Kadın Dayanışma Derneğinden Kadınlar Günü Açıklaması
8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle Bartın Kadınlar Dayanışma Derneği tarafından basın açıklaması yapıldı.
Kadınlar Dayanışma Derneği‘nde düzenlenen basın açıklamasına Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çetin, Kadınlar Dayanışma Derneği Başkanı Nurhayat Sütlü, Dernek üyeleri Nilgün Saban, Suzan Saraçoğlu ve Nurhan Özbay katıldı. Kadınlar Dayanışma Derneği Başkanı Nurhayat Sütlü, şiddet gören kadınlar konusunda talepleri olduğunu belirtti. Sütlü, "New York‘ta dokuma işçilerinin fabrikaya kapatılıp yakılmasının üstünden 100 yıldan fazla zaman geçti. Bu süre içinde kadının aile içindeki sorumlulukları ve erkeğe göre ikincil konumlarında değişiklik olmadı. Erkekler egemenliklerine karşı çıkan kadınları çeşitli şekillerde susturmaya çalıştılar. Yıllarca ‘Kol kırılır, yen içinde kalır‘ anlayışı ile ev içinde yaşanan şiddet görmezden gelindi. Kadın hareketinin çabalarıyla görülür hale getirilen şiddet magazin basını ve televizyon programlarında çerez gibi kullanılır oldu, içi boşaltılmaya çalışıldı. Ancak tüm çabalara rağmen şiddet tüm çabalara karşı şiddet durmadı ve artık görmezden gelinemez hale geldi. Kendisine biçilen cinsiyet rollerine karşı çıkan kadınlar birlikte yaşadıkları kişiler tarafından çeşitli adlar altında katledilmeye başlandı. Onları koruması gerekenler yeterli duyarlılığı göstermedi. Öldüren eşler haksız tahrik indiriminden yararlandırıldı. Az bir cezayla kurtuldular. 2002‘de kayıtlara 66 olarak geçen kadın cinayeti sayısı her geçen yıl artarak 2007‘de bin 11 oldu. Mahkemeler, karakollar, yasaların koruyamadığı için öldürülen kadınların ortak özelliği şiddet gördüğü eşlerinden yada sevgililerinden ayrılmak istemeleri yada ayrılmış olmaları, öldürenlerin ortak özelliği ise sadece erkek olmaları. Hayatlarındaki kadınları katleden erkeklere uygulanan haksız tahrik indirimi, nüfus dikkate alındığında 5 bin civarında olması gereken sığınma evinin sayısının 50‘yi bulmaması ve çıkarılan koruma amaçlı yasaların neredeyse hiç uygulanamaması bu tablonun başlıca sorumluları. Yine 2010‘un ilk 7 ayında 478 kadın tecavüze uğrarken, 722 kadın taciz edildi. Aile içi şiddet kapsamında 6 bin 423 kadın şiddete maruz kalarak hastanelik oldu. Türkiye İstatistik Kurumu‘nun rakamlarına göre tecavüz ve taciz gibi cinsel saldırı suçlarında son 5 yılda yüzde 30 artış yaşandı. 2005 - 2010 yılları arasında, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıdan mağdur oldu. Söylendiği gibi kadına yönelik saldırılar kadının giyiminden, duruşundan bağımsızdır. Tecavüz cinsel içerikli şiddettir. Temelinde kadına değer verilmemesi, birey olarak görülmemesi vardır. Mağdur kadınların yüzde 40‘ının korktukları için şikayetçi olmadıkları tahmin ediliyor. Bu açıdan istatistikler gerçek rakamların sadece yarısını ortaya koyabiliyor. İlimizde bu tablonun dışında değil, şiddet yoğun olarak yaşanıyor. Kadın Dayanışma Merkezi‘ne başvuran kadın sayısı her gün artıyor. Geçici barındırmalarla kadınlar için geçici çözümler bulunmaya çalışılıyor. Amasra‘da, Ulus‘ta olan olaylar gözümüzün önünde gerçekleşti ve hiçbir şey yapamadık. Artık izleyici olmak istemiyoruz. Kadın Dayanışma Merkezi‘ni açarken hedeflediğimiz Sığınma Evi‘nin bir an önce ilimizde açılmasını talep ediyoruz. Daha vahim gelişmeler yaşamadan bu duruma dur diyelim ve bir an önce şiddet mağduru kadınlar için bir sığınma evi açma girişimlerine başlayalım" dedi.
Kadınlar Dayanışma Derneği Başkanı Nurhayat Sütlü, "Cinayet davalarında haksız tahrik indirimi uygulanmasın. Şiddet gören, tehdit edilen kadınlar karakol, adliye, jandarma kapılarında ‘Aile meselesi‘ denilerek geri gönderilmesin. Tüm yasal haklarını kullanmaları sağlansın. Bugün 38 olan Sığınma Evleri‘nin sayısı kısa sürede her 7 bin 500 kişilik nüfusa bir sığınma evi düşecek sayıya getirilsin. İlimizde en kısa sürede bir sığınma evi açılsın. Can güvenliği nedeni ile kent değiştirmek gerekiyorsa kadınların yeni bir kentte yeni bir kimlikle barınma ve geçinme sorunlarının çözülmesi, çocuklarının eğitime devam etmesinin sağlanması için tanık koruma programında olduğu gibi şiddete karşı kadın koruma programları oluşturulsun" dedi.
Kaynak: İHA
Kadınlar Dayanışma Derneği Başkanı Nurhayat Sütlü, "Cinayet davalarında haksız tahrik indirimi uygulanmasın. Şiddet gören, tehdit edilen kadınlar karakol, adliye, jandarma kapılarında ‘Aile meselesi‘ denilerek geri gönderilmesin. Tüm yasal haklarını kullanmaları sağlansın. Bugün 38 olan Sığınma Evleri‘nin sayısı kısa sürede her 7 bin 500 kişilik nüfusa bir sığınma evi düşecek sayıya getirilsin. İlimizde en kısa sürede bir sığınma evi açılsın. Can güvenliği nedeni ile kent değiştirmek gerekiyorsa kadınların yeni bir kentte yeni bir kimlikle barınma ve geçinme sorunlarının çözülmesi, çocuklarının eğitime devam etmesinin sağlanması için tanık koruma programında olduğu gibi şiddete karşı kadın koruma programları oluşturulsun" dedi.
