaltacak yenilik getirdiklerini belirten Dinçer, Medula sistemini örnek verdi. Medula sistemiyle pek çok evrakı da kaldırdıklarını söyleyen Dinçer, her şeyi elektronik ortama taşıyarak vatandaşın işini kolaylaştırdıklarını ifade etti.
Dinçer, 2006‘da Sosyal Güvenlik Kurumu‘nun kendi gelirleriyle giderlerini karşılama oranının yüzde 42‘lere düştüğünü, bugün bu oranın yüzde 62-63‘lere çıktığını belirtti. Toplam gelirlerin giderleri karşılama oranının yüzde 70‘ler seviyesinde olduğunu belirten Dinçer, kayıt dışının azaltılması ciddi azalma söz konusu olduğunu ve 2002 yılında yüzde 52‘lerde olan kayıt dışılığın yüzde 41‘lerde düştüğünü ifade etti. Dinçer, "2009 ve 20120 yıllarında kayıt dışılıkla yaptığımız mücadelede tam 981 bin
insanımızı kayıt altına almaya muvaffak olduk. Özellikle sağlık harcamalarında ve emekli maaşlarında ciddi artışlar olmasına rağmen, sağlık harcamalarımız 37 milyara ulaştı. 15 milyara yakın ilaç harcaması yapıyoruz. Emekli maaşlarında 2002‘den bu zamana kadar çok ciddi reel artışlar sağladık. Buna rağmen, sosyal güvenlik açıklarımız ciddi oranda azalmaya başladı. 2010 yılında bütçede 32 milyar TL sosyal güvenlik açığı varken, aldığımız tedbirler sayesinde bu oran tarihinde ilk defa beklentilerin
üstünde değil altında gerçekleşti ve 26 milyar 700 milyon civarında açıkla yılı kapattı" ifadelerini kullandı.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Emin Zararsız da, sosyal güvenlik sisteminin insanı yaşlılık, maluliyet, hastalık, analık ve işsizlik gibi alanlarda korurken, toplumda istikrarın, gelirin ve harcamanın korunması için de araç olarak hizmet ettiğini kaydederek, "Bu özelliğinden ötürü sosyal güvenlik toplumsal dengeleyici olarak işlev görmektedir. Sosyal politikanın en önemli aracı olan sosyal güvenlik sisteminin bu işlevi, günümüz dünyasının ortaya çıkardığı yeni risklere karşı toplumu koruma sağlayabilmek
için genişlemeye devam etmektedir" dedi.
Sosyal Güvenlik Kurumu‘nun gelir gider dengesine dikkat çeken Zararsız, "2010 yılının ilk 3 ayı ile 2011 yılının ilk 3 ayı kıyaslandığında gelir gider dengesinde yüzde 7,99‘luk bir iyileşme yaşandığı görülmektedir. 2010 yılının ilk 3 ayında 7 milyon 350 bin açık veren denge, 2011 yılının aynı döneminde 6 milyon 763 bin açık ile kapatmayı başarmıştır" diye konuştu.
Uluslararası Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sekreteri Hans Hörst Konkolevski, sosyal güvenlik alanındaki dünyada bir stratejik vizyon oluştuğundan bahsetti.
Azerbaycan Bakanlar Kurulu Üyesi Selim Müslümov ise Azerbaycan‘daki Sosyal Güvenlik uygulamaları hakkında bilgi verdi. Konuşmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer‘e plaket verildi.
